hırsı ile cümle
hırsı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kendisi de hırsızlığa teşebbüs eder.De blev også anklaget for tyveri.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Der fulgte adskillige mindre træfninger.
1899 yılında hırsızlıktan hapse atılır.Murværket blev omsat i 1899.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Om det er noen mord jeg angrer idag?
Parker bir hırsızdır.McParland var angrepsspiller.
Bilgisayar hırsızlık yapmak için kullanılamaz.Datamaskiner er forbudt for å forhindre juks.
Annesi ve babası sirk işletirler, ancak hırsızlık suçuyla hapsedilirler.Foreldrene hennes jobbet i sirkus, men moren forlot henne og faren hennes kom i fengsel for tyveri.
Hırsızlar ise bankadan £ 1.5m nakit para ile kaçtılar.Gjerningsmennene kom seg unna med 57,4 millioner kroner i ransutbytte.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.I det alle sammen ankommer herskapshuset, prøver tyvene å stikke av.
Oğru, hırsız.«Heleren og stjeleren».
Kırmızı renk, oyuncuların ateşli hırsını, siyah renk ise rakiplerin korkusunu göstermek için seçilmiştir.Rødt fordi det er djevelens farge (ergo kallenavnet 'Diavolo'), og svart for å skremme motstanderne.
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Proudhon trodde han hadde brennemerket eiendom ved å kalle det tyveri.
O hırsız değildi.Han var ikke våpenfør.
Tek planladıkları portakal hırsızlığıdır.Eneste landfugl er gråspurv, som er introdusert.
Carceri hırsızlar, dolandırcılar, arkadan bıcaklayanlarla doludur.Puppene henger fritt, bare festet med kroker i bakenden.
Üç gün sonra Temuçin ve Bughurçi hırsızlara ve çalıntı atlardan oluşan sürülere yetişti.I ca. 1 ½ år levde Kid av pengespill og tyveri av hester og kveg.
Forbes bu hırsızlığı haberleştirmiştir .Løberg innrømmet forfalskningen.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.De setter en felle for å fange skurken.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.I 1956 ble Thompson arrestert for ran.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.Tidligere sympatiserte folkelige fortellinger med røveren.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Mereka bertekad menangkap perampok itu.
Deşirici, hırsız.Théodule, rätoroman.
Hırsızlık yapmamak.Jangan mencuri.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Tahun 1965, Tommy Williams (Gil Bellows) ditahan dengan tuduhan perampokan.
Ayrıca mükemmel bir hırsız ve kapkaççıdır.Dia juga pencuri dan copet yang hebat.
Sizi hırsızlar!Kalian orang-orang bangkrut.
Mülkiyet hırsızlıktır!Kepemilikan adalah suatu pelanggaran.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Penjarahan adalah salah satu bagian dari pencurian.
Hirsi Ali, sonradan Teslimiyet adlı filmin yapımında görev aldı.Bersama Hirsi Ali, dia membuat sebuah film kontroversial, Submission.
Parker bir hırsızdır.Stalin adalah seorang pembunuh.
Polis mağazaya ulaştığında hırsızlar kaçmıştı.Perampok sekitar melarikan diri saat polisi tiba.
Hırsızlık, zina ve birbirlerini kandırma."Moh Maling: tidak mau mencuri, korupsi, merampok dan sejenisnya.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Berita pencurian dan perampokan pun tak terdengar lagi.
Bisiklet hırsızlığı nadir olarak gerçekleşiyor.Ojek sepeda jarang sekali ditemukan.
Cham Symdula:Güç kazanma hırsı olsa da kötü biri değildir.Boan An juga memiliki sifat yang keras, jika ia tidak maka tidak, jika mau maka mau.
Öyleyse hırsızım, öylemiyim?"Lihatlah, Aku datang seperti pencuri.
Küçük hırsız Harry Cording ...Pengusaha Bud Cort ...
Mişima ilk romanı Tōzoku'ya (Hırsızlar) 1946 yılında başlamış ve 1948'de yayınlamıştı.Novel perdana, Tōzoku (盗賊, "Thieves") juga ditulisnya pada tahun 1946.
Winters ayrıca Thief ve Cobbler'daki hırsız için ses verdi.Tole juga ikut mengusir pendudukan Belanda di Depok dan terlibat perang di Kalibata serta Bogor.
Hırsızlardan biri ölür.Sahabatnya terbunuh perampok.
Bu durum dolandırıcıların hırsızlıktan elde ettiği parayı aklamak istemesi de olabilir.Keadaan ini mencoret kemungkinan adanya pembajakan kapal oleh perompak.
Her tarafta ticarî işler dönmüş, hırsızlık ve yolsuzluk artmıştır.Suap, pencurian dan korupsi di mana-mana.
Erdal Bakkal'ın ticari hırsı zamanla artmıştır.Dalam sektor komersial, dukungan Vorbis makin meningkat.
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Probosutedjo, pemilik Mercu Buana.
Turing bu hırsızlığı polise bildirdi.Turing báo cáo sự vụ này đến đồn cảnh sát.
Ay Hırsızı.Băng trộm BN.
Sizi hırsızlar!Bọn cướp!".
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.Trong một thí nghiệm khác, các đối tượng tham gia nghe một câu chuyện kể về một vụ trộm.
Zamanla buralara hırsızlar dadanmış.Đất nước này có nhiều tên trộm thường xuyên đến đây.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Hầu hết là binh chủng kỹ thuật.
Başta bir hırsızdı.Ban đầu ông là một thương nhân.
Nathan Fillion - Hermes, Luke'un babası; hırsızlar tanrısı.Nathan Fillion trong vai Hermes, cha của Luke; thần của thông tin liên lạc, du lịch, trộm cắp.
Hırsızlık yapmamak.Ngươi không được ăn cắp.
Forbes bu hırsızlığı haberleştirmiştir .Frombald báo cáo lên về trường hợp này.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Vào năm 1965, một tù nhân trẻ tuổi có tên Tommy Williams vào nhà tù Shawshank vì tội Trộm cắp.
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Họ là Warrior (chiến binh), Thief (kẻ trộm) và Mage (pháp sư).
Bisiklet hırsızlığı nadir olarak gerçekleşiyor.Sự co thắt thanh quản hiếm khi xảy ra.
Bu rolü Şimşek Hırsızı'nda aynı rolü oynayan Pierce Brosnan'dan devralmıştır.Ông thay thế Pierce Brosnan, người từng thủ vai này trong phần trước The Lightning Thief.
Çılgın Hırsız film serisinin üçüncü filmi ve Çılgın Hırsız 2 (2013) 'in bir devamı.Anh đã diễn lại vai trò lần thứ hai cho phần tiếp theo của bộ phim Sex and the City 2 (2010).
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Có thể dẫn tới những vụ cướp.