hırsı ile cümle

hırsı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bilgisayar hırsızlık yapmak için kullanılamaz.Die Verwendung von Pappe sollte Diebstähle verhindern.
O büyük bir hırsın adamıydı.C'était un homme d'une grande ambition.
Onda yazarlıkta adını öne çıkarma hırsı var.Il a l'ambition de se faire un nom en tant qu'écrivain.
Hırsızı bir ağaca bağladılar.Ils ont attaché le voleur à un arbre.
Hırsız, silahını polise doğrulttu.Le voleur a braqué son arme à feu sur l'officier de police.
Betty çoktan hırsızlıktan hüküm giymişti.Betty a déjà été condamnée pour vol.
O hırsız değildi.Il n'était pas un voleur.
Peter kendine maske yapar ve hırsızın peşine düşer.Peter remet alors son habit de Spider-Man et poursuit le voleur.
Ancak bisiklet hırsızlığı oldukça yaygındır.La pratique du vélo est très répandue.
Bir hırsızdır.C'est un voleur.
Çünkü o profesyonel bir eski hırsız.C'est un ancien pilote professionnel.
Annesi ve babası sirk işletirler, ancak hırsızlık suçuyla hapsedilirler.Tom et ses hommes s'y rendent mais ils sont faits prisonniers.
Kişisel Acil Durumlar: hastalık, sakatlık, işsizlik, hırsızlık, taciz ya da ölüm gibi.Les catastrophes personnelles comme les maladies et blessures, le chômage, le vol, la harassement ou la mort.
Mişima ilk romanı Tōzoku'ya (Hırsızlar) 1946 yılında başlamış ve 1948'de yayınlamıştı.En 1946, il commence son premier roman Tōzoku (盗賊?) qu'il publie en 1948.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Ils s'allient pour capturer le bandit.
Katletmek ve hırsızlık hobileridir.Massacres et pillages.
Avcılar, ve Hırsızlar...Pour les guerriers, les voleurs et les combattantes.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Ce sont donc des monopoles technologiques.
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Elle se ressent des tâtonnements par lesquels elle a passé.
Bernie Rhodenbarr, roman yazarı Lawrence Block’ın Hırsız serisinin hayali kahramanıdır.Bernie Rhodenbarr est un personnage de fiction créé par l'écrivain Lawrence Block.
Fakat bu kaçamak evlerine hırsız girmesiyle son bulur.La situation se complique quand des cambrioleurs tentent de pénétrer dans leur maison.
Ay Hırsızı.Le Cambrioleur.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Ils y font du brigandage.
Hırsız ise orada da hırsızlık faaliyetlerine devam eder.Le troisième continue sa vie de rapine.
Parker bir hırsızdır.Bakura est un voleur et un pilleur.
1948 senesinde, Bisiklet Hırsızları filminde İtalyan görüntü yönetmeni Vittorio De Sica'nın asistanlığı yaptı.En 1948, il fait de la figuration et assiste le réalisateur Vittorio De Sica dans Le Voleur de bicyclette.
Kısacası onlar çok kötüdürler ve hırsızdırlar.Ils sont intelligents, espiègles et voleurs.
Charlie, hapishaneden yeni çıkmış eski bir hırsızdır.La victime était un ex-taulard tout juste sortie de prison.
Kırdığımız Oyuncaklar Ay Hırsızı ^Les frères qu'ils laissent doivent convertir les brigands qui infestaient la forêt de montagne.
En çok tanınan sözü "Mülkiyet Hırsızlıktır"'dır.Ce livre contient la citation célèbre « La propriété, c'est le vol ! ».
Hırsızın resmi yayınlandığında Bart ve Lisa "Bebek Bakıcısı Haydut"'un Bayan Botz olduğunu anlarlar.Une photo de la suspecte confirme les soupçons de Bart et Lisa : Mlle Botz est la baby-sitter démoniaque.
Tek planladıkları portakal hırsızlığıdır.Le seul artisan est le forgeron qui fabrique les armes.
Ancak artık hırsızlığı bırakmışlardır.Il a maintenant cessé ses activités.
Herkes mi Hırsız adlı oyunu yönetti.Il désigne un joueur effectuant une volée ou joueur spécialiste de la volée.
1932) 1859 - Billy The Kid, Amerikalı hırsız ve katil (ö.1941 - Billy the Kid le réfractaire (Billy the Kid).
Yani, önceden anahtarı da bulundurması gereken hırsız artık anahtarı ele geçirmesi şart değil.Ceci peut cependant conduire le père à ne plus avoir suffisamment de clés.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.L'homme qui s'était enfui le cambrioleur !
Hırsızların tanrısıdır.Les marchands de Dieu.
Hırsızlık yapmamak.Ne pas voler.
Küçük hırsız Harry Cording ...Article détaillé : Henry Cording.
Hırsız eve bu kapıdan girdi.El ladrón entró en la casa por esta puerta.
O bir hırsızdır.Es un ladrón.
Ben bir çocuğun süpermarkette hırsızlık yaptığını görsem, ben onu yöneticiye rapor ederim.Si viera a un chico robar en un supermercado, lo denunciaría al director.
Uyandığımda odamda bir hırsız vardı.Cuando me desperté, había un ladrón en mi habitación.
Hırsız kaçtı.El ladrón se esfumó.
Hırsız ortaya çıkacak.El bandido aparecerá.
Eve bir hırsız girdi.Entró un ladrón en la casa.
Bugün yalancı, yarın hırsız.Mentiroso hoy, ladrón mañana.
Evine bir hırsız girdi.Un ladrón entró en su casa.
Dün, eve bir hırsız girdi.Ayer entró un ladrón en casa.
Bazı hırsızlar dün gece evime girdi.Algunos ladrones entraron anoche en mi casa.
Ben bir hırsız değilim.No soy un ladrón.
Hırsızı korkutmak için bazı sözler bağırdı.Él gritó las palabras para asustar al ladrón.
Bir hırsız olduğumu düşünüyor musun?¿Piensas que soy un ladrón?
Çok düşündükten sonra, hırsız itiraf etmeye karar verdi.Tras mucho pensar, el ladrón decidió confesar.
Hırsız arabamı çaldı.El ladrón me robó el coche.
Bana hırsız mı diyorsun?¿Me estás llamando ladrón?
Hırsızlar ne yaptıklarını biliyordu.Los ladrones sabían lo que hacían.
Hırsızlar kimsenin dikkatini çekmeden binaya girmeyi başarmış.Los ladrones consiguieron entrar en el edificio sin llamar la atención de nadie.
Hırsız Susan's Plan (1998) ....El Ladrón Susan's Plan (1998) ....

İlgili Sayfalar