Ana içeriğe geç
Sözlük

hır ile cümle

hır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ne kadar hırslı.How ambitious.
Tıpkı bizim kadar hırslı.That's as ambitious as we are.
Cinayetleri cerrahi hırsızlıklarla süslü.Their crimes dress up as surgical strikes.
Ve çoğunluğun Hıristiyan dinine mensup olduğu ülkeler mavi olarak gösteriliyor.And Christian majority religions, we see in these countries. They are blue.
Sonuç olarak 1960'ta az bebek için Hıristiyan ve zengin olmanız gerekiyor.And indeed in 1960, you had to be a rich Christian to have few babies.
Bunun dışında sadece Hıristiyan ülkeler var.Otherwise it was only Christian countries.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.But there was also many Christian countries that had six to seven babies per woman.
Müslüman çoğunluklu bir ülke olan Senegal'le Hıristiyan çoğunluğa sahip Gana'yı karşılaştıralım.Let me compare Senegal, a Muslim dominated country, with a Christian dominated country, Ghana.
Hırsınızı tatmin ediyorsunuz ama bu çok güzel.Your ambition is satisfied, but it's very beautiful.
Son derece iddialı bir hırs budur, ama biz hedefliyoruz.Now that is an incredibly ambitious ambition, but that is what we are aiming to do.
Üstelik çocuk hırsızları... ...ve yabancılar korumam olmak istiyordu.And what was worse were adults who offered to become his guardian.
O hırsın nereye gitti?Where'd that attitude go?
Birden köpek tekrar hırıltı başladı.Suddenly the dog began growling again.
BÖLÜM V AT The Vicarage hırsızlık-CHAPTER V THE BURGLARY AT THE VlCARAGE
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.What I'm after ain't no invisibility,--it's burglary.
"Dur, hırsız!" Huxter diye bağırdı ve yola çıktık ondan sonra."Stop, thief!" cried Huxter, and set off after him.
Son derece vahşi ve hırslı bir hayvanı göstereceğim, çok güzel şekillendirilmiş.And there's something really wonderful about an animal that's acting very wild and passionate.
Hırsızlık sorgu düğümüdür, ve bütün diğerleri de bu durumda gizli değişkenlerdir.The burglary is the query node, and all the others are hidden variables in this case.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.I'll try to feel like a Christian.
Iyi ya da onlardan daha iyi olarak Hıristiyanlar, onların altında çok toz yalan ayaklar.Christians as good or better than they,-- are lying in the very dust under their feet.
Hırsız Ustası Hsiang?The Thief Master Hsiang?
Hünerli keşiş Wu Hua olmadığına göre, o zaman Hırsız ustası Hsiang olmalısın!Since you are not lngenious Monk Wu Hua, then you must be The Master Thief Hsiang!
Tüm hırsızlar serseridir!All stealers are vagabonds!
Iki kez evine benim ödeme hırsızları aradı.Twice burglars in my pay ransacked her house.
"John Kil, katil, hırsız, şut atan, ve sahtekâr."John Clay, the murderer, thief, smasher, and forger.
Koşun, herkes gelsin görsün! hırsızlar halkın toprağını çalıyorEveryone please come look at the thieves stealing people's land!
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.I went to this very proper Christian school taught by nuns, fathers, brothers, sisters.
Ama farkediyoruz ki bu savaş kan dökmek, güç hırsı yüzünden değildi seslerini duyurmak istediler.But we realize that this war wasn't about spilling blood and taking power; it was about being heard.
Hıristiyanlık'tan da bahsediyorum.I'm talking also about Christianity.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.But in fact, Christians, too ... glory in the fact that they have surrendered to God.
Bu kez rakibini hırpalanmış ve yaralı bir şekilde arkasında bırakan kumsal canavarı kazanıyorThis time the beach master wins leaving his rival battered and scarred
Bir hırsız olmak istemem. Ama beni zorlarsan başka yolu olmayacak.I don't want to be a thief but if you force me then there is no way.
Akıllı adamsın, neden hırsızlık yapıyorsun?You are quite smart, why rob?
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.The exciting thing is that I see students at my school with ambition grabbing at opportunity.
Bütün bu ölüler hırsızlar.All of these bodies are those of thieves.
Hırsızlar... hırsızlar mı?Thieves... thieves?
Şimdilerde ülkede çok hırsızımız var, ve burası doldu taştı.We've got so many thieves in our country now, and this place is getting crowded.
Mezarlardan korkarım, Ama hırsız mezarları daha korkunç!I'm scared of graves, but thieves' graves are scarier!
Niçin yakalanmış kafasız hırsızlardan korkuyorsun?Why are you scared of headless thieves who got caught?
O zaman, hırsız olmak hakkında ne düşünürsün?Then, what do you think about becoming a thief?
Hırsızların Şefine soruyorum.I'm asking the Chief of the Thieves.
Hırsızların bile örgüt seviyesi var.Even thieves have organized levels.
Bütün paralı askerleri Hanyang'da topladığınızı duydum. Şimdi de hırsızların peşindesin.I heard you have gathered all the mercenaries in Hanyang, and now you're going after the thieves.
Bir hırsızın açlığı kolayca giderilebilir.A theft due to hunger is easily atoned for.
Beni hırsızlar mezarlığına gömer misin?Will you bury me at the thieves' graveyard?
Demek sen hırsızsın?So you're a thief?
Gidebilirsiniz. <i>Öbür hırsızları ne yapacaksın?</i>Leave me. What will you do about the other thieves?
Ve varsa bile, o bir hırsız.And even if there were, he's a thief.
Hırsız olduğunu sanıyordum.I thought he was a thief.
Gece çalışmak zorunda olan hırsızlar için, sence de uygun değil mi?For thieves who have to work at night, don't you think it's appropriate?
Bak, Bay Hırsız.Look, Mr. Thief.
Hırsızların işlerine bulaşmak istemiyorum, Ve denizaşırı yolculuğa çıkıyorum.I don't want to mess with thieves' business, and I'm on my way overseas.
Hırsızlara ne olduğu kimi ilgilendirir?Who cares what happens to the thieves?
Seni hırsız!You thief!
Hırsızların toplantısının bu gece olduğu ihbarını aldık.We have a tip that a thieves' conference is happening tonight.
Demek sen bir hırsızsın?So you're a thief?
Machungool'e doğru hırsızları yakalamaya gideceğiz!We will head to Machungool to catch the thieves!
Hey, hırsızlar! Eğer ölmek istemiyorsanız, kaçın! Çeviri:Hey, you thieves!
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.To be eaten by cannibals, to be battered by storms, to starve to death before reaching land.
Ve gördüğü de elinde silahı olan bir hırsızdır.And what does he see but a burglar with a gun in his hand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod