Ana içeriğe geç
Sözlük

hı ile cümle

hı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Daha küçük yaparsanız daha hızlı döndürebilirsiniz.The smaller you make it, the more quickly you can turn.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.These images that show at one time, there was very fast flowing water on the surface of Mars.
Yüzlerce kilometreyi katedeceğiz, hızımız da saatte 724 km.We cover hundreds of miles, and we fly about 450 miles an hour.
Aşırı bir ısınma var. Sürtünme ısısı. Uçağın hızı saatte 29.000 km.A lot of heating, frictional heating.
Yani, eğimin değişim hızı, pozitif.And they want to know the maximum points.
Iki kez hırsızlar yağma onu ev.Twice burglars in my pay ransacked her house.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."My cabby drove fast.
Ben şimdiye kadar, daha hızlı sürdü ama sanmıyorum Başkaları bizden önce vardı.I don't think I ever drove faster, but the others were there before us.
Balkanlar, Hırvatistan, Sırbistan veyaJust take the Balkans. Croatia, Serbia
Sadece hızlı bir bakış.Just have a quick look.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.So typically, small mammals live fast, die young.
Bunlar aslında en yaygın bulunan, ve en hızlı yanıt veren fagositler.I'll do a little review of those right now. You have neutrophils.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Then he entered the parlour, and suddenly, swiftly, viciously, slammed the door in their faces.
Nefes için hıçkıra hıçkıra gibi "Hiçbir iyi," diye dedi."It's no good," he said, as if sobbing for breath.
Benim peşinde olduğum şey, hiçbir görünmezlik değildir - bu hırsızlık.What I'm after ain't no invisibility,--it's burglary.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.The others, following incontinently, were jammed for a moment in the corner by the doorway.
"Dur, hırsız!" Huxter diye bağırdı ve yola çıktık ondan sonra."Stop, thief!" cried Huxter, and set off after him.
BÖLÜM XII The Invisible Man HIS TEMPER kaybederCHAPTER XII THE INVlSIBLE MAN LOSES HlS TEMPER
Konuşma, hızlı ve bastırılmış oldu.The conversation was rapid and subdued.
MR-BÖLÜM XIII. MARVEL HIS ÇIKMA tartışıyor-CHAPTER Xill MR. MARVEL DlSCUSSES HlS RESlGNATlON
Mr. Marvel'ın yüzü umutsuzluk derinleşti ve onun hızını gevşedi.The despair of Mr. Marvel's face deepened, and his pace slackened.
Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.He spoke in fragments of Marvel, he smoked faster, his voice grew angry.
Ses hızının %1'inden %90'ına çıktık.We went from one percent to 90 percent of the speed of sound.
ARVler, yani HIV için gerekli olan ilaçlar hasta başına yıllık yaklaşık 12.000 dolar tutuyordu.Prices for ARVs, the drugs needed to treat HlV, cost about 12,000 [dollars] per patient per year.
34 milyon kişi HIV virüsü taşıyor.Thirty-four million are infected with HlV.
2010 yılında UNITAID, İlaç Patent Havuzu'nu HIV için kurdu.In 2010, UNlTAlD established the Medicines Patent Pool for HlV.
Günümüzde, bebek tavuklarda bu işlem çok hızlı yapılıyor, dakikada 15 kuş.Today, done with infant chicks, the procedure is carried out very quickly, about 15 birds a minute.
Pencere çiftlikleri, yazılıma benzer bir şekilde hızlı bir sürümleme süreci sayesinde gelişmekte.So window farms have been evolving through a rapid versioning process similar to software.
Derken, birkaç yılı hızla ileri saralım.So, fast forward a few years.
Ne kadar hızlı döndüğüne dair bir fikrimiz yok.And we don't have the tools yet to figure out how quickly it will rotate.
Son derece vahşi ve hırslı bir hayvanı göstereceğim, çok güzel şekillendirilmiş.And there's something really wonderful about an animal that's acting very wild and passionate.
Işık hızı 3 çarpı 10 üzeri 8 metre bölü saniyedir. -The speed of light is 3 times 10 to the eighth meters per second.
Bu sorudaki ışığın hızı nedir?What is the speed of the thing in question?
Yukarıda yazdığı gibi, ışık hızı 3 kere 10 üzeri 8 metre bölü saniyedir. -Well they tell us right here, the speed of light is 3 times 10 to the eighth meters per second.
Bir defasında bana dünyanın kaynaklarını ne kadar hızlı kullanmakta olduğumuz anlatılmıştı,And once it was sort of explained to me how fast we were using up the world's resources,
Şu hızlıca, hızlıca ve daha da hızlıca kullandığımız şeylerin hükmü altına girmiş durumdayız.We're really dominated now by those things that we're using up faster and faster and faster.
Ve üretim teknolojisi hızlı üreyenlerdir.And breeder technology is fast breeders.
Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler, kendi zamanlarında.They can pause, repeat at their own pace, at their own time.
Aynı zamanda hızlanıyorlar.They also got faster.
O gerçekten hızlandıracak bir şeyler umuyor ve bilirsiniz ... (Kahkaha)He's just really hoping that boots up and, you know ... (Laughter)
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,And I looked at him and I said, "Passport, huh?
O hırsın nereye gitti?Where'd that attitude go?
Her adım aynı hızda olmalıdır.Every step should be at the same pace.
Hızlı çekimde filme alınmış, bu sebeple hareket ettiğini görebiliyorsunuz.And it's been filmed under time-lapse, which is why you can see it moving.
O zaman su molekülleri daha daha ve daha hızlı birbirlerini geçerek hareket eder. .You're making the water molecules move past each other faster, and faster, and faster.
Sizi hızlıca kısa bir yolculuğa çıkaracağım.I'm going to take you on a journey very quickly.
Biz hızlıca bir çamasır odası yaptık.We put together, very quickly, a washroom.
Hızlıca kurulabilir.Quick to assemble.
Bunları hızlıca geçeceğim, çünkü sadece birkaç dakikam kaldığını biliyorum.I'm going to whip through this quickly, because I know I've got only a couple of minutes.
Chirk, Chirk, Chirk, o gitti, bir kaşık sesi hızla yuvarlak çırpılmış havzasıdır.Chirk, chirk, chirk, it went, the sound of a spoon being rapidly whisked round a basin.
Bu hızla yarım dakikalık bir iş oldu.It was all the business of a swift half- minute.
Birden köpek tekrar hırıltı başladı.Suddenly the dog began growling again.
Swish, hışırtı.Swish, rustle.
O bir kelime söylemedi, sadece baktı ve hızla geri cebinde onun kol koymak.He never said a word; just glared, and put his sleeve back in his pocket quickly.
BÖLÜM V AT The Vicarage hırsızlık-CHAPTER V THE BURGLARY AT THE VlCARAGE
Yok oluş yavaş gelir, ancak bazen hızlı davrandığı da olur.Extinction can come slowly, but sometimes it arrives fast.
Yeni yok ediciler, sırtlanlar hala hızlanmaya devam ediyor.New predators, hyenas, getting faster and faster still.
Yani saatte 105 km hızdan -- sıfıra mı inecektim?It was just going 65 -- to zero?
Arabalar, üç boyutlu nesnelerdir. sabit bir konum ve hıza sahiplerdir.Cars are three-dimensional objects that have a fixed position and velocity.
265 milyon dolarlık bir endüstri ve hızla da büyüyor.It's a 265 million dollar industry and it's increasing rapidly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod