Ana içeriğe geç
Sözlük

hüzün ile cümle

hüzün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve aslında hüzünlü anlamına gelir.في الحقيقة انها تعني .. حزن
Ve aslında hüzünlü anlamına gelir.(笑)
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.Ale to nieprawda - gdy stajemy się mniej nieszczęśliwi, stajemy się po prostu mniej nieszczęśliwi.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.Dan itu tidak benar - ketika Anda mengalami sedikit kesulitan, Anda mengalami sedikit kesulitan,
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.Das stimmt nicht. Wenn es einem weniger elend geht, dann geht es einem weniger elend.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.Dat is niet waar - als je minder ellendig wordt, wordt je minder ellendig.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.Điều này không đúng - khi bạn ít đau khổ hơn, bạn ít đau khổ hơn.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.E questo non è vero -- se diventi meno infelice, sei meno infelice.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.Et ce n'est pas vrai - quand vous devenez moins malheureux, vous devenez moins malheureux.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.그것은 사실이 아닙니다--사람이 덜 비참해지면, 덜 비참해지는거죠
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.Nu e adevărat - când devii mai puţin nefericit, devii mai puţin nefericit.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.Y no es cierto: cuando te haces menos miserable, eres menos miserable.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.А това не е вярно -- колкото по-малко нещастен ставаш, толкова по-малко нещастен ставаш.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.А це неправда: коли ти стаєш менш нещасним, ти стаєш менш нещасним.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.Чем меньше несчастья, тем меньше несчастья.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.וזה לא נכון-- כשנעשים אומללים פחות, נעשים אומללים פחות.
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.وهذا ليس صحيحاً --عندما تصبح أقل بؤساً ، تكون أقل بؤساً
Ve bu doğru değil -- Daha az hüzünlendiğinizde, daha az mutlu olursunuz.単に不幸せでなくなるだけです 幸せと不幸せは方程式の反対側にあるようなものです
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.A ak si nezobrali kvet, počas toho ako odchádzali, som spravila som gesto, ktoré vyjadrovalo smútok a túžbu.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.A pokud si tu květinu nevzal, udělala jsem gesto smutku a touhy, jak odcházel.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.E se não aceitassem a flor, eu fazia um gesto de tristeza e saudade enquanto a pessoa se afastava.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.E se non prendevano il fiore, glielo lanciavo con un gesto triste e nostalgico mentre se ne andavano.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Ha nem nyúltak a virágért, szomorúan és vágyakozóan néztem utánuk, ahogy elsétáltak.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Jeśli nie wziął ode mnie kwiatka, przyjmowałam pozę wyrażającą smutek i tęsknotę, gdy się oddalał.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Jos he eivät ottaneet kukkaa, elehdin surullisuutta ja kaipausta, kun he kävelivät poispäin.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Och om de inte tog blomman, så lade jag till en gest av vemod och längtan när de gick sin väg.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Y si no tomaban la flor, ponía un gesto de tristeza y nostalgia mientras se alejaban.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Κι αν δεν έπαιρνε το λουλούδι, είχα ένα βλέμμα θλίψης και λαχτάρας καθώς απομακρυνόταν.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Ако не взимаха цветето махвах с ръка в израз на тъга и копнеж докато отминаваха.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Если они не брали цветок, я изображала грусть и тоску им вслед.
Ve çiçeği almadıklarında Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.І якщо вони не брали квітку, я корчила гримасу суму та нудьги, коли вони йшли геть.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.A C feladata, hogy a H-t elszomorítsa.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.C má za úkol, aby H znělo smutně.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.De rol van de C is de B droevig maken.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.Die Aufgabe des C ist es, das H traurig zu machen.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.E consegue, não consegue?
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.E il ruolo del DO è di rendere il SI triste.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.Le boulot du DO c'est de rendre le SI triste.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.Och C:ets uppgift är att få B:et att låta ledset.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.Og C'ets opgave er at gøre B'et trist.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.Treaba lui Do e să-l facă pe Si să sune trist.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.Tugas nada C adalah membuat nada B sedih.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak. Ve yapıyor, değil mi?여기서 C의 역할은 B를 슬프게 하는 거에요. 정말 그렇죠?
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak. Ve yapıyor, değil mi?C má na starosti zosmutniť H. A aj to robí, že?
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak. Ve yapıyor, değil mi?До вміє робити сумною Сі, правда ж?
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak. Ve yapıyor, değil mi?До умеет делать Си грустной.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak. Ve yapıyor, değil mi?והתפקיד של דו הוא לגרום לסי להישמע עצוב.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak. Ve yapıyor, değil mi?وظيفة " س " هي جعل " ب " تبدو حزينة . وهي كذلك . أليس كذلك ؟
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak. Ve yapıyor, değil mi?(笑)
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.Y el trabajo del DO es hacer triste al SI.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.Zadaniem C jest, aby H brzmiało smutno.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.Και η δουλειά αυτής της Ντο είναι να κάνει τη Σι θλιμμένη.
Ve C'nin görevi, B'yi hüzünlü yapmak.И работата на до е да натъжи си.
Ve şimdiye kadar bu yana, 'Şapkacı gitti hüzünlü bir ses tonuyla, 'diye soruyorum bir şey olmaz!"A od té doby, že jen" pokračoval Kloboučník v truchlivé tónem, "že se nic dělat se ptám!
Ve şimdiye kadar bu yana, 'Şapkacı gitti hüzünlü bir ses tonuyla, 'diye soruyorum bir şey olmaz!"A od tej doby, že len" pokračoval klobúčnik v trúchlivá tónom, "že sa nič robiť sa pýtam!
Ve şimdiye kadar bu yana, 'Şapkacı gitti hüzünlü bir ses tonuyla, 'diye soruyorum bir şey olmaz!"Dan sejak itu," lanjut Hatter pada dengan nada sedih, "ia tidak akan melakukan hal yang saya minta!
Ve şimdiye kadar bu yana, 'Şapkacı gitti hüzünlü bir ses tonuyla, 'diye soruyorum bir şey olmaz!'E allora che' il Cappellaio continuato con un tono dolente, 'non vuole fare una cosa chiedo!
Ve şimdiye kadar bu yana, 'Şapkacı gitti hüzünlü bir ses tonuyla, 'diye soruyorum bir şey olmaz!"E, desde que," o Chapeleiro continuou em um tom triste ", ele não vai fazer uma coisa que eu pedir!
Ve şimdiye kadar bu yana, 'Şapkacı gitti hüzünlü bir ses tonuyla, 'diye soruyorum bir şey olmaz!'En sinds dat "de Hatter ging in een treurige toon, "zal hij niet een wat ik vraag!
Ve şimdiye kadar bu yana, 'Şapkacı gitti hüzünlü bir ses tonuyla, 'diye soruyorum bir şey olmaz!És azóta is, hogy "a Kalapos folytatta A szomorú hangon, "akkor nem csinál egy dolgot kérek!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod