Ana içeriğe geç
Sözlük

hüzün ile cümle

hüzün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.A luat cu El pe Petru, pe Iacov şi pe Ioan, şi a început să Se spăimînte şi să Se mîhnească foarte tare.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.A pojal so sebou Petra, Jakoba a Jána a začal sa ľakať a veľmi teskniť.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.A pojav s sebou Petra a Jakuba a Jana, počal se lekati a velmi teskliv býti.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.E levou consigo a Pedro, a Tiago e a João, e começou a ter pavor e a angustiar-se;
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.És maga mellé vevé Pétert és Jakabot és Jánost, és kezde rettegni és gyötrõdni;
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Il prit avec lui Pierre, Jacques et Jean, et il commença à éprouver de la frayeur et des angoisses.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.In vzame Petra in Jakoba in Janeza s seboj. In začne žalovati in trepetati v grozi.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.I wziąwszy z sobą Piotra, i Jakóba, i Jana, począł się lękać, i bardzo tęsknić;
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Ja hän otti mukaansa Pietarin ja Jaakobin ja Johanneksen; ja hän alkoi kauhistua ja tulla tuskaan.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.베드로와 야고보와 요한을 데리고 가실쌔 심히 놀라시며 슬퍼하사
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Ngài bèn đem Phi - e-rơ , Gia-cơ và Giăng đi , thì Ngài khởi_sự kinh_hãi và sầu_não .
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Ngài bèn đem Phi -e-rơ, Gia-cơ và Giăng đi, thì Ngài khởi sự kinh hãi và sầu não.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Och han tog med sig Petrus och Jakob och Johannes; och han begynte bäva och ängslas.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Og han tager Peter og Jakob og Johannes med sig, og han begyndte at forfærdes og svarlig at ængstes.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Og han tok Peter og Jakob og Johannes med sig, og begynte å forferdes og engstes,
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Prese con sé Pietro, Giacomo e Giovanni e cominciò a sentire paura e angoscia
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Tomó consigo a Pedro, a Jacobo y a Juan, y comenzó a entristecerse y a angustiarse
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.Und nahm Petrus und Jakobus und Johannes und fing an, zu zittern und zu zagen.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.και παραλαμβανει τον Πετρον και τον Ιακωβον και Ιωαννην μεθ' εαυτου, και ηρχισε να εκθαμβηται και να αδημονη.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.И взе със Себе Си Петра, Якова и Йоана, и захвана да се ужасява и да тъгува.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.И взял с Собою Петра, Иакова и Иоанна; и начал ужасаться и тосковать.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.І бере Петра, та Якова, та Йоана з собою, і почав скорбіти та вдаватись у тугу;
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.ויקח אתו את פטרוס ואת יעקב ואת יוחנן ויחל להשמים ולמוג׃
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.ثم اخذ معه بطرس ويعقوب ويوحنا وابتدأ يدهش ويكتئب.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.於 是 帶 著 彼 得 、 雅 各 、 約 翰 同 去 、 就 驚 恐 起 來 、 極 其 難 過
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.於是 帶 著 彼得 、 雅各 、 約翰 同去 、 就 驚恐 起來 、 極 其 難過
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,(60:3) От конца земли взываю к Тебе в унынии сердца моего; возведи меня на скалу, для меня недосягаемую,
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,(61:3) Du bout de la terre je crie à toi, le coeur abattu; Conduis-moi sur le rocher que je ne puis atteindre!
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Ascolta, o Dio, il mio grido, sii attento alla mia preghiera
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Desde el extremo de la tierra clamaré a ti cuando mi corazón desmaye. Llévame a la roca que es más alta que yo
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Fra Jordens Ende råber jeg til dig. Når mit Hjerte vansmægter, løft mig da op på en Klippe,
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Hallgasd meg, oh Isten, az én kiáltásomat; figyelmezzél az én könyörgésemre.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Hoort U mijn smeken wel, o God? Luister toch naar mijn gebed.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Hør, Gud, mitt klagerop, merk på min bønn!
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Hör, o Gud, mitt rop, akta på min bön.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Khi tôi cực lòng , tôi sẽ kêu_cầu cùng Chúa từ nơi cực địa ; Xin hãy dẫn tôi khiến hòn đá cao hơn tôi .
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Khi tôi cực lòng, tôi sẽ kêu cầu cùng Chúa từ nơi cực địa; Xin hãy dẫn tôi khiến hòn đá cao hơn tôi.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,내 마음이 눌릴 때에 땅 끝에서부터 주께 부르짖으오리니 나보다 높은 바위에 나를 인도하소서
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Kuule, Jumala, minun huutoni, huomaa minun rukoukseni.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Od kraja zemlje kličem k tebi, ko oslabeva srce moje; pelji me na skalo, višjo od mene.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Počuj, ó, Bože, môj krik! Pozoruj na moju modlitbu!
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Slyš, ó Bože, volání mé, pozoruj modlitby mé.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,Wysłuchaj, o Boże! wołanie moje, miej pozór na modlitwę moję.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,מקצה הארץ אליך אקרא בעטף לבי בצור ירום ממני תנחני׃
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,‎من اقصى الارض ادعوك اذا غشي على قلبي. الى صخرة ارفع مني تهديني‎.
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,我 心 裡 發 昏 的 時 候 、 我 要 從 地 極 求 告 你 . 求 你 領 我 到 那 比 我 更 高 的 磐 石
Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan, Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni,我心裡發 昏 的 時候 、 我 要 從地 極求告 你 . 求你 領 我 到 那 比 我 更 高 的 磐石
[S.] HüzünDe la tristesse.
[S.] HüzünLa tristeza
[S.] Hüzün [M.]Este cea mai importantă dintre cele două intrebări?
[S.] Hüzün [M.]Traurigkeit
[S.] HüzünSmutku.
[S.] HüzünSmutku.
[S.] HüzünSmútok.
[S.] HüzünΤη θλίψη.
Şimdi gitti, herşey bitti, ben hüzünlüyüm.Acum a plecat, tot s-a terminat, sunt tristă.
Şimdi gitti, herşey bitti, ben hüzünlüyüm.Agora ele se foi, e nós terminamos, eu estou azul!
Şimdi gitti, herşey bitti, ben hüzünlüyüm.Ahora que no está y hemos roto ¡estoy triste!
Şimdi gitti, herşey bitti, ben hüzünlüyüm.A je po nás. Jsem sklíčená.
Şimdi gitti, herşey bitti, ben hüzünlüyüm.A teraz, gdy odszedł, pogrążyłam się w rozpaczy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod