Ana içeriğe geç
Sözlük

hüzün ile cümle

hüzün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Ban đêm, ban đêm! chia tay là nỗi buồn ngọt ngào như vậy
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Boa noite, boa noite! despedida é dor tão doce
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Bonne nuit, bonne nuit! la séparation est un si doux chagrin
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Buenas noches, buenas noches! separación es un dolor tan dulce
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Buona notte, buona notte! separazione è tale dolore dolce
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Dobranoc, dobranoc! rozstanie jest taki słodki smutek
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Dobrou noc, dobrou noc! Loučení je takové želobudná
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Dobrú noc, dobrú noc! Lúčenie je také želobudná
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.God nat, god nat! Afskeden er sådan sød sorg
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.God natt, god natt! skilsmässan är så söt sorg
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Goede nacht, goede nacht! afscheid is zo'n zoete verdriet
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Gute Nacht, gute Nacht! Abschied ist so süß Leid
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Hyvää yötä, hyvää yötä! jakaus on niin makea suru
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Jó éjt, jó éjt! elválás olyan édes bánat
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Lahko noč, lahko noč! ločitev je tako Sweet Sorrow
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Noapte bună, noapte bună! despărţire este întristare astfel de dulce
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Selamat malam, selamat malam! perpisahan adalah penderitaan manis seperti
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Καληνύχτα, καληνύχτα! χωρισμού είναι τέτοια γλυκιά θλίψη
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Добър вечер, лека нощ! раздяла е такава сладка тъга
İyi geceler, iyi geceler! ayrılık gibi tatlı bir hüzün.Спокойной ночи, спокойной ночи! прощание такое сладкое горе
[kahkahalar] [M.] İlişki ve ardından hüzün.Relația si după tristețea.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Ismert, hogy a gyilkosok szomorúságot szivárogtatnak.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Kẻ giết người được xem là lộ ra nỗi buồn.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.살인자는 슬픔을 흘린다고 알려져 있습니다
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Moordenaars staan erom bekend treurnis te 'lekken'.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Mördare är kända för att läcka sorg.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Mordercy znani są z okazywania smutku.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Mordere er kendt for at lække vemod.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.On sait que les meurtriers laissent paraitre de la tristesse.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Os assassinos são conhecidos por deixarem escapar tristeza.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Pembunuh dikenal akan membocorkan kesedihan.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Se sabe que los asesinos revelan tristeza.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Se știe că ucigașiilor le scapă o mină de tristețe.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Si sa che gli assassini mostrano tratti di tristezza.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Von Mördern weiß man, dass sie Traurigkeit aufblitzen lassen.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Vrahovia sú tým známi, že nechtiac dajú najavo smútok.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Vrazi jsou známí tím, že se u nich občas objeví smutek.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Είναι γνωστό ότι οι δολοφόνοι αφήνουν να φανερωθεί λύπη.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.З убивці сочиться смуток.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Известно, что убийц выдает печаль.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.Убийците прикриват тъга.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.ידוע שרוצחים מזילים עצבות.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.يعرف القتلة بأنهم يتسببون في الأحزان.
Katillerin hüzün sergiledikleri bilinir.新しい提携先と合意に達して
Kendininkiyle beraber... ...benim bütün umutlarýmý da, dört duvar arasýna hapsedecektin. [HÜZÜNLÜ MÜZÝK BÝTER]И заедно с бъдещето си,щеше да унищожиш моите мечти.
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.Ježíš pak jakž uzřel, ana pláče, i Židy, kteříž byli s ní přišli, ani plačí, zastonal duchem, a zkormoutil se.
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.예수께서 그의 우는 것과 또 함께 온 유대인들의 우는 것을 보시고 심령에 통분히 여기시고 민망히 여기사
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.Toen Jezus haar en de Joden die met haar waren meegekomen, zag huilen, greep het verdriet Hem aan.
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.Vtedy Ježiš, keď ju videl, že plače, aj Židov, ktorí prišli s ňou, že plačú, zovrel duchom a zachvel sa
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.и заради тях Аз освещавам Себе Си, за да бъдат и те осветени чрез истината.
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.Иисус, когда увидел ее плачущую и пришедших с нею Иудеев плачущих, Сам восскорбел духом и возмутился
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.Ісус же, як побачив її, що плаче, і прийшовших з нею Жидів, що плачуть, засмутив ся духом, і зворушив ся,
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.ויהי כראות ישוע אתה בכיה וגם היהודים אשר באו אתה בכים ותזעם רוחו ויהי מרעיד׃
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.فلما رآها يسوع تبكي واليهود الذين جاءوا معها يبكون انزعج بالروح واضطرب
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.耶 穌 看 見 他 哭 、 並 看 見 與 他 同 來 的 猶 太 人 也 哭 、 就 心 裡 悲 歎 、 又 甚 憂 愁 .
Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı.耶穌看見 他 哭 、 並看 見與 他 同來的猶 太 人 也 哭 、 就 心裡悲歎 、 又 甚 憂愁 .
[M.] İlişki ve ardından hüzün.Előszőr a párkapcsolat, utána a szomorúság..:))
[M.] İlişki ve ardından hüzün.Erst die Beziehung und dann die Traurigkeit...
[M.] İlişki ve ardından hüzün. [kahkahalar]Las relaciones y después la tristeza (risas) Sólo estoy bromeando
[M.] İlişki ve ardından hüzün. [kahkahalar]Związek, a potem smutek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod