Ana içeriğe geç
Sözlük

hüzün ile cümle

hüzün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hüzünlüyüm, Siz de hüzünlü olurdunuz,Jsem sklíčená. Měl bys být též.
Hüzünlüyüm, Siz de hüzünlü olurdunuz,Sono blu, anche tu lo saresti
Hüzünlüyüm, Siz de hüzünlü olurdunuz,Suis-je triste
Hüzünlüyüm, Siz de hüzünlü olurdunuz,Цяла в тъга, и ти би бил - да,
Hüzünlüyüm, Siz de hüzünlü olurdunuz,男との計画が潰れたなら
Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.제게서 멀리 갈 때면 처량하고 간절한 몸짓을 보냈습니다
Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.luam o mină de tristețe și dor în timp ce persoana se îndepărta.
Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Saya melakukan gerakan seolah-olah sedih dan mendamba ketika mereka berjalan pergi.
Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.Tôi thêm vào một điệu bộ buồn rầu và khao khát khi họ bước đi.
Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.הוספתי מחווה של עצב וכמיהה בעודו מתרחק משם.
Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.ابدي بادرة من الحزن والشوق كلما ساروا بعيداً.
Hüzün ve özlem dolu bir jest yaptım benden uzaklaşırlarken.歩み去る姿を見送ります (笑)
İçeride durmamız mümkün değildi, camlardaki tüm o kumtorbalarıyla. Çok hüzünlü, karanlık.Nu puteam sta înăuntru, cu toți sacii de nisip la ferestre, într-o cameră întunecată.
İçeride durmamız mümkün değildi, camlardaki tüm o kumtorbalarıyla. Çok hüzünlü, karanlık.Мы не могли оставаться в помещении, среди мешков с песком на окнах, во мраке и тоске.
İlişki ve ardından hüzün.(rire)
İlişki ve ardından hüzün.Vztah a potom smutek.
İlişki ve ardından hüzün.Vzťah a potom smútok.
İlişki ve ardından hüzün.Η σχέση και μετά η θλίψη. [γέλια]
İlki hüzünle ilgili.Die erste ist zu Traurigkeit...
İlki hüzünle ilgili.La première est au sujet de la tristesse
İlki hüzünle ilgili.La primera es sobre la tristeza
İlki hüzünle ilgili. [Mooji]Az első a szomorúsággal kapcsolatos.
İlki hüzünle ilgili.Mooji: Despre? I:
İlki hüzünle ilgili.Pierwsze dotyczy smutku.
İlki hüzünle ilgili.Prvá je o smútku.
İlki hüzünle ilgili.První je o smutku.
İlki hüzünle ilgili.[Ε.] Η πρώτη είναι για τη θλίψη.
İlki hüzünle ilgili.うん?何についてですか?
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,A chuva a cair, não te deve fazer ficar triste
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,Căderea ploii să nu te întristeze
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,Das fallende Regen sollte Dich nicht traurig machen
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,La pluie qui tombe ne devrait pas te rendre triste.
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,Mưa rơi xuống không nên làm bạn buồn.
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli, Mutlu son seni bekliyor,La lluvia que cae no debe entristecerte, te espera un final feliz.
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli, Mutlu son seni bekliyor,La pioggia che cade non dovrebbe rattristarti il lieto fine ti attende
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,Nie smuć się deszczem.
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,Regnet som faller borde inte sänka dig.
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,Sateesta älä suotta synkäksi vaivu.
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,Snášející se déšť by tě neměl rozladit.
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,The rain descending should not make you blue
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,The rain descending should not make you blue
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,Дъждът се излива - да не те натъжава,
İnen yağmur seni hüzünlendirmemeli,幸せのエンディングが待ってるわ
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Da harmes Jesus atter i sit Indre og går hen til Graven. Men det var en Hule, og en Sten lå for den.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.In Jezus se zopet zgrozi v sebi in pride h grobu. Bila je pa votlina in kamen je ležal na njej.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Jesus blev da atter oprørt i sin sjel, og kom til graven; det var en hule, og det lå en sten over den.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Ježíš pak opět zastonav sám v sobě, přišel k hrobu. Byla pak jeskyně, a kámen byl svrchu položen na ni.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Jézus pedig újra felindulva magában, oda megy vala a sírhoz. Az pedig egy üreg vala, és kõ feküvék rajta.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.이에 예수께서 다시 속으로 통분히 여기시며 무덤에 가시니 무덤이 굴이라 돌로 막았거늘
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Niin Jeesus joutui taas liikutuksen valtaan ja meni haudalle; ja se oli luola, ja sen suulla oli kivi.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Vtedy znova zovrel v sebe Ježiš a prišiel k hrobu. A bola to jaskyňa, a kameň ležal na nej.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Yesus sangat terharu lagi, lalu pergi ke kuburan. Kuburan itu adalah sebuah gua yang ditutup dengan batu besar
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Ο Ιησους λοιπον, παλιν στεναζων εν εαυτω, ερχεται εις το μνημειον ητο δε σπηλαιον, και εκειτο λιθος επ' αυτου.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Иисус же, опять скорбя внутренно, приходит ко гробу. То была пещера, и камень лежал на ней.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Но той им каза: Аз съм; не бойте се!
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Тодї Ісус, зітхнувши знов у собі, пійшов до гробу. Була ж печера, й камінь лежав на нїй.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.ויוסף עוד ישוע להזעם ברוחו ויבא אל הקבר והוא מערה ואבן על מבואה׃
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.فانزعج يسوع ايضا في نفسه وجاء الى القبر. وكان مغارة وقد وضع عليه حجر.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.耶 穌 又 心 裡 悲 歎 、 來 到 墳 墓 前 . 那 墳 墓 是 個 洞 、 有 一 塊 石 頭 擋 著
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.耶穌 又 心裡悲歎 、 來到 墳 墓前 . 那 墳墓 是 個洞 、 有 一 塊 石 頭擋著
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod