hüviyet ile cümle
hüviyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.26
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geri kalan şahıslar gerçek hüviyetlerini Falstaff'a bildirirler.After the chaos, the characters reveal their true identities to Falstaff.
Hüviyeti sende mi?You have his birth certificate?
Sende mi? Hüviyet?Do you have a birth certificate?
Bu sırada asıl Kontes de ortaya çıkar ve gerçek hüviyetini hemen açıklar.Doch dann erscheint die richtige Gräfin und klärt alles auf.
Buna rağmen ilçemiz halıcığın merkezi olma hüviyetini korumaktadır.Für den Verteidiger ist es folglich wichtig die Spannung im Zentrum aufrechtzuerhalten.
Geri kalan şahıslar gerçek hüviyetlerini Falstaff'a bildirirler.Quickly raconte aux autres femmes son entrevue avec Falstaff.
Onun asıl hüviyet ve himmeti, Millî Mücadele başlarken ortaya çıkmasındadır.Recibe y despacha hacienda con previo arreglo únicamente».
Kariyerini noktaladı ve dini bir hüviyete büründü.Acabada su carrera, se dedicó algún tiempo a la predicación.
Tipik bir baskında lambalar açılırdı ve müşteriler dizilip onların hüviyet cüzdanları denetlendi.Durante un raid tipico le luci rimanevano accese, i clienti allineati e le loro carte d'identità controllate.
Geri kalan şahıslar gerçek hüviyetlerini Falstaff'a bildirirler.Infine i presenti rivelano a Falstaff le loro identità.
Sekizinci hicrî asırda Anadolu hemen hemen tamamıyla Şiî bir hüviyete bürünmüştü.Per gli ottavi, il sorteggio è stato interamente libero.
Belirli sayi huviyetli nesnenin ortaya cikma olasigi 1/n olur.По свойству 1 это собственное значение вещественно.
Gemlik, turizm bakımından I. derecede turistik hüviyete sahip bir ilçedir.وهذا المناخ -بحد ذاته- يعتبر ميزة سياحية للولاية.
Önemini yitirdiği için, Bizans egemenliğinde köy hüviyetine girmiştir.Gdy przegrał , jego dusza trafiła do Strefy Cienii.
Geri kalan şahıslar gerçek hüviyetlerini Falstaff'a bildirirler.De ångerfulla kumpanerna återvänder till Falstaff.
Kulüp asansör takım hüviyetiyle 1998-99 sezonunda Birinci Bölüm'e geri döndü.Проте за традицією команди-ліфта, клуб вилетів назад в Перший дивізіон на сезон 1998/99.
Yazı dili olma hüviyeti kazanmış bir dilleri olmayıp, kullandıkları Romca, konuşma dili niteliğindedir.Jazyky, a to nejen románské, se staly jejím osudem.
Kadın kıyafetleri giyen erkekler dahil bazı erkekler, hüviyet olarak askerlik kartlarını kullanırlardı.Ezzel szemben számos férfi női ruhában próbált meg, szabadulni a katonai kötelezettségek alól.
Bu sırada asıl Kontes de ortaya çıkar ve gerçek hüviyetini hemen açıklar.A király is felfedi magát, és elmondja a valós történet.
Kadın kıyafetleri giyen erkekler dahil bazı erkekler, hüviyet olarak askerlik kartlarını kullanırlardı.Jotkut miehistä, myös naisten vaatteisiin pukeutuneista, käyttivät sotilaspassiaan henkilötodistuksena.
Bu sırada asıl Kontes de ortaya çıkar ve gerçek hüviyetini hemen açıklar.Han avslører også sin sanne identitet og frir til henne.
Buna rağmen ilçemiz halıcığın merkezi olma hüviyetini korumaktadır.점차 개신교회는 정통을 강조하는 교리 중심이 되어갔다.
Bu sırada asıl Kontes de ortaya çıkar ve gerçek hüviyetini hemen açıklar.לאחר מכן הוא מראה את המכתב לנוכחים וחושף את דרגתו האמיתית.
Bu sırada asıl Kontes de ortaya çıkar ve gerçek hüviyetini hemen açıklar.Na kraju, prosjak mu je prišao i otkrio svoj pravi identitet.
Böylece Ankaraspor bir spor kulübü değil, bir futbol kulübü hüviyetine bürünmüştür.Galiausiai, buvo nuspręsta, kad reikia kurti atskirą futbolo klubą, o nebūti KFK dalimi.
Hüviyeti sende mi?¿Tiene su documento de identidad?