hükümdar ile cümle

hükümdar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.- mu opowiadać o Xenu - złym, inter-galaktycznym super-władcy.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- să vorbească lumii despre Xenu, răutăciosul stăpân intergalactic.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.그리고 그 악의 은하계 신, Xenu에 대해 얘길 하지 않습니까.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.- перш ніж розповідати людям все про Ксіну, злого міжгалактичного лорда.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- рассказывать людям о Ксену, злом междугалактическом властелине.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- לפני שמספרים לאנשים על קסניו, השליט הבינכוכבי המרושע.
-- insanlara Xenu'yu, kötü intergalaktik hükümdarı anlatmazdan önce yapıyorlar bunu.-- بالحديث للناس عن Xenu ، و أشرار ما بين المجرات.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir.Mày nói khoác rằng mày đã ngủ với Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ea este lauda ca ea este culcat cu Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ela se vangloria de que ela está dormindo com Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Hän on kehua, että hän on maannut Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Hun praler, at hun er i seng med Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ő büszkélkedik, hogy ő lefeküdt Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ona chwali się, że jest ona spała z Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ona je sa chváliť, že ona je spala s Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ona je se chlubit, že ona je spala s Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Sie ist Prahlerei, dass sie mit JUNGWOO wird geschlafen.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Είναι επαίρεται ότι έχει κοιμηθεί με Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Вона хвалиться, що вона спала з Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!היא מתגאה שהיא שכבה עם Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!هي تتفاخر بأنها تنام مع جنجوو
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir.Quand on était enfant, on se battait tout le temps.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.A Kraft sajátos módszere a koronához való hűség megjutalmazására.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.C'est la manière étrange qu'a Kraft Foods de récompenser la loyauté à la couronne.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Det är Krafts egendomliga sätt att belöna lojalitet till kungahuset.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Det er Krafts egensindige måde at belønne loyalitet til den engelske krone.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Đó là cách đề cao sự trung thành kỳ quặc với hoàng gia của Kraft.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.E' lo strano modo in cui la Kraft dimostra lealtà alla corona.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Es ist wohl die ganz eigene Art der Firma Kraft, Loyalität zur Krone zu belohnen.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Este modul inedit al companiei Kraft de a isi arata loialitatea fata de coroana.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Es una forma peculiar de Kraft de recompensar la lealtad a la corona.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.É uma forma peculiar da Kraft de recompensar a lealdade à coroa.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Het is Krafts eigenaardige manier om loyaliteit aan de kroon te belonen.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Ini cara Kraft yang unik untuk menghargai kesetiaan kepada kerajaan (Inggris).
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.크라프트(Kraft)가 영국 왕실에 충성하는 사람들에게 보답하는 좀 특이한 방법이랄까..
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Kraft timto nezvyklým způsobem projevuje věrnost koruně.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.To szczególny sposób, w jaki Kraft nagradza lojalność wobec korony.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Είναι ο ξεχωριστός τρόπος του Κράφτ να ανταμείβει την αφοσίωση προς το Στέμμα.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Так компания Крафт своеобразно поощряет преданных королеве.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.Това е странният начин на Крафт да възнаграждават лоялността към короната.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.זוהי הדרך המוזר של קראפט לתגמל על הנאמנות לכתר.
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.وهي طريقة " كرفت " للتعبير عن ولائه للتاج
Kraft tarafından hükümdarlığa saygınlığını göstermenin garip bir yolu.(笑)
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.A nép sokasága a király dicsõsége; a nép elfogyása pedig az uralkodó romlása.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.At Folket er stort, er Kongens Hæder, Brist på Folk er Fyrstens Fald.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Att hava många undersåtar är en konungs härlighet, men brist på folk är en furstes olycka.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Dân sự đông đảo, ấy là sự vinh hiển của vua; Còn dân sự ít, ấy khiến cho quan tướng bị bại.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Dân_sự đông_đảo , ấy_là sự vinh_hiển của vua ; Còn dân_sự ít , ấy khiến cho quan tướng bị bại .
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Een groot volk geeft een koning aanzien, maar een tekort aan onderdanen leidt tot zijn ondergang.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.En el pueblo numeroso está la gloria del rey, y en la escasez de pueblo está el pánico del funcionario
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Kansan paljous on kuninkaan kunnia, väen vähyys ruhtinaan turmio.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Kejayaan raja terletak pada jumlah rakyatnya; tanpa rakyat ia tidak dapat berkuasa
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.백성이 많은 것은 왕의 영광이요 백성이 적은 것은 주권자의 패망이니라
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Meget folk er kongens ære, men mangel på folk er fyrstens fall.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Mulţimea poporului este slava împăratului, lipsa poporului este pieirea voivodului. -
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Na multidão do povo está a glória do rei; mas na falta de povo está a ruína do príncipe.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Quand le peuple est nombreux, c`est la gloire d`un roi; Quand le peuple manque, c`est la ruine du prince.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Un popolo numeroso è la gloria del re; la scarsità di gente è la rovina del principe
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.Ve množství lidu jest sláva krále, ale v nedostatku lidu zahynutí vůdce.
Kralın yüceliği halkının çokluğuna bağlıdır, Halk yok olursa hükümdar da mahvolur.V množici ljudstva je dika kraljeva; kjer se pa narod zmanjšuje, preti vladarju poguba.

İlgili Sayfalar