Bu tek hücreli bir organizmadır.That is a unicellular organism.
Bu, tek hücreli bir organizma.It's a single-cell organism.
Amip tek hücreli bir varlıktır.The amoeba is a unicellular organism.
Amip tek hücreli bir organizmadır.The amoeba is a single-celled organism.
Islak hücreli nikel-kadmiyum piller 1899'da icat edildi.Wet-cell nickel-cadmium batteries were invented in 1899.
Fitoplankton adı verilen çok sayıda tek hücreli organizma denizlerde ve göllerde yaşamaktadır.Many single-celled organisms called phytoplankton live in oceans and lakes.
"Bakteri" terimi bir zamanlar tüm mikroskopik, tek hücreli prokaryotlar için kullanılırdı.The term "bacteria" was traditionally applied to all microscopic, single-cell prokaryotes.
C. elegans, genom dizisi tamamen tamamnlanan ilk çok hücreli canlıdır.C. elegans was the first multicellular organism to have its whole genome sequenced.
Ancak üçüncü bir gamet tipi çok hücreli hayvanlarda bilinmemektedir.However, no third gamete type is known in multicellular plants or animals.
Çok hücreli canlılarda cins belirlemesi ve protist birleşme tipleri".Sex determination in multicellular organisms and protistan mating types".
Çünkü ökaryotlar tüm karmaşık hücreleri ve nerdeyse tüm çok hücreli canlıları içermektedir.The eukaryotes include all complex cells and almost all multicellular organisms.
Mikrobiyolojinin ilk yıllarında "monad" terimi tek hücreli canlılara değinmek için kullanılırdı.The term "monad" was used in the early history of microbiology to denote single-celled organisms.
Bazı stres gidericiler kapalı hücreli poliüretan köpük kauçuktan yapılır.Some stress relievers are made from closed-cell polyurethane foam rubber.
Hemanjiyom, kan damarlarından (kılcal ya da kovucuklu) oluşan, kimisi çok hücreli ur.(然卒,績襲業,拜平魏將軍,樂鄉督。) Sanguozhi vol.
Ve onlar bu küçük hücreli organizmaların konum.And they're these small unicellular organisms.
Tek hücreli organizmaların 2 yıl içerisinde üretileceğini düşünüyorum.I think single-cell organisms are possible within two years.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.And in fact, we're such a multi-cellular community.
Tek hücreli, okyanuslarda her tarafta rastlanabilinecek bir canlı.That's a unicellular organism ubiquitous in the oceans.
Şimdi bu ışık biyoluminesens dinoflagellatlar, tek hücreli bir suyosunu, üretildi.So that light was made by a bioluminescent dinoflagellate, a single-celled alga.
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?So why would a single-celled alga need to be able to produce light?
Ve ilk çok hücreli organizma ortaya çıktı. [600 milyon yıl önce]And the first multi-cellular organism was born.
Ve avlarını zehirli tuzaklarla yakalayan deniz çok hücrelileri.And siphonophores that catch prey with toxic fishing lures.
Milyarlarca yıldan beri buradalar ve "tek hücreli mikroskobik canlılar" olarak tanımlanabilirler.They've been here for billions of years, and what they are are single-celled microscopic organisms.
Elbette bu durum, bakteriye çok hücreli olma yeteneği kazandırıyor.Of course what that allows bacteria to do is to be multicellular.
Bakterilerin, çok hücreli organizasyon yapısının kurallarını belirlediğini düşünüyoruz.We think bacteria made the rules for how multicellular organization works.
Ya tek hücreli yüzer gezer amoeba?What about a free-swimming one-celled amoeba?
Derken bundan 600 ile 800 milyon yıl önce, çok-hücreli canlılar ortaya çıktı.Then from about 600 to 800 million years ago, multi-celled organisms appear.
Çoğu tümör adenokarsinomdur, ancak küçük bir kısmı skuamöz hücreli karsinomdur.Most tumors are adenocarcinomas, with a small percent being squamous cell carcinomas.
Apoptoz, çok hücreli organizmalarda programlanmış hücre ölümünün bir şeklidir.Apoptosis is a form of programmed cell death in multicellular organisms.
Mikro hücreli plastiklerin üretimi sıcaklık ve basınca bağlıdır.The production of microcellular plastics is dependent on temperature and pressure.
Doğu şanselinde dikdörtgen planlı küçük şanselli tek hücreli bir kilisedir.It is a single-cell church with small rectangular chancel to the east chancel.
Kronik miyelojen lösemi Kronik lenfositik lösemi Tüylü hücreli lösemiChronic myelogenous leukemia Chronic lymphocytic leukemia Hairy cell leukemia
Asiner hücreli karsinomun ışık mikroskobu görüntüsüLight microscopy of acinar cell carcinoma.
Asiner hücreli karsinomlu bir hastanın Bilgisayarlı Tomografı görüntüsüCT scan in a patient with acinar cell carcinoma
Kara parçaları, uzun bir süre boyunca çok hücreli organizmalardan yoksundu.For a long time, the land remained barren of multicellular organisms.
Yaşam, prokaryot hücrelerden, ökaryotlara ve çok hücrelilere evrildi.Life developed from prokaryotes into eukaryotes and multicellular forms.
Tek hücreli organizmalarda, atık ürünler doğrudan hücre yüzeyinden boşaltılır.In unicellular organisms, waste products are discharged directly through the surface of the cell.
Bakteri kolonisi Embriyogenez Organogenez Tek hücreli canlıBacterial colony Embryogenesis Organogenesis Unicellular organism
Bir pilonidal kist, bir tür teratom (germ hücreli tümör) olan dermoid kiste benzeyebilir.A pilonidal cyst can resemble a dermoid cyst, a kind of teratoma (germ cell tumor).
Diğerleri: Tiroit lenfoması Skuamöz hücreli tiroit karsinomu Tiroit sarkomu Hürthle hücreli karsinomOthers Thyroid lymphoma Squamous cell thyroid carcinoma Sarcoma of thyroid Hürthle cell carcinoma
Balon hücreli nevüs, benign bir nevüstür (ben).[1] Bu lezyon, melanositik nevüs gibi gözükür.[2]Balloon cell nevus is a benign nevus.[1] It appears like a melanocytic nevus.[2]
Balon hücreli nevüs, ilk olarak 1901'de Judalaewitsch tarafından tanımlanmıştır.[1]It was first described by Judalaewitsch in 1901.[1]
Euglena, hem hareket edebilen hem de fotosentez yapabilen tek hücreli bir ökaryotEuglena, a single-celled eukaryote that can both move and photosynthesize
Hayvanlar çok hücreli ökaryotlardır.Animals are multicellular eukaryotes.
Tek hücreli alglerUnicellular algae
Prokaryotların çoğu tek hücrelidir ve bakteri ve arkea olarak sınıflandırılır.Most prokaryotes are unicellular and are classified into bacteria and archaea.
Çok hücreli organizmaların çoğunda tek hücreli bir yaşam döngüsü aşaması vardır.Most multicellular organisms have a unicellular life-cycle stage.
Tek hücreli mantarlar mayaları içerir.Unicellular fungi include the yeasts.
Dictyostelium discoideum gibi bazı organizmalar kısmen tek hücrelidir.Some organisms are partially unicellular, like Dictyostelium discoideum.
İlkel protoseller günümüzün tek hücreli organizmalarının öncüleriydi.Primitive protocells were the precursors to today's unicellular organisms.
Tek hücreli mantarlar ise tomurcuklanarak çoğalabilirler.Die Kapländische Zimmerlinde kann über Aussaat vermehrt werden.
Hayvanlar ökaryotiktir ve çoğunlukla çok hücrelidirler.Dieser ist in jedem Fall ein Tier und sehr häufig eine Schildkröte.
Oluşan 12-16 hücreli yapı blastomer adını alır.Es werden 12 bis 16 Blattadern gebildet.
C. neoformans genelde (tek hücreli) mayalar gibi tomurcuklanarak çoğalır.C. neoformans croît d'habitude en tant que levure, unicellulaire, par bourgeonnement.
Küçük hücreli akciğer kanserinde, sisplatin ve etoposide en sık kullanılan kombinasyondur.Pour le carcinome à petites cellules, le cisplatine et l'étoposide sont le plus fréquemment utilisés.
C. elegans, genom dizisi tamamen tamamnlanan ilk çok hücreli canlıdır.C. elegans fue el primer organismo multicelular cuyo genoma pudo secuenciarse completo.
Bakteriler gibi tek hücreli canlılar genellikle Flora (botanik) içinde değerlendirilir.A veces los organismos bacterianos se incluyen como flora.
"Bakteri" terimi bir zamanlar tüm mikroskopik, tek hücreli prokaryotlar için kullanılırdı.El término "bacteria" se aplicó tradicionalmente a todos los microorganismos procariotas.
Mikrobiyolojinin ilk yıllarında "monad" terimi tek hücreli canlılara değinmek için kullanılırdı.El término «monada» se usaba en la microbiología antigua para nombrar a los organismos unicelulares.
Tek hücrelidirler.La Cellulite.