Tüm Mısır halkını fakirleştirdiğinden dolayı neredeyse tüm dünya Hüsnü Mübarek'i kınıyor.Almost all the world condemns Hosni Mubarak because he made the Egyptian people poor.
Hüsnü Mübarek'in sadece tek bir arkadaşı var. İsrail.Hosni Mobarak has only one friend. It's Israel.
ABD hükümeti İngiltereye her zaman Amerika'nın evcil hayvanı olarak bakmıştır.The American government has always regarded England as America's house pet.
Nihayet hükümet insanları dinliyor.At last, the Government are listening to the people.
Onlar yeni hükümeti kabul etti.They accepted the new government.
Geçici bir eyalet hükümeti kurdular.They organized a temporary state government.
İngiliz hükümeti kızmıştı.The British government was angry.
Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere hücum etti.German forces attacked British soldiers near Amiens, France.
Japonya'da, askeri liderler, hükümetin kontrolünü ele geçirdiler.In Japan, military leaders gained control of the government.
Japonya ordusu 1931 yılının sonlarında Tokyo hükümetinin kontrolünü ele geçirdi.Japan's army took control of the government in Tokyo in late 1931.
Kolombiya hükümeti daha fazla para talep etti.The Colombian government demanded more money.
Hiçbir hükümet arazisi kağıt para ile satın alınamıyordu.No government land could be bought with paper money.
Hükümet, gerekli olandan daha fazla para kazanıyordu.The government was earning more money than it needed.
Hükümet kış için onlara yemek verirdi.The government would give them food for the winter.
Sioux 1868 yılında hükümet ile bir antlaşma imzaladı.The Sioux had signed a treaty with the government in 1868.
Sioux kabilesi hükümetin anlaşmayı uygulamasını istedi.The Sioux tribe asked the government to enforce the treaty.
Bağdat'ta hükümet düşmüştü.The government in Baghdad had fallen.
Meksika hükümeti teslim oldu.The government of Mexico surrendered.
Geçici bir hükümet kuruldu.A temporary government was established.
Hükümet milyonlarca dolar borçlandı.The government owed millions of dollars.
Saddam Hüseyin kayıplara karışmıştı.Saddam Hussein had disappeared into hiding.
Meksika hükümeti görüşmeyi reddetti.The government of Mexico refused to negotiate.
İnsanlar yaşlanırken, beyin hücreleri daha az verimli olur.As people get older, their brain cells become less efficient.
O insanlar hükümetlerini yıktılar ama onu tekrar nasıl inşa edeceklerini bilmiyorlar.Those people ruin their government, but they don't know how to build it again.
Hükümet ateşli silah ihracatını yeniden ele almaktadır.The government has been reconsidering its firearms exportation.
İşçi sendikaları hükümeti genel grevle tehdit etmekteydi.The labor unions had been threatening the government with a general strike.
Yeni hükümetin malî sorunları var.The new government has financial troubles.
1890'da, koloni kendi hükümetine sahip oldu.In 1890, the colony acquired its own government.
Yerel hükümetin evsizlere yardım etmesine acil bir ihtiyaç var.There is an urgent need for the local government to help the homeless.
Senin gözde hüzünlü şarkın nedir?What's your favorite sad song?
Ben, ulusal hükümetten herhangi bir yardım almamızın çok olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that we'll ever get any help from the national government.
Tom çok hünerli.Tom is very dexterous.
Hükümet insanları fark etmiyor. Onlar ne isterlerse yapıyor.The government doesn't notice people. They do whatever they want.
Bizim hücrelerde kromozomlar genetik materyalimizin bütününü içerir.The chromosomes in our cells contain the whole of our genetic material.
Altına hücûm burada başladı.The gold rush began here.
İnsan vücudu sadece küçük hücrelerden oluşur.The human body is only made up of tiny cells.
Tom ölüm hücresinde.Tom is on death row.
Tom suçlar işledi fakat asla hüküm giymedi.Tom committed crimes, but was never convicted.
Hükümetin mali durumu sıkıntılı.The government's financial situation is tense.
Canlılar hücrelerden oluşur.Living things are made from cells.
Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça bildirdi.The government explicitly declared its intention to lower taxes.
Tom John'un hücre arkadaşı idi.Tom was John's cellmate.
Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin 680 yılında Kerbela'da şehit edildi.Hussein, the grandson of Prophet Mohammad, was martyred in Karbala in the year 680.
Libya hükümeti 'bit.ly'yi kapatmak için hazırdır.The Libyan government is ready to close ''Bit.ly''.
Zalim hükümetler sık sık siyasi rakiplerini hapsederler.Tyrannical governments frequently imprison their political opponents.
Acımasız hükümetler sık sık siyasi muhaliflerini cezaevine sokarlar.Tyrannical governments frequently put their political opponents in prison.
Dünyada en güçlü hüküm nedir?What is the most powerful sentence in the world?
Bakteriler sadece küçük, zararsız hücrelerdir.Bacteria are just tiny cells, harmless.
Bazı insanlar hükümetin oldukça çok fazla gücünün olduğunu düşünüyor.Some people think the government has way too much power.
Hükümet tarımda daha fazla yatırım yapmalı.The government should invest more money in agriculture.
Hükümet eğitime az yatırım yapıyor.The government invests little in education.
Hükümet ordunun Okinawa'ya bir afet yardımı heyeti göndermesini istedi.The government asked the army to send a disaster relief mission to Okinawa.
Titanikte panik hüküm sürer.Panic rules on the Titanic.
Tom hüküm giymiş bir suçlu.Tom is a convicted felon.
Hayvan hücrelerindeki karbonhidrat oranı yaklaşık yüzde altıdır.The percentage of carbohydrates in animal cells is approximately 6 percent.
Hüzünlü şarkılar söylemeyi sevmez.She doesn't like to sing sad songs.
Hükümette bağlantılarım var.I have connections in the government.
Böyle hüzünlü gözlerle bana bakma.Don't look at me with such sad eyes.
İspanyol hükümeti ciddi kemer sıkma bütçesini duyurdu.The Spanish government has announced a severe austerity budget.
Hükümet vergi kesintilerini düşünüyor.The government is considering tax cuts.