hâlâ ile cümle

hâlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onu hâlâ aklımdan çıkaramıyorum.I still can't get her out of my head.
Onun bir sürü kız arkadaşı olmasına rağmen o hala bir oyuncu değil.Even though he's got a lot of girlfriends, he's still not a player.
İki yıldır Kassel'de yaşamaktayım ve hâlâ Herkules'e gidemedim.I've been living in Kassel for two years and still haven't been to Herkules.
Jim hâlâ dönmedi mi?Hasn't Jim returned yet?
Birisi gelmesine rağmen, o hâlâ huzursuz kaldı.Even though someone came, she still remained uneasy.
Onlar hâlâ ona ve politikalarına destek veriyorlardı.They still supported him and his policies.
Birçok Amerikalı hâlâ savaş sırasında biriktirdikleri paraya sahipti.Many Americans still had money they had saved during the war.
Hâlâ ne yapacağını bilmiyordu.He still did not know what to do.
Bundan, Feminizmin hala gerekli olduğu sonucuna varabilirsin.From this you can conclude that feminism is still necessary.
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.Japanese and American forces were still fighting bitterly.
Kar hâlâ çok derindi.The snow was still too deep.
On milyon işçinin hâlâ işi yoktu.Ten million workers still did not have jobs.
Tarih uzmanları hâlâ ne olduğundan emin değiller.History experts still are not sure what happened.
Ekonomi zayıf olmasına rağmen, bazı şirketler hâlâ kazanç sağlıyor.Although the economy is weak, some companies are still making a profit.
Torunum hala bir bebek.My grandson is still a baby.
Babamın hala ofiste olup olmadığını biliyor musun?Do you know if my father is still in the office?
Esperanto konuşanlar hala ilke olarak en azından iki dillidirler.Esperanto speakers are in principle still at least bilingual.
Herkes onun hala hayatta olduğunu bilir.Everyone knows that he's still alive.
Babam bana halasının adını verdi.My father named me after his aunt.
Anne, onu nasıl yapacağını hâlâ hatırlıyor musun?Mom, do you still remember how to do it?
Ben hâlâ çok yorgunum.I'm still very tired.
Buradan uzakta mı hala?Is it still far from here?
Onu en son gördüğümde o hâlâ bir çocuktu.When I saw him last, he was still a child.
O hâlâ bir kız.She is still a girl.
John hâlâ gece gazetecilik dersleri alıyor.John is still taking journalism classes at night.
O ona hâlâ gençken yurt dışına gitmesini tavsiye etti.She advised him to go abroad while he was still young.
O onu artık sevmese bile o hâlâ onu seviyor.She still loves him even though he doesn't love her anymore.
O onu hâlâ seviyor.She still loves him.
Hâlâ onu seviyor.She still loves him.
Ona onun tarafından hâlâ gençken yurt dışına gitmesi tavsiye edildi.She was advised by him to go abroad while she was still young.
İzleri hala bulunabilir.Their traces can still be found.
Odanı tam olarak temizledin mi? Burada hala toz var.Did you clean your room properly? There's still dust over here.
Hâlâ zamanımız var.We still have time.
Onunla kıyaslarsak, ben hâlâ daha büyüğüm.In comparison to him, I am still older.
Ben onu hala bilmiyorum.I still don't know that.
Karına hâlâ âşık mısın?Are you still in love with your wife?
Karınıza hâlâ aşık mısınız?Are you still in love with your wife?
Hâlâ bason çalıyor musun?Are you still playing the bassoon?
Harvard'a başvurmayı hâlâ düşünüyor musun?Are you still thinking about applying to Harvard?
İlk karşılaştığımız zamanı hâlâ hatırlıyor musun?Can you still remember the time we first met?
İlk defa ne zaman karşılaştığımızı hâlâ hatırlayabiliyor musun?Can you still remember when we first met?
İlk kez nerede karşılaştığımızı hâlâ hatırlıyor musun?Can you still remember where we first met?
Birlikte pikniğe gittiğimiz zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.I can still remember the time when we went on a picnic together.
Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.I have many friends who speak fluently, but still don't sound like native speakers.
Hâlâ bana tebessüm etme tarzını seviyorum.I still love the way you smile at me.
Ben hâlâ onun bugün geleceğinin olası olmadığını düşünüyorum.I still think it's unlikely that he'll come today.
Siz arkadaşlara eve gitmenizi söyledim. Niçin hâlâ buradasınız?I told you guys to go home. Why are you still here?
Kapı çaldığında hâlâ yemek yiyordum.I was still eating when the doorbell rang.
Sana hâlâ âşığım.I'm still in love with you.
Polisin elinde hâlâ hiçbir ipucu yok.The police still have no leads.
Onun eski kedisi hâlâ hayatta.Her old cat is still alive.
Hâlâ çok erken.It is still too early.
Hâlâ susuzum.I'm still thirsty.
Hâlâ uykuluyum.I'm still sleepy.
Ne kadar yaşlanırsan yaşlan, hâlâ öğrenebilirsin.No matter how old you get, you can still learn.
Kızım hâlâ işte.My daughter is still at work.
Gideceğimiz yer hâlâ uzun bir yol.Our destination is still a long way off.
Tom'un üçüncü evliliği mutsuzdu ve hâlâ bir kez daha boşanmayı düşünüyordu.Tom's third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Tom'un büyük kızı hâlâ bekardır.Tom's older daughter is still unmarried.
Tom geçen yıl bu zaman hâlâ Boston'daydı.Tom was still in Boston this time last year.
İlgili Sayfalar