hâlâ ile cümle

hâlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Geçen hafta halamdaydık.We were at my aunt's last week.
Annemin kız kardeşi halamdır.My mother's sister is my aunt.
Hamur hâlâ biraz kalın.The dough is still a little thick.
Battaniye hâlâ ıslak.The blanket is still wet.
O, eski gazetelerin hâlâ yararlı olduğunu düşünüyor.He thinks old newspapers are still useful.
Hâlâ seninle olmak istiyorum.I still want to be with you.
Halatlardan biri koptuğunda köprü çöktü.The bridge collapsed when one of the cables snapped.
Almancam hâlâ iyi değil.My German is still not good.
Halam benim ona İtalya'dan bir müzik kutusu almamı istedi.My aunt asked me to buy her a music box from Italy.
Fransızcam hâlâ çok iyi değil.My French still isn't very good.
Ben yaklaşık kırk yaşındayım ve hâlâ evli değilim.I am nearly forty and still not married.
Ben yaklaşık kırk yaşındayım ve hâlâ bekarım.I am nearly forty and still unmarried.
Hâlâ kıskanç mısın?Are you still jealous?
Ben uzun zaman önce piyano çalardım, bu yüzden hala biraz çalabilirim.I used to play piano long ago, so I can still play a little.
Ne? Hala bir arabanın nasıl kullanıldığını bilmiyor musun?What? You still don't know how to drive a car?
Irkçı önyargı bazı ülkelerde hala bir sorundur.Racial prejudice is still a problem in some countries.
Ben hala gerçeği arıyorum.I am still searching for the truth.
Vazgeçme. Hâlâ bir şansın var.Don't give up. You still have a chance.
Hâlâ bir şansın var.You still have a chance.
Benim erkek torunum hâlâ bir çocuk.My grandson is still a child.
Tomás hâlâ çalışıyor mu?Is Tomás still working?
Yemeğini hâlâ bitirmedin mi?Have you still not finished your meal?
Dolapta hâlâ biraz yer var.There's still some room in the closet.
Tom'u hala sevdiğini biliyorum.I know that you still love Tom.
Ben de onu hâlâ seviyorum.I also still love her.
Tom hâlâ iş başında mı?Is Tom still at work?
Onu hâlâ sevdiğimi mi düşünüyorsun?Do you think I still love her?
Onu hâlâ sevdiğimi mi düşünüyorsunuz?Do you think I still love her?
Sen onu hâlâ sevdiğimi mi düşünüyorsun?Do you think I still love her?
Amerika Birleşik Devletleri hâlâ nükleer silahlara sahiptir.The United States has still got nuclear weapons.
O hala sıcakken, ye.Eat, while it's still hot.
"Yağmur durdu mu?" Hayır, hâlâ yağıyor.""Has the rain stopped?" "No, it's still raining."
Hâlâ öğrenecek çok şeyim var.I've still got a lot to learn.
Dün, halam görüşünü yeniden kazandı.Yesterday, my aunt regained her sight.
Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.A developed perception of linguistic beauty is still lacking in her.
O hâlâ dilin güzelliği için evrimleşmiş algıdan yoksun.She still lacks an evolved perception for the beauty of language.
Bugün hala seçimi kimin kazandığını bilmiyoruz.Today we still don't know who won the election.
Senin hâlâ yeterli deneyimin yok.You still don't have enough experience.
Neden hâlâ buradayız ?Why is it that we're still here?
O hâlâ hayatta olsa, şimdiye kadar çok yaşlı olurdu.If he's still alive, he'd be very old by now.
Hâlâ birlikte yaşıyorsan neden gerçekten boşandın?Why did you actually get divorced if you still live together?
Fare yarışı ile ilgili sorun kazansan bile, hâlâ bir faresin.The trouble with the rat race is that even if you win, you're still a rat.
Senin bunu neden yaptığını hala bilmiyorum.I still don't know why you did it.
O hâlâ acıyor.It still hurts.
Buna hâlâ gerçekten inanamıyorum.I still can't really believe it.
Ben hâlâ Tom'un gittiğine inanamıyorum.I still can't believe Tom has gone.
Mary muhtemelen hâlâ denemeyi yazmadı.Mary still hasn't written the essay, presumably.
Onu hâlâ yapıyorum.I still do that.
Hâlâ blöf yaptığımı mı düşünüyorsun?You still think I'm bluffing?
Sence hâlâ blöf mü yapıyorum?Do you still think I'm bluffing?
Oğlan da on iki yaşında ama kızdan hâlâ daha genç.He is also twelve years old but he is still younger than her.
İki gemi hakkında hâlâ hiçbir şey bilmiyoruz.We still don't know anything about two ships.
İki gemiyle ilgili hâlâ bilgimiz yok.We haven't still known about the two ships.
Benim oğlum hâlâ sayı sayamıyor.My son still cannot count.
Tekrar ve tekrar; sen hâlâ hiç değişmedin.Again and again; you still haven't changed at all.
Plaja gitmek isteyip istemeyeceğimi hâlâ bilmiyorum.I still don't know if I'll want to go to the beach.
Hâlâ sır saklıyorsun, değil mi?You are still keeping secrets, right?
Hâlâ benden sır saklıyorsun.You're still keeping secrets from me.
"Gönlün hala boş mu?" "Hayır, dolu.""Are you still available?" "No, I'm happily taken."
Halam ve eniştemi ziyaret ettiğimde tekerlekli karyolada uyurdum.I used to sleep in a trundle bed when I would visit my aunt and uncle.
İlgili Sayfalar