hâlâ ile cümle

hâlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Eski karımı hâlâ özlüyorum ama benim amacım iyileşmek.I still miss my ex-wife, but my aim is getting better.
Şu adam hâlâ kim olduğumu bilmiyor.That guy still doesn't know who I am.
Parti hâlâ devam ediyor.The party is still going on.
Hâlâ benim doğum günüm.It's still my birthday.
O, hâlâ hazır değil.It's still not ready.
Tom hâlâ işte mi?Is Tom still on the job?
Hâla burada çalışıyor musun?Do you still work here?
Neden Tom hâlâ burada?Why's Tom still here?
Hâlâ miden bulanıyor mu?Are you still nauseous?
Tom'un hâlâ size para borcu var mı?Does Tom still owe you money?
Hâlâ çılgın olduğumu düşünüyor musun?Do you still think I'm crazy?
Hâlâ bir umut ışığı var.Still gleams an element of hope.
Bir yüzyıl önce, tükürük hokkaları hala kullanılıyordu.A century ago, spittoons were still used.
Ben hâlâ Mary'nin bir arkadaşı olduğuma inanıyorum.I believe I'm still a friend of Mary's.
Görebildiğin gibi, biz hala çalışıyoruz.As you can see, we're still working.
Gezi için hâlâ yeterli param yok.I still don't have enough money for the trip.
Onun hâlâ Tom'u sevip sevmediğini merak ediyorum.I wonder if she still likes Tom.
Onun hâlâ Mary'yi sevip sevmediğini merak ediyorum.I wonder if he still likes Mary.
Mary'nin hâlâ Tom'u sevip sevmediğini merak ediyorum.I wonder if Mary still likes Tom.
Tom'un hâlâ Mary'yi sevip sevmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom still likes Mary.
Ne söyleyeceğimi hâlâ bilmiyorum.I still don't know what I'm going to say.
Tom'a ne söyleyeceğim hakkında hâlâ bir fikrim yok.I still have no idea what I'm going to say to Tom.
Sahile inmek için hâlâ çok soğuk.It's still too cold to go down to the shore.
Kıyıya gitmek için hâlâ çok fazla soğuk.It's still too cold to go down to the water.
Plaja gitmek için hâlâ çok soğuk.It's still too cold to go to the beach.
Tom hâlâ sınıfta ders çalışıyor.Tom is still in the classroom studying.
Ben hala her zaman onun hakkında düşünürüm.I still think about him all the time.
Burada güneşte oturuyor olmama rağmen, hâlâ üşüdüğümü hissediyorum.Even though I'm sitting here in the sun, I still feel cold.
Hâlâ ilgilenmem gereken bazı şeyler var.I still have some things to take care of.
Hâlâ dikkat etmem gereken bazı şeyler var.I still have some things to take care of.
Hala korkuyorsun.You are still scared
Hala gençsin ama kalıcı olarak değil.You're still young, but not permanently.
O hâlâ ona ödünç verdiğim parayı bana vermedi.He still hasn't given me the money I lent him.
Ondan hâlâ birazcık kaldı.There's still a bit of it left.
Hâlâ birazı kaldı.There's still a little of it left.
Neden hâlâ bunu dinliyorum?Why do I still listen to this?
Buzdolabında hâlâ biraz krema var.There's still some cream in the fridge.
Hâlâ yiyorum.I am still eating.
Tom hâlâ ne olduğunun tam olarak farkında değil.Tom is still not fully aware of what has happened.
Kapı hala kapalıydı.The door was still closed.
Tom hâlâ bir fırsatı varken Mary'nin onunla evlenmesini istemeliydi.Tom should've asked Mary to marry him while he still had the chance.
Tom hala dışarıda park ediyor.Tom is still parked outside.
Sen hâlâ üniversitedeymişsin gibi yiyorsun.You eat like you're still in college.
Tom'un katili hâlâ kaçak.Tom's killer is still at large.
Tom beni aramasaydı ben hâlâ bilmezdim.I still wouldn't know if Tom hadn't called me.
Hâlâ bunu bana kanıtlamak zorundasın.You still have to prove it to me.
Bu hala bize çok zaman vermez.That still doesn't give us much time.
Tom hâlâ biri ile göz teması kurmadı.Tom still hasn't made eye contact with anyone.
Hâlâ orada olduğunu biliyorum.I know you're still in there.
Hâlâ hayatta olmamın nedeni bu.That's why I'm still alive.
Hâlâ bir şey alabileceğimi düşünüyorum.I still think I can get something.
Hâlâ bir şey yemediğimi fark ettim.I realized I still hadn't eaten anything.
Sanırım senin telefonun hâlâ çalışmıyor.I assume that your phone is still not working.
Hâlâ çalışıyor.It's still functioning.
Onlardan biri hâlâ kayıp.One of them is still missing.
Hey, ben hala deniyorum.Hey, I'm still trying.
Gün hâlâ genç.The day's still young.
Hala öğle yemeği için boşum.I'm still free for lunch.
Tom hâlâ konuşmak için nefes nefese.Tom is still too out of breath to speak.
Tom hâlâ konuşmadı.Tom still didn't speak.
İlgili Sayfalar