hâlâ ile cümle
hâlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un neden hâlâ evlenmediğini bilmek istiyorum.I want to know why Tom is still not married.
Tom hâlâ bekleme odasında oturuyor.Tom is still sitting in the waiting room.
Karanlık hala vadiyi kaplamış.Darkness still covered the valley.
Hâlâ biraz daha uykuya ihtiyacın var, değil mi?You still need more sleep, don't you?
O hala yeni gibi çalışıyor.It still works like new.
Tom'un dairesi için hâlâ anahtarın var mı?Do you still have the key to Tom's apartment?
Tom'un dairesinin anahtarı hala sende mi?Do you still have the key to Tom's apartment?
Ben hâlâ Tom'a ödeme yapmadım.I still haven't paid Tom.
Onlar hala güvende değiller.They're still not safe.
Eğer Tom hâlâ evin içindeyse öyleyse o muhtemelen güvendedir.If Tom is still inside the house, then he's probably safe.
Tom hâlâ göz altında.Tom is still in custody.
Polis hâlâ Tom'u göz altında tutuyor mu?Do the police still have Tom in custody?
Doktorlar hâlâ Tom'u kurtarmaya çalışıyorlar.The doctors are still trying to save Tom.
Deniz dibi hala keşfedilmemiş.The sea bottom is still unexplored.
Tom hâlâ yaşıyor mu?Is Tom still living?
Otelinizde hala uygun odalarınız var mı?Are there still available rooms in your hotel?
Tom hâlâ okuyamıyor.Tom still can't read.
Kitty 12 yaşında ve hala okuyamıyor.Kitty is 12 years old and she still cannot read.
İşte yazının kaba taslağı ama hatalar hala düzeltilmek zorundadır.Here is the rough draft of the manuscript, but the errors still have to be corrected.
O benim için hâlâ yeni.It's still new to me.
Bu benim için hâlâ yeni.This is all still new to me.
Ben hala gencim.I am still young.
Onun hâlâ biraz parası var ama çok değil.She still has a little money, but not much.
Uçağa ikinci binişim. Hala biraz korkuyorum.It's the second time I've taken the plane. I'm still a little afraid.
Onların hala ekmeği var. Biraz ister misin?They still have bread. Do you want some?
Hala hiçbir şeyim yok.I still have nothing.
Hâlâ hakkında konuşacak bir şeyim yok.I still have nothing to talk about.
Hala anlamadığım bir şey var.There's something I still don't get.
Hâlâ yapabiliyorken bir şey yapmak zorundayım.I have to do something while I still can.
Bir şey hâlâ doğru değil gibi görünüyor.It seems like something's still not right.
Hâlâ yapacak bir şey arıyor musun?Are you still looking for something to do?
Tom hâlâ yanlış bir şey yapmadığını söylüyor.Tom still says that he didn't do anything wrong.
O hâlâ bekar mı?Is he still single?
Hâlâ gidecek uzun bir yolumuz var.We've got a long way to go yet.
Hâlâ yapacak bir işimiz var.We've still got a job to do.
Tom'la hâlâ sorun yaşıyoruz.We're still having trouble with Tom.
Hala Tom'u bekliyoruz.We're still waiting for Tom.
Biz hâlâ onun üzerinde çalışıyoruz.We're still working on that.
Biz hâlâ bir takımız.We're still a team.
Biz hâlâ emin değiliz.We're still not sure.
Biz hâlâ yerleşiyoruz.We're still getting settled.
Biz hâlâ onu anlamaya çalışıyoruz.We're still trying to figure it out.
Biz hâlâ onu çözüyoruz.We're still figuring it out.
Hâlâ Tom'un nerede yaşadığını öğrenmeye çalışıyoruz.We're still trying to find out where Tom lives.
Biz hâlâ balayımızdayız.We're still on our honeymoon.
Hâlâ burada olan tek kişileriz.We're the only ones who're still here.
Biz hâlâ birbirimizi tanıyoruz.We're still getting to know each other.
Hâlâ Tom'un kararını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's decision.
Biz hâlâ otuz dakika uzaktayız.We're still thirty minutes away.
Hâlâ çok uzaktayız.We're still too far away.
Biz hâlâ bir cevap bekliyoruz.We're still waiting for an answer.
Tom'un hâlâ hayatta olduğunu umuyoruz.We're hoping Tom's still alive.
Hâlâ hayatta olduğumuz için şanslıyız.We're lucky to still be alive.
Biz hala onu yapacağız.We'll still do that.
Hâlâ burada olacağız.We'll still be here.
Biz hala kazanabiliriz.We can still win.
Bir çekme halatı kullanabiliriz.We could use a tow.
Hâlâ birlikte sabah kahvaltısı yiyebiliriz.We could still have breakfast together.
Biz hâlâ birlikte bir şeyler yapabiliriz.We can still do stuff together.
Biz hala daha fazla zamana ihtiyacımız var.We still need more time.
İlgili Sayfalar