hâlâ ile cümle

hâlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hâlâ Tom ile evlenmeyi planlıyor musun?Are you still planning to marry Tom?
Hala partiye gelmeyi planlıyor musun?Are you still planning to come to the party?
Hâlâ evli misin?Are you still married?
Hala bana kızgın mısın?Are you still mad at me?
Hâlâ Boston'da yaşıyor musun?Are you still living in Boston?
Sen hâlâ işte misin?Are you still in the job?
Hâlâ evde misin?Are you still at home?
Hâlâ korkuyor musun?Are you frightened yet?
Hâlâ burada ne yapıyorsun?What are you still doing here?
Tom hala dışarıda soğukta mı?Is Tom still out in the cold?
Postane hâlâ açık mı?Is the post office still open?
Ben hala gerçekten bunun olduğuna inanamıyorum.I still can't believe this is really happening.
Onu hâlâ sevmiyorum.I still don't like it.
Tom'un Mary'ye davranma tarzından hâlâ hoşlanmıyorum.I still don't like the way Tom treats Mary.
Hâlâ senden nefret ediyorum.I still hate you.
Tom'un hâlâ nefes aldığını düşünüyorum.I think Tom is still breathing.
Beni hâlâ sevdiğini biliyorum.I know that you still love me.
Hâlâ o kazadan kalma bir yara izim var.I'll still have a scar from that accident.
Hâlâ buradayım.I'm still here.
Biz hâlâ Tom'u arıyoruz.We're still looking for Tom.
Hâlâ buradayız.We're still here.
Tom'un iyileşeceğine dair hâlâ umutluyuz.We remain hopeful that Tom will recover.
Hâlâ bir iş arıyorum.I'm still job hunting.
Neden Tom hala dışarıda yağmurun içinde duruyor?Why is Tom still standing outside in the rain?
Hâlâ zaman var.There's still time.
Kamp ateşi hâlâ yanıyor.The campfire is still burning.
Bir şey hala doğru değil.Something is still not right.
Tom daha dikkatli olsaydı hâlâ hayatta olurdu.Tom would still be alive if he had been more careful.
Hala yaşadığıma inanamıyorum.I can't believe I'm still alive.
Tom'un iki yıl önce olan şeyden hâlâ bahsetmesine inanamıyorum.I can't believe Tom is still talking about what happened two years ago.
Tom'un hâlâ seninle konuştuğuna inanamıyorum.I can't believe Tom still talks with you.
Tom'un bunu hâlâ kullandığına inanamıyorum.I can't believe Tom still uses it.
Hepimizin hâlâ burada olduğuna inanamıyorum.I can't believe we're all still here.
Hâlâ aç olduğuna inanamıyorum.I can't believe you're still hungry.
Bunu tek başına bitiremezsin ve hala zamanında tamamlayamazsın.You can't do this alone and still meet the deadline.
Şimdi ayrılamam. Hala yapacak birkaç şeyim var.I can't leave yet. I still have a few things to do.
Sana ödeme yapamam. Hala yardım etmekte istekli misin?I can't pay you. Are you still willing to help?
Bana hâlâ kızgın olamazsın.You can't still be mad at me.
Hâlâ orada mısın?Are you still there?
O hâlâ orada mı?Is he still there?
Beni hala sevdiğini söylüyor, ama ona hiç inanmıyorum.He says still loves me but I don't believe him at all.
Mary'nin hâlâ beni sevdiğini sanıyordum.I thought Mary still loved me.
Tom'un hâlâ hapishanede olduğunu düşündüm.I thought Tom was still in jail.
Tom'un hala bir duvar ustası olduğunu düşündüğünü sandım.I thought you thought Tom was still a bricklayer.
Aun hâlâ karısına aşık mı?Is Aun still in love with his wife?
Ben hâlâ aşka inanıyorum.I still believe in love.
Onların gemisi hâlâ limanda.Their ship is still in port.
Neden hâlâ geminin kenarında değilsiniz?Why aren't you already on board the ship?
Geminizin kaptanı hala Tom mu?Is Tom still the captain of your ship?
Onun hâlâ genç olduğunu göz önüne almalıyız.We should take into account she is still young.
Hala yüksek yerlerde arkadaşlarım var.I still have friends in high places.
Hâlâ vergi dairesinde arkadaşlarının olduğunu bilmiyordum.I didn't know you still had friends at the IRS.
Hâlâ arkadaş olabileceğimizi umuyorum.I hope we can still be friends.
Ben hâlâ arkadaş olabileceğimizi umuyordum.I was hoping we could still be friends.
Hâlâ Boston'da birkaç arkadaşım var.I still have a few friends in Boston.
Tom'un senin arkadaşın olduğunu biliyorum ama hala onu sevmiyorum.I know Tom is a friend of yours, but I still don't like him.
Hâlâ senin arkadaşınım.I'm still your friend.
Sanırım hâlâ Mary'nin erkek arkadaşıyım.I'm still Mary's boyfriend, I think.
Ben hâlâ senin erkek arkadaşın mıyım?Am I still your boyfriend?
Tom hâlâ evde.Tom is still at the house.
İlgili Sayfalar