hâlâ ile cümle
hâlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin hâlâ ebeveynleriyle birlikte yaşadığını sandığını söyledi.Tom said that he thought Mary was still living with her parents.
Tom oğlunun hâlâ canlı olduğu ihtimalini gözardı etmeyi reddetti.Tom refused to rule out the possibility that his son was still alive.
Tom hâlâ genç ve deneyimsiz.Tom is still young and inexperienced.
Tom hâlâ çaylak.Tom is still wet behind the ears.
Tom hâlâ deneyimsiz.Tom is still wet behind the ears.
Tom'un ağzı hâlâ süt kokuyor.Tom is still wet behind the ears.
Tom Mary'nin hâlâ evde olduğunun olası olduğunu düşünmüyordu.Tom didn't think it was likely that Mary was still at home.
Tom mutfak zeminini temizleyerek çok iyi bir iş yapmadı. O hâlâ kirli.Tom didn't do a very good job cleaning the kitchen floor. It's still dirty.
Tom eski halat köprüyü geçmeye çalışmanın mantıklı olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be sensible to try to cross the old rope bridge.
Tom Mary'nin hâlâ uyuduğundan emin olmak için kontrol etti.Tom checked to make sure Mary was still sleeping.
Tom yirmi yaşındayken giydiği aynı beden pantolonu hâlâ giyebiliyor.Tom can still wear the same size jeans he did when he was twenty years old.
Şu anda kendine ait bir piyanosu olmasa bile Tom hâlâ piyano çalabiliyor.Tom can still play the piano even though he doesn't own one now.
Köydeki insanlar hâlâ Tom'un öldüğü korkunç şekilden bahsediyorlardı.People in the village still talked about the horrible way Tom had died.
Tom okul için evden ayrıldığında hava hâlâ karanlıktı.It was still dark when Tom left home for school.
Borina halatı bağladığından emin olmalısın.You should make sure that you tie a bowline.
Sabah kahvaltısı tabakları hâlâ lavabonun içerisindeydi.The breakfast dishes were still in the sink.
Sanırım hâlâ çok zamanımız var.I think we still have plenty of time.
Onun etkisi hâlâ azalmamıştır.His influence is still undiminished.
Japonya'da hala bazen birinin abaküs kullandığını görüyoruz, ancak eskisi kadar sık değil.In Japan, we still sometimes see someone use an abacus, but not as often as we used to.
O hâlâ hayatta mıdır?Is he still alive?
Söylemek için hâlâ çok erken.It's still too early to tell.
Hâlâ yapacak şeylerim var.I still have things left to do.
O hâlâ şüphe duyuyor.He is still having doubts.
Ben hala kahverengi pirinç pişiriyorum.I'm still cooking the brown rice.
Bunu hâlâ yapabilecek miyim?Will I still be able to do it?
Hâlâ ona kızgınım.I'm still mad at her.
Onun yer verdiği tartışmaya rağmen, sorun hâlâ çözülmemiş kalmaya devam ediyor.In spite of the controversy it aroused, the question still remains open.
Tatlım hâlâ meşgulüm.Honey, I'm still busy.
Hâlâ herkes için yeterli sandalye var mı?Are there still enough chairs for everyone?
Bu ilaç eczanelerde hâlâ satılmamaktadır.This medicine is not sold yet in pharmacies.
Köpek hala hayatta.The dog is still alive.
Onun ismini hala hatırlıyorum.I still remember his name.
İşinizden ayrılma nedeninizi hâlâ bana söylemediniz.You still haven't told me why you quit your job.
Niçin gitmemeye karar verdiğinizi hâlâ bana söylemediniz.You still haven't told me why you decided not to go.
Tom'un hâlâ biraz daha eğitime ihtiyacı var.Tom still needs more training.
Tom hâlâ evde yaşıyor.Tom still lives at home.
Tom hâlâ bana ödeme yapmadı.Tom still hasn't paid me.
Tom hâlâ anlamıyor.Tom still doesn't understand.
Tom Mary'ye hâlâ güvenmiyor.Tom still doesn't trust Mary.
Unutma hâlâ benim güvenime sahipsin.Remember you still have my confidence.
Hala İskoçya'da mısın?Are you still in Scotland?
Benim hala uzay mekiği patlamasıyla ilgili canlı anılarım var.I still have vivid memories of the explosion of the space shuttle.
Tom hâlâ kütüphanede olmalı.Tom should still be in the library.
Tom hâlâ yatakta olmalı.Tom should still be in bed.
Tom hâlâ iş başında olmalı.Tom should still be at work.
Tom hâlâ görevdedir.Tom is still on duty.
Tom hâlâ cezaevinde.Tom is still in prison.
Tom hâlâ lisede.Tom is still in high school.
Tom hâlâ okulda.Tom is still at school.
Peki ya sen? Hala arkadaşımla evli misin?How about you? Are you still married my friend?
Hâlâ biraz ekmek kaldığını umuyorum.I hope there's still some bread left.
Yeğenim hala genç olduğu için affedilmiş.Because my nephew was still young, he was forgiven.
Erkek yeğenim hala genç olduğu için onlar onun üzerine gitmedi.Because my nephew was still young, they cut him some slack.
Yeğenim hâlâ genç olduğu için cezadan kurtuldu.Since my nephew was still young, he was let off the hook.
Sen hâlâ iki yıl önce tanıdığım aynı şımarık küçük kızsın.You're still the same spoiled little girl I knew two years ago.
Kalan bilgiyi hâlâ analiz ediyoruz.We're still analyzing the remaining data.
Hâlâ başağrım var ama bu sabah kendimi daha iyi hissediyorum.I still have a headache, but I'm feeling better this morning.
Ben sana eve gitmek zorunda olduğunu söyledim. Neden hala buradasın?I told you you had to go home. Why are you still here?
Kaşallar hala bulaşık makinesinde mi?The sporks are still in the dishwasher?
O hala bana bir cevap borçlu.He still owes me the answer.
İlgili Sayfalar