Çünkü hâkimiyet, güç ve yücelik Sonsuzlara kadar Senindir!Palaima ir šlovė, ir išmintis, ir dėka, ir garbė, ir galybė, ir stiprybė mūsų Dievui per amžių amžius!
Sparta, Peleponnese'de (Bugünkü Mora Yarımadası) Argos ve Achaia hariç tüm şehirler üstünde hâkimiyet kurdu.Sparta valdė visus Peloponeso miestus, išskyrus Argą ir Achają.
İki karanın ve iki denizin hâkimi.Yra du maži ežerai ir du upeliai.
Ancak, Vahhabiler'in hâkimiyetini tanımak zorunda kalmıştı.Teko pripažinti varžovų pranašumą.
14. yüzyılda Norveç’in Danimarka’ya bağlanmasıyla, Danimarka’nın hâkimiyeti altına girdi.Nuo XVI a. Norvegija naudojosi Danijos vėliava, su kuria buvo susijusi unijiniais ryšiais.
1918'e kadar süren Rus hâkimiyeti Brest Litovsk Barış Antlaşması ile sona ermiştir.Pareigos panaikintos 1918 m., pasirašius Brest-Litovsko taiką.
Suçlu olduğuna kanaat getirince sorgu hâkimine ilk tahkikatı yaptırır.Siekdamas įrodyti savo nekaltumą, jis turi pirmas rasti tikrąjį nusikaltėlį...
21 Temmuz 2005'te, Denia şehrinden bir hâkim, lezbiyen bir çifte evlilik cüzdanı vermeyi reddetti.21. juulil 2005 keeldus Dénia linna kohtunik lesbipaarile abielutunnistust väljastamast.
Bu hâkimiyet Floransalıların kendi topraklarını tehdit niteliği taşımaktaydı.Seda aga nägi Veneetsia ohuna oma maismaavaldustega seotud huvidele.
Hâkim olarak görev yaptı.Ta on töötanud kohtunikuna.
Böylece Uzakdoğudan Ortadoğuya kadar hâkimiyet kurdu.Nendelt levis see oskus mujale Lähis-Itta.
Cosimo, Floransa Cumhuriyeti’ne hâkim oldu.Sinjoriia oli Firenze Vabariigi valitsusorgan.
1336 yılında Memlûklular bölgeyi hâkimiyetleri altına almışlardır.1366 tegid nad katse linn öösel ära vallutada.
İnsanın kendini kontrol edebilmesi için, kendinden emin, kendine hâkim olması gerekir.Eesmärgi saavutamiseks peab subjekt ennast ise kontrollima.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.Byli zdesperowani.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.De fapt, disperarea era în aer.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.De hecho, la desesperación estaba en el aire.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.En fait, une odeur de désespoir flotte dans l'air.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.Infatti, lo sconforto è nell'aria.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.사실은, 절망의 기운이 팽배해있었죠.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.Thực ra thì, cảm giác tuyệt vọng ở khắp nơi.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.Verzweiflung liegt in der Luft.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.В воздухе появляется тревога.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.Всъщност, отчаянието се носи във въздуха.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.למעשה, היה ייאוש באוויר.
Doğrusu umutsuzluk hâkimdi.وبالحقيقة فإن اليأس كان معلنا.
İslamî düşünürler, devlet adamları ve dinbilimciler arasında hâkim eğilim bu yöndeydi.이슬람교 사상가, 정치가 그리고 신학자 사이에 가장 두드러진 추세였단 겁니다.
İslamî düşünürler, devlet adamları ve dinbilimciler arasında hâkim eğilim bu yöndeydi.la începutul sec. al XIX-lea printre gânditorii islamici, oamenii de stat și teologi.
İslamî düşünürler, devlet adamları ve dinbilimciler arasında hâkim eğilim bu yöndeydi.בתחילת המאה ה-20 בין הפילוסופים, אנשי המדינה והתיאולוגים המוסלמים.
İslamî düşünürler, devlet adamları ve dinbilimciler arasında hâkim eğilim bu yöndeydi.حتى بداية القرن العشرين مدفوعاً من المفكرين المسلمين ورجال السلطة و اللاهوتين
İslamî düşünürler, devlet adamları ve dinbilimciler arasında hâkim eğilim bu yöndeydi.優勢な考え方でした。 しかし、残りの20世紀では、
Kendine hâkim ol. Hae Yeong'a yardım etmelisin.Il faut que tu restes calme pour que nous puissions aider Hae Young.
Kendine hâkim ol. Hae Yeong'a yardım etmelisin.Nyugodtnak kell maradnod, hogy segíteni tudjunk Hae Youngnak.
Kendine hâkim ol. Hae Yeong'a yardım etmelisin.Εσύ θα πρέπει τουλάχιστον να σταθείς ακέραια και να προσπαθήσεις να κάνεις τον Χαε Γιανγκ να καταλάβει.
Kendine hâkim ol. Hae Yeong'a yardım etmelisin.اهدئي عليك مساعدت تاي يونغ
Rüyanızı bir dilde görmeye başladığınızda, bilirsiniz ki sonunda ona hâkim oldunuz.Quando sogni in una lingua, allora sai di averla imparata.
Rüyanızı bir dilde görmeye başladığınızda, bilirsiniz ki sonunda ona hâkim oldunuz.Una vez que empiezas a soñar en un idioma, sabes que finalmente lo dominas.
Rüyanızı bir dilde görmeye başladığınızda, bilirsiniz ki sonunda ona hâkim oldunuz.מרגע שאתם חולמים בשפה, אתם יודעים שאתם שולטים בה סוף סוף.