Ana içeriğe geç
Sözlük

guru ile cümle

guru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.mot den rene viser du dig ren, mot den forvendte viser du dig vrang.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Orang yang rendah hati Kauselamatkan, tetapi orang yang congkak Kautundukkan
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Porque tu livras o povo aflito, mas os olhos altivos tu os abates.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.puhdasta kohtaan sinä olet puhdas, mutta kieroa kohtaan nurja.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Salvas al pueblo humilde, y humillas los ojos altivos
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.s čistým sa dokazuješ čistým a s premršteným sa dokazuješ prevráteným.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Tu mîntuieşti pe poporul care se smereşte, şi smereşti privirile trufaşe.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Vì Chúa cứu dân bị khốn khổ; Nhưng sụp mắt kẻ tự cao xuống.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Vì_Chúa cứu dân bị khốn_khổ ; Nhưng sụp mắt kẻ tự_cao xuống .
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Zakaj ti otimlješ ljudstvo ubogo, prevzetne oči pa ponižuješ.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Z uprzejmym uprzejmie się obejdziesz, a z przewrotnym przewrotnie sobie postąpisz;
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Διοτι συ θελεις σωσει λαον τεθλιμμενον οφθαλμους δε υπερηφανων θελεις ταπεινωσει.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.Защото оскърбени люде Ти ще спасиш; А очи горделиви ще смириш.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.כי אתה עם עני תושיע ועינים רמות תשפיל׃
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.‎لانك انت تخلص الشعب البائس والاعين المرتفعة تضعها‎.
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.困 苦 的 百 姓 、 你 必 拯 救 . 高 傲 的 眼 目 、 你 必 使 他 降 卑
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluların başını eğersin.困苦 的 百姓 、 你 必 拯救 . 高傲 的 眼目 、 你 必 使 他 降卑
Aldığın eğitime uygun davrandın. Bununla gurur duymalısın.أيها العريف، ما رأيك في كوب ساخن من القهوه؟
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Aber unsre Väter wurden stolz und halsstarrig, daß sie deinen Geboten nicht gehorchten,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ale oni a naši otcovia prevádzali pýchu a zatvrdili svoju šiju a nepočúvali na tvoje prikázania.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ale oni i ojcowie nasi hardzie sobie poczynali, i zatwardzili kark swój, i nie słuchali rozkazania twego.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ali oni, očetje naši, so ravnali prevzetno in postali so trdovratni in niso poslušali zapovedi tvojih
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Dar părinţii noştri s'au îngîmfat şi şi-au înţepenit grumazul. N'au urmat poruncile Tale,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.저희와 우리 열조가 교만히 하고 목을 굳게 하여 주의 명령을 듣지 아니하고
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Maar onze voorouders waren trotse, hardnekkige mensen, die weigerden naar Uw geboden te luisteren.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Mais nos pères se livrèrent à l`orgueil et raidirent leur cou. Ils n`écoutèrent point tes commandements,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men de, våre fedre, var overmodige og hårdnakkede og hørte ikke på dine bud.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men våra fäder, de voro övermodiga; de voro hårdnackade, så att de icke hörde på dina bud.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men vore Fædre blev overmodige og halsstarrige og hørte ikke på dine Bud;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Mutta he, meidän isämme, olivat ylimielisiä; he olivat niskureita eivätkä totelleet sinun käskyjäsi.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Nhưng tổ phụ chúng tôi cư xử cách kiêu hãnh cứng cổ mình, không nghe các điều răn của Chúa,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Nhưng tổ_phụ chúng_tôi cư_xử cách kiêu_hãnh cứng_cổ mình , không nghe các điều răn của Chúa ,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Õk pedig, a mi atyáink, felfuvalkodának, és megkeményíték nyakukat és nem hallgaták parancsolataidat;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Oni pak a otcové naši pyšně sobě počínali, a zatvrdivše šíji svou, neposlouchali přikázaní tvých.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Pero ellos y nuestros padres actuaron con soberbia; endurecieron su cerviz y no escucharon tus mandamientos
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Tetapi leluhur kami angkuh dan tegar hati; perintah-perintah-Mu tak mereka taati
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Но они и отцы наши упрямствовали, и шею свою держали упруго, и не слушали заповедей Твоих;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Но те и бащите ни се възгордяха, закоравиха врата си и не послушаха Твоите заповеди;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.והם ואבתינו הזידו ויקשו את ערפם ולא שמעו אל מצותיך׃
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.ولكنهم بغوا هم وآباؤنا وصلّبوا رقابهم ولم يسمعوا لوصاياك
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.但 我 們 的 列 祖 行 事 狂 傲 、 硬 著 頸 項 不 聽 從 你 的 誡 命
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.但 我 們 的 列祖 行事 狂傲 、 硬 著 頸項 不 聽從 你 的 誡命
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Aber einige Leute nennen mich eher so eine Art...Internet Guru oder -- Swami OnScreen:
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Algumas pessoas referem-se a mim como um guru da Internet ou... (Risos) ... um swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Ampak nekateri me imajo bolj za... nekakšnega internetnega guruja ali... [butca] (smeh) swamija.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.(멍청이) 하지만 몇몇 사람들은 절 인터넷 구루 같은 걸로 언급하더군요. (웃음) (실패자)스승이었죠.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Ma alcuni mi considerano più -- una specie di guru di Internet oppure -- (Risate) uno swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Maar sommigen noemen me een internetgoeroe... Rotzak (Gelach) ..of swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Men nogle mennesker referer mere til som en -- som, en slags, en internet guru eller -- (Latter) swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Mówią o mnie jako o internetowym guru albo... [KRETYN] mistrzem duchowym.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Unii oameni ma vad insa mai mult ca pe un fel de guru al internetului... (Râsete) - pe ecran: Idiot. Swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Некоторые говорят обо мне, скорее как о некоем интернет-гуру (Смех) или наставнике.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Но повечето ме познават като гуро в интернет или - (Смях) свами.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.אבל יש כמה אנשים שמעדיפים לקרוא לי גורו אינטרנט או... [אידיוט] סוומי.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.لكن بعض الناس يشيرون إلي أكثر كـ - خبير انترنت أو - (ضحك) سوامي
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Aber es war ein Gefühl von Stolz das wir Dinge herstellten, das die Welt um uns von uns gemacht wurde.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Ale byl to pocit hrdosti proč jsme tvořili věci, že svět okolo nás jsme si sami vytvořili.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Ale jest w tym poczucie dumy, że coś wykonaliśmy, że świat wokół nas był przez nas stworzony.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Dar a fost un sentiment de mândrie că am făcut lucruri, că lumea din jurul nostru a fost făcută de noi.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.De volt egyfajta büszkeség abban hogy dolgokat alkotunk, hogy a minket körülvevő világ általunk teremtődött.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod