Ana içeriğe geç
Sözlük

guru ile cümle

guru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kurduğu şirket daha sonra Alman Siemens gurubunun bir parçası oldu.Danas je njegova tvrtka dio njemačkog konglomerata Siemens.
Altızlardan biri olmaktan gurur duyuyor.Postati jedno poput Presvetog Trojstva 6.
O kadar gurur duyar ki, herhangi bir şeyin sanatını yenebileceğini reddeder.Međutim, priznaje da ne vjeruje da sama umjetnost ima snagu nešto promijeniti.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Potpuna gospodarska ovisnost o metropoli.
Bu benim için çok gurur vericiydi.Bili smo vrlo ponosni na naš trijumf.
Genellikle Fransızca yazmasına rağmen Romanya'nın en çok gurur duyduğu isimlerden biridir.Iako je Ionesco pisao gotovo samo na francuskom, on je jedan od najodlikovanijih rumunjskih umjetnika.
Ayvacıkspor ilçenin gururudur.Neimaština tjera me na gordost.
Kişi, başarı sonrası bundan büyük gurur duyar."Trenutak u kojem se osjećate itekako ponosni".
Beşiktaş taraftarı önünde oynamak gurur verici olacak.Igra na poziciji prednjeg veznog igrača.
Kendisine Guru olarak seslenilmesini reddetti.Reaktivirao se kao učitelj.
Bir süre sonra yıllar geçer ve Monroe gittikçe hapishane gururu olmaya başlar.Godine prolaze, a Barry je postao omražen na dvoru.
Seninle gurur duyuyoruz!Som na teba neuveriteľne pyšná.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Vízia civilizácie lásky .
Bu nokta onun en büyük gururu ve ilk gafı idi.Táto kniha bola jeho prvotinou a zároveň jeho najúspešnejšou.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Chcel som, aby vedel, že som na neho pyšný.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Vďaka tomu dostal Monserrat vzhľad európskych metropol.
Gerçekten gurur duyduğumuz bir albüm yaptık ve şimdi de onun yükselişini izlemeye başlıyoruz.Postupne ho začala opantávať pýcha a rozhodol sa skúšať ich vševedúcnosť.
Nüfusun tamamı Alevi Türkmen olup, başka hiçbir inanç ve etnik guruba mensup insan bulunmamaktadır.To sa vy nehanbíte uznávať iba tri jazyky a prikazovať, aby všetky ostatné národy a kmene boli slepé a hluché?
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Irski terierji so zelo socialni in se dobro razumejo z ljudmi.
Fakat, oldukça cesur ve gururludur.Je zelo močan in pogumen.
Gurur duydum onunla.On me je navdušil.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Ponosen je na svojo družino, dom in delo.
Sanherib teknolojileri ile gurur duyulmakta ve bunları yazıtlarında çalışanlarına detaylı anlatmaktadır.Sanherib je bil ponosen na tehnologijo in jo opisuje v nekaterih podrobnostih v svojih napisih.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Kritični so bili tudi glede urbanističnega načrtovanja v metropolitanski regiji.
Su türbinleri iki gurupta ele alınır.Pristanišče varujeta dva valobrana.
Bunu yapmaktaki tek sebebim Gurumun bana öyle söylemesiydi.To je bila moja prva izkušnja s homoseksualcem, za katerega sem vedel, da to je.
Gururu her şeyden önce geliyor.Dogódek je po SSKJ vse kar se zgodi.
Hamedan halkı, kentin tarihi mirasıyla gurur duyar.Ljudje v Münstru so bili ponosni na svojo novo "zgodovinsko" mestno hišo.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Odločil sem se zanjo in počutim se presrečno.
Guruların aynı ruha (veya 'jot'a) fakat farklı bedenlere sahip olduklarına inanılır.Čuti svoj obstoj, vendar čuti tudi druga telesa.
Ligerlar yarışmada yüzükleri gururla fırlatmışlardır ama Denizci Kardeşler onları yenmiştir.V tesnem boju so jih konkvistadorji premagali z rapirji.
Bugün Türkiye'nin birçok üniversitesindeki Uygur'lu gençleri görmek bizleri gururlandırmaktadır.Danes je osmanščino še mogoče študirati na turških univerzah.
Ulusun gururu tüm ülke üzerinde parlıyor: Halkın huzuru, adaleti ve özgürlüğü için.Gre za vse, za prihodnost njihovih otrok, za sveto stvar, za pravico in svobodo.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Gerai išvystytas susisiekimas, yra metropolitenas.
Gurur duyduk.Aš buvau įžymybė.
Fransız uçakgemisi Charles de Gaulle ve savaş gurubuna ana üs olarak hizmet verir.Oro uostas pavadintas Prancūzijos generolo ir politiko Charles de Gaulle garbei.
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.Mokinys apie Zivnį visada atsiliepdavo labai pagarbiai, nors pats greitai pranoko mokytojo talentus.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Jis yra Viešpatija ir Jam visa garbė.
Ben eğer bakkal yapıyorsam bununla gurur duyarım.Lietuviška gimnazija manoji, Gerbiu Tave, didžiuojuos, kad esi.
Kasady hareketleri medyanın ilgisini çektiğinde gurur duyar.Paduvoje susidomėjo Paduvos averoistų pažiūromis.
Gurubun dağılmasıyla, Hamilton Gandhi Grubu adında başka bir grup kurdu.Kai kurios bendruomenės pradėjo bado streikus Mohando Gandhi pavyzdžiu.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Jį ragaudavo su šeima ir draugais.
Gurur duydum onunla.Jis garbintas kartu ja.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Šviesa akis džiugina, meilė širdį glamonėja.
1519) 1469 - Guru Nanak Dev, Sihlerin ilk gurusu (ö.1469 – guru Nanakas (Nanak), sikhizmo religijos pradininkas.
Gurur duymadığım şeyler yaptım.Aš esu padaręs dalykų, kuriais nesididžiuoju.
Benimle gurur duymalısın.Tu turi manim didžiuotis.
Babası onunla gurur duyar.Isa oli selle üle uhke.
Böyle bir kulüpte oynayabilmek benim için gururdu.Soovitatav on mängida oma tasemele vastava palliga.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Rothenburg on tuntud oma keskaegse vanalinna poolest ja väga populaarne turistide seas.
Gurur renkleri olarak da tanımlanabilir.Seda kirjeldatakse ka kui armastuse värvi.
Guru Arjan, 1604'te Sihizm yazıtını yeni tapınağın içine yerleştirdi.Sikhide pühakirja koostas 1604. aastal guru Ardžan.
Gururlu tavrı ile tanınmıştır.Ta on tuntud oma religioossuse poolest.
Saçlarım benim gururumdu.Sifil olid kullast juuksed.
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Amet muutus suguvõsas pärandatavaks.
Gurur duyduk.Rõõm sinust.
Bir Guru aramayın, hatta birini düşünmeyin bile.Ärge uskuge niisugust filosoofiat, otsige teist.
Gururu her şeyden önce geliyor.Jumal ilmutab end kogu aeg kõiges.
Sonuçta, Guru bir amacın aracıdır, kendisi amaç değildir.Peale selle, see, mis on viimne eesmärk, ei ole eesmärgi pärast.
Yeni albümdeki aranjmalarla gurur duyuyoruz.""Oleme uue albumiga väga rahul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod