Kemaliye’nin günümüzde, gurbette çok sayıda nüfusunun olduğu tahmin edilmektedir.Kinkiregionen är känt för att det finns så många privata järnvägsföretag.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.Det vanns av den utvandrade engelsmannen Dr. James Moore, som använde en cykel med solida gummidäck.
TRT 1 de Gurbette Aşk adlı dizide rol almaktadır.Thyra 1 existerar fortfarande under namnet Dragö.
Köyün gurbette 2 derneği vardır.I kyrktornet finns två klockor.
Gurbettekileri unutmamak gerekir.Не варто забувати і про позашляховики.
Şair için artık gurbet yılları başlamıştır.У тому ж році поет повісився.
Gurbete giden işçiler zaman zaman köylerine dönerler.Тому маршрутні таксі досить часто їздять до села.
Köy nadiren gurbetçilikle geçinmektedir.Йорк рідко виступає як сольний виконавець.
Gurbetçilik hâlâ önemli bir geçim şeklidir.Жупанія є також важливим транспортним вузлом.
Özellikle yaz aylarında gurbetçiler köye akın etmektedirler.V létě zřejmě pastevci kočovali.
Ayrıca yurt dışında hatırı sayılır bir gurbetçi barındırmaktadır Halkaçayır.I já dostal řadu nabídek, abych v cizině zůstal.
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî onun hakkında; "Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim.Iar ea va fi atunci dispusă să-l ierte (S.: Wie hat' ich das erworben: Ce-am făcut eu să merit asta?)
Yurt dışına birçok gurbetçi göndermiştir.Câteva sute se trimiteau în străinătate.
Bunun dışındaki göçler gurbet nedeniyle olmuştur.Cu toate astea am rămas cu sechele din cauza subnutriției.
Özellikle garın arkasındaki oteller gurbetçilerin mekanıydı.Locuințele erau mai ales colibe de suprafațǎ.
Almanya'da doğan gurbetçi futbolcu.Németországban született flamand festő.
Çoğunluk gurbettedir.A többség polinéz.
Köyün eğitim düzeyi çok yüksek olmasından dolayı gurbette çok fazla memur nüfusu bulunmaktadır.A bankszektorban dolgozók magas száma miatt igen nagy az átlagjövedelem is.
İlk plağını 1969'da çıkardı ( Asrı gurbet harab etmiş köyümü ).Első cikkét a nagyváradi Fáklya közölte (1969).
Gurbet fazladır.Enemmän kuin tango.
Ayrıca gençlerin çoğu da gurbette çalışmaktadır.Monet aikuisista osaavat myös bežtaa.
Yaz aylarında gurbetçilerin getirdiği kaynak sayesinde ilçe ayakta durmaktadır.Kylällä edelleen kesäaikaan lipotaan Perämerestä lähtöisin olevia siikoja.
Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde çalışan gurbetçiler sayısı 3500'ü geçmektedir.Οι μετανάστες που πέθαναν κατά τη διάρκεια του ταξιδιού τους προς την Ευρώπη ξεπέρασαν τους 3.500.
İlk plağını 1969'da çıkardı ( Asrı gurbet harab etmiş köyümü ).Han udgav sin første plade i eget navn i 1969 (The Baptised Traveler).
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Peter bryr seg om sin mor og ønsker henne ny lykke.
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî onun hakkında; "Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim.Dalam riwayat yang lain disebutkan: "Maka dia akan menjadi milik sekutunya dan Aku berlepas diri darinya."
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Tong mengucapkan salam perpisahannya dan lantas berangkat dengan mobil.
Birçok aile fertleri gurbetçi olarak yurtdışına işçi gitmiştir.Banyak negara mendatangkan pekerja rumah tangga dari luar negeri.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.Người vô địch là James Moore của Anh với chiếc xe đạp gỗ có lốp bằng sắt.
Gurbetçiliğin başlangıcı, Zonguldak'tır.Tỉnh lỵ là Zonguldak.
Eriyorum git gide, Elveda her ümide, Gurbet benliğimi de Bitirmiş bir içimde!あんこはお別れに、たまこともち蔵に持たされたつきたてのお餅を渡す。
Gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak doğdu.朝信はその分家の子として生まれた。
Ayrıca yurt dışında hatırı sayılır bir gurbetçi barındırmaktadır Halkaçayır.また、海外での長期駐在者も免除の対象となる。
Özellikle garın arkasındaki oteller gurbetçilerin mekanıydı.亀の井バス 元々は亀の井旅館のバス部門。
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî onun hakkında; "Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim.세이야로서의 일인칭은 「俺(오레)」, 파이터 때는 「アタシ(아따시)」.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.우승자는 국외에 살던 영국인 제임스 모어로 쇠로 만든 타이어를 쓰는 목재 자전거를 사용하였다.
1972'de Mesut Aytunca ilk solo plağı "Gurbet İlde / İki Seven Deli Olmaz Mı?"yı çıkardı.ב-1977 הוא הוציא סינגל סולו ראשון בשםDoin' That Crazy Thing/Goin' Down To Rio.
"Gurbet Kadını", "Aşk Oyunu", "Elveda Rumeli" ve "Cennet Mahallesi" gibi dizilerde rol aldı.Участвала е в „Гурбетчийката“, „Любов към играта“, „Elveda Rumeli“ и „Cennet Mahallesi“.
Gurbettekileri unutmamak gerekir.Не трябва да се събират прецъфтели стръкове.
"Gurbet mektupları".Писмата на Махатмите“.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Poslovila se je od mame in se s smučmi odpravila na pot.
İlk plağını 1969'da çıkardı ( Asrı gurbet harab etmiş köyümü ).Prvo zbirko je objavil leta 1969 (Zemlja molči).
Azer Bülbül Almanya'da Yaşayan Bir Gurbetçiydi.Delil je enako usodo kakor Trubar, ki je v Nemčiji živel.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.Jas laimėjo anglų emigrantas James Moore kuris važiavo su mediniu dviračiu metalinėmis padangomis.
Gurbetçilik hâlâ önemli bir geçim şeklidir.Aurustumine on oluline veeringe osa.
Acı dolu hikayemi anlatacak, Neden buradayım, bu gurbette, annemden ayrı?Cantando nuestra historia de dolor, ¿Por qué estoy aquí, en un lugar desconocido, lejos de mi madre?
Acı dolu hikayemi anlatacak, Neden buradayım, bu gurbette, annemden ayrı?pour chanter le récit de notre douleur, Pourquoi suis-je ici, dans un lieu étranger, loin de ma mère ?
Acı dolu hikayemi anlatacak, Neden buradayım, bu gurbette, annemden ayrı?Warum bin ich hier, an einem fremden Ort, weit weg von meiner Mutter?
Acı dolu hikayemi anlatacak, Neden buradayım, bu gurbette, annemden ayrı?Τραγουδώντας την ιστορία του πόνου μας, Γιατί είμαι εδώ, σε ένα ξένο μέρος, μακριά από τη μητέρα μου;
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-A Beeróťania boli utiekli do Gittaima a pohostínili a pohostínia tam až do tohoto dňa.
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-be'erotittene var flyktet til Gitta'im, og der har de holdt til helt til denne dag.
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-bili so pa Berotčani bežali v Gitaim in so ondi prebivali do današnjega dne).
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-dog var Be'erotiterne flygtet til Gittajim, hvor de bor som fremmede den Dag i Dag.
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-Elfutottak vala pedig a Beerótbeliek Gittáimba, és lõnek ott jövevények mind e mai napig.
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-et les Beérothiens s`étaient enfuis à Guitthaïm, où ils ont habité jusqu`à ce jour.
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-I Beerotiti si erano rifugiati a Ghittàim e vi sono rimasti come forestieri fino ad oggi
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-일찍 브에롯 사람들이 깃다임으로 도망하여 오늘까지 거기 우거 함이더라
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-los berotitas huyeron a Gitaim, donde habitan como forasteros hasta el día de hoy.
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-mặc dầu chúng đã chạy trốn nơi Ghi-tha-im, là nơi chúng ở cho đến ngày nay.
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-mặc_dầu chúng đã chạy trốn nơi Ghi-tha-im , là nơi chúng ở cho_đến ngày_nay .