Ana içeriğe geç
Sözlük

gruplar ile cümle

gruplar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Umarım bunu sürdürecek diğer gruplar da çıkar.” diyordu...Laat die andere jongens het nu maar eens proberen."
Çiftlik ayrıca ziyaretçi turist gruplarını da kendine çeker.De boerderij wordt druk bezocht door toeristen.
Diğer tüm gruplar ya kapatıldı ya da satıldı.Alle andere activiteiten werden verkocht of afgestoten.
Bu gruplar Arafat'ın nüfuz alanı dışında hareket ediyor ve el-Fetih ile çekişme içine giriyordu.De Grenslandhallen werden uitgebreid met de Ethias Arena en Plopsa Indoor Hasselt.
Bu gruplar, belirli zaman ve yerlerde evlerde toplanır.Deze teams treffen elkaar één keer thuis en één keer uit.
Kendisine ilham veren gruplar arasında AC/DC, Deep Purple, Mercyful Fate ve Metallica vardır.O'Brien werd ook geïnspireerd door groepen als AC/DC, Black Sabbath, Deep Purple, Mercyful Fate en Metallica.
Son 32 Gruplarında ilk dört sırayı 24 takım Son 32'ye kalır.De beste vier per groep gaan door naar de laatste 32.
1995 yılında bu üçlü 'The Lotus Eaters' adındaki ilk gruplarını kurdular.In 1995 presenteerde het tot op heden belangrijkste model, de Lotus Elise.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Światowa Organizacja Zdrowia zaleca przeprowadzanie testów jedynie wśród grup podwyższonego ryzyka.
Frank, 11 yaşından beri değişik gruplarda çaldı.Frank od 11 roku życia gra w różnych zespołach.
Bundan önce Antidote, Thunder ve Road Block gibi gruplarda çalmıştı.Przed tym grał już z zespołami Antidote, Thunder i Road Block.
Kid Quarkstar, Mondello ve Happy Dog gruplarıyla çalıştı.Valentine grał w zespołach: Montag, Kid Quarkstar, Mondello, Happy Dog i Phases.
Bunlar HH II bölgelerindeki yıldız teşekkülünde yaygındır ve genellikle geniş gruplar hâlinde bulunurlar.Są one wszechobecne w gwiazdotwórczych regionach H II i często znajduje się je w większych grupach.
25 Haziran'da B1A4, idol gruplarının bebek bakıcılığı yaptığı ‘Hello Baby’ programının 6. sezonuna katıldı.25 lipca B1A4 wzięli udział w 6 sezonie reality show Hello Baby.
Şeytan ise onun kan, din, dil, inanç, meslek gruplarıydı.Erkenek (alternatywnie: Erkecel, Erkecey, Ernek, İrkenek, İrkeyel) – postać fikcyjna.
Eleme grupları 25 Mart 2011 tarihinde başlamıştır.Faza grupowa rozpoczęła się 25 marca 2011 roku.
Diğer tüm gruplar ya kapatıldı ya da satıldı.Inne zostały zamknięte lub sprzedane.
Compton's Most Wanted ve The Warzone gruplarının bir üyesidir.Członek grupy Compton’s Most Wanted.
Ağustos 2012'de, Neon Trees ve Walk the Moon gruplarıyla beraber kısa bir turneye çıktılar.W sierpniu 2012 koncertowali z zespołami Neon Trees i Walk the Moon.
Törende Beastie Boys, D12 ve Yeah Yeah Yeahs isimli müzik grupları sahne almıştır.Podczas gali wystąpili Beastie Boys, D12, Yeah Yeah Yeahs.
Çinliler; Çin ile bağdaşlaştırılmış çeşitli bireyler ve gruplar.Chińczycy – różne osoby lub grupy etniczne powiązane z Chińską Republiką Ludową i Republiką Chińską.
Proteobakteriler (Proteobacteria) bakterilerin ana gruplarından birini meydana getirirler.Proteobakterie (łac. Proteobacteria) – jedna z największych grup (typ) bakterii.
Michaels ve Kevin Nash, Triple H'i gruplarına almak için onu Raw'a getirmeyi planlamıştı.Michaels i Kevin Nash próbowali namówić Triple H’a do przejścia na Raw i dołączenia do grupy.
Kalan 8 tane familya ise incertae sedis olarak çeşitli kapalı tohumlular takım gruplarına dağıtılmıştır.Osiem pozostałych rodzin umieszczanych jest w różnych grupach grupujących określone rzędy okrytonasiennych.
Wang Mang'ın orduları, bu isyancı grupları bastıramadı.Armie wysłane przez Wang Manga nie zdołały pokonać ciągle powiększających się sił powstańców.
Çeşitli gruplara katılmış olan Palladino; şu anda John Mayer Trio ve The Who gruplarında basgitar çalmaktadır.Był członkiem wielu zespołów muzycznych, aktualnie występuje z John Mayer Trio i The Who.
Bu dergi, her genel kurul sonrası tüm yerel gruplara dağıtılmaktadır.Magazyn dystrybuowany jest do wszystkich grup lokalnych w krótkim czasie po każdym Walnym Zgromadzeniu.
Kedilerin çoğunluğu gibi, anne-yavru gruplarının dışında jaguar tek başına dolaşır.Jak większość kotowatych, jaguar żyje samotnie.
Sonrasında daha fazla gruplar da oluşturuldu.Później powstawały także inne obozy.
Viking grupları kuzey Fransa'ya yerleşmesi.Wyprawa wikingów do Ameryki Północnej.
Ancak bu galibiyet gruplardan çıkmalarına yetmedi ve elendiler.Ale nie wystarczały wam wasze mercedesy, bachory.
Nitekim grup canlı bir gösteri sergiledi ve böylece yerel çevrenin en popüler gruplarından biri haline geldi.Gdy zespół wreszcie pojawił się na żywo, stał się jedną z najpopularniejszych rozrywek w okolicy.
Bu inşa, çokkatlının homoloji gruplarına ilişkin önemli bilgiler verir.Opis mieszkania dostarcza wielu ważnych informacji na temat bohaterów.
Drumlinler drumlin sahası denen gruplar halinde bulunur.Okolice Zbójna z polem drumlinów.
Günümüzde bazı neo-Nazi gruplar svastika kullanmaya devam etmektedirler. ^ "Swastika."Część organizacji neonazistowskich kontynuuje używanie swastyki.
Bu alan katılımcıların yaş gruplarına göre birkaç bölgeye bölünecektir.W zależności od wieku ma miejsce podział uczestników na grupy.
Bu iftiralar bazı Hristiyan gruplar içinde ve yakın zamanda Müslümanlar tarafından halen kullanılmaktadır.Niegdyś byli to praktycznie tylko chrześcijanie, dziś żyje tam także bardzo wielu muzułmanów.
Bu kelebekler genellikle 2-3 hayvandan oluşan gruplar hâlinde dolaşırlar.Zazwyczaj owocniki wyrastają grupkami po 2-3.
Müzik tarzını, etkilendiği Rancid, Misfits ve Bad Religion gruplarından almıştır.Tymi, którzy wpływali na jego styl, byli Rancid, Misfits i Bad Religion.
Geri kalan % 11 ise Khmer, Lao, Malay gibi gruplardan oluşmaktadır.22% ludności to mniejszości wywodzące się z językowej grupy Mon-khmer takie, jak Khmu, Lamet i Lawa.
Küçük aile grupları içerisinde yaşadığı tahmin edilir.Żyją w małych grupach rodzinnych.
Şirket ilk önceleri yalnızca Norveçli gruplarla anlaşma yapıyordu.Z początku zajmowała się wydawaniem tylko płyt zespołów z Norwegii.
Aynı zamanda simplektit ölçü grupları da düşünülebilir.Symulowane mogą być również tablice wielowymiarowe.
Grubun sonraki gelişimi diğer gruplardan farklı olur.Jej budowa różni się u poszczególnych grup.
En sevdiği grupların parçalarını gitarda çalabiliyor.Posiada ruchomy stelaż na swoje ulubione gitary.
Gezici işçi denetçi gruplarının kurulmasını istiyoruz.Przeznaczona do szkolenia zespołów obsługi wyrzutni.
Bu gruplardan her biri sekiz kişi olmalıdır.Maksymalna liczba osób w takiej drużynie to 8 osób.
Outlook Grupları ücretsiz indirilebilir, ancak bir Office 365 aboneliği gerekiyor.Zaznaczono, że nie będzie wymagać subskrypcji Office 365.
8 ila 100 bireyden oluşan gruplar içinde yaşarlar.Żyją w grupach liczących 8–200 osobników.
1995 yılında bu üçlü 'The Lotus Eaters' adındaki ilk gruplarını kurdular.Z początku (1995-1997) zespół nosił nazwę "The Lotus Eaters".
Green day ve Blink 182 bu türün yaygınlaşmasındaki baş gruplardı.Jednak dwa miesiące wcześniej Green Day i zespół Blink-182 ustalili wspólną trasę koncertową.
Google, servisleri için birçok resmi yardım grupları oluşturmuştur.Od strony administracyjnej pojawiło się oficjalne wsparcie dla wielu nowych serwerów.
Normal sezon sonunda gruplarında son sırayı alan birer takım yerel lige düşerler.Na koniec sezonu najgorsze drużyny spadają do ligi regionalnej.
Türün öncüleri Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema adlı İngiliz gruplardır.Prekursorami death doomu były grupy: My Dying Bride, Paradise Lost oraz Anathema.
Grupları diğer gruplar arasında yuvalamak mümkün değildi.Organizacja nie miała żadnych kontaktów z innymi grupami.
Bilişim teknolojisinin 34 farklı alanı ile ilgilenen Özel İlgi Grupları vardır.Obecnie zrzesza 34 koła naukowe zajmujące się różnymi dziedzinami prawa.
Farklı farklı isimlerle amatör müzik yapan bu gruplardan birisi de Damlalar ismini taşıyordu.Warto zaznaczyć, że rody o takich samych nazwiskach używały też odmian.
Sonraları Morello The Clash, The Sex Pistols ve Devo gibi ünlü gruplardan etkilenmiştir.Zaczął interesować się takimi zespołami, jak Sex Pistols i The Clash.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Nigdy nie uzyskał znaczącego stanowiska państwowego, pomimo swych licznych koneksji.
Fonksiyonel gruplar organik moleküllerin omurgalarına bağlı olurlar.Podwozie robota zastępuje organicznymi nogami mrówek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod