Ana içeriğe geç
Sözlük

gruplar ile cümle

gruplar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu rekabetler farklı gruplar arasında resmi yarışmalar şeklinde olmuştur.Competições oficiais estão sendo realizados em várias categorias.
Hayvanlar sakin ya da hareketli gruplar halinde ele alınmışlardır.Animais são encontrados em posições estereotipadas, ou atitudes.
Bölgedeki partizan gruplar, kuşatılan Alman birliklerinin tasfiye edilmesinde önemli bir rol oynadılar.O movimento de resistência italiano se tornou muito ativo nesta zona ocupada parcialmente pelos alemães.
Böylece gruplarda gol atan en genç Portekizli futbolcu oldu.Tornou-se o mais jovem jogador português a marcar um gol na fase de grupos daquela competição.
Diğer proto-black grupları; Hellhammer, Celtic Frost ve Mercyful Fate’dir.Essa primeira onda do black metal inclui bandas como Venom, Hellhammer, Bathory, Celtic Frost e Mercyful Fate.
Bölgedeki bazı gruplar ise Aramice dilinden vazgeçmemek için direndi.A banda recusou abandonar a língua materna.
Küçük gruplar bir öğretim üyesinin gözetiminde çalışırlar.Os alunos trabalham em grupo, sob a orientação de pelo menos um docente.
Kreator, Sodom ve Tankard gruplarıyla beraber ''Büyük Teutonic 4(The Big Teutonic Four)''den biridir.Junto aos seus conterrâneos do Sodom, Tankard e Kreator formam o "Big 4 do Thrash Alemão".
Diğer bir görüşe göre Mann-Whitney U sınamasının 3 veya daha çoklu gruplara genişletilmesidir.Ele estende o teste U de Mann-Whitney quando há mais de dois grupos.
Buna ek olarak her hafta çeşitli yaş gruplarından ünlülerde konuk yorumcu olarak programa dahil olurlar.Além dos dois, o programa conta também com alguns jurados convidados a cada semana.
Polonyalı en önemli ekstrem metal gruplarından biridir.Um dos resorts poloneses mais importantes.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.As divisões entre todos esses grupos são duras e suas fronteiras não são sólidas.
Bir etkinlik alanı düzenlemek isteyen grupların bazı şartları sağlaması gerekir.Os grupos que desejem hospedar um site Jam terão de cumprir determinados requisitos.
A ve B Grupları'nda son iki sırayı alan takımlar bir alt lige düştüler.Os dois primeiros dos Grupos A e B avançam às Semifinais.
Küçük ve büyük gruplar takım oyununu kuvvetlendirmektedir.As integrantes dos grupos MAJOR e MINOR completarão missões para mostrar suas habilidades.
Resimlerdeki karakter grupları düşünceli ya da şaşkın haldedir.As facções das personagens apresentam atitudes reflexivas ou extáticas.
Minor Threat, T.S.O.L., D.R.I., D.I., Verbal Abuse, Dr. Know ve The Stooges coverlanan gruplar arasındaydı.A banda regravou canções de bandas como Minor Threat, TSOL, DRI, D.I., Verbal Abuse, Dr. Know e The Stooges.
Lise yıllarında küçük caz gruplarında çalmaya başladı.No colegial, ela começou a tocar num pequeno grupo de jazz.
Günümüzde toplam Sibirya nüfusunun %10’undan daha aşağıda bir sayı oluşturan yerli gruplar kalmıştır.Há um considerado número de grupos indígenas, mas que representam somente 10% da população total da Sibéria.
Bu uzaylılar 10'luk gruplar halinde omnitrixin içindedir.Este Alien não apareceu em Ben 10 Omniverse.
Bulunduğu tüm gruplarda şarkı yazarlığı yapmaktadır.Desde então, ela canta em todos os lugares que ela tem fãs.
Dünyanın en özel taraftar gruplarından birine sahibiz." açıklamalarında bulunmuştur.Nós demonstramos que temos a mais forte equipe do mundo”, comentou o campeão.
Taifal grupları, yerleşik olmaya parçalanmış bir yaşam formunu sürdürmüşlerdir.Famílias que trouxeram um pouco do jeito interiorano de morar.
Diğer etnik gruplar; Filipinliler (%25,5), Beyazlar (%10) ile diğer Çinli, Japon ve Koreli azınlıklardır.Outros grupos étnicos são 25,5% filipinos, 10% caucasianos, chineses, japoneses, coreanos e outros.
Daha sonra yaklaşık 3 yıl boyunca amatör müzik hayatına çeşitli müzik gruplarında vokal olarak devam etmiştir.Juntos por cerca de 3 anos, o grupo aproveitou para passar por diversas áreas da música eletrônica.
Iron Maiden, Saxon ve Def Leppard gibi NWOBHM grupları heavy metal türüne yeni bir enerji katmışlardır.O NWOBHM, que incluía bandas como Iron Maiden, Saxon e Def Leppard, deu uma nova carga de energia ao gênero.
Öte yandan cephe gerisindeki partizan grupları faaliyete geçmişlerdi.Aqueles na parte de trás da emboscada se levantaram.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Estatísticas oficiais sobre etnia não estão disponíveis.
A, B, C, D grupları Güney Kore'de, E, F, G, H grupları Japonya'da maç yapmıştır.Os times participantes dos grupos E, F, G e H jogaram no Japão.
Bu küçük grupların, birbiriyle akraba olan hayvanlardan oluştuğu tahmin edilir.Isto é ainda mais verdadeiro quando considera-se animais de parentesco próximo.
Memeliler ve kuşlar ise, diğer grupların aksine, renklendirme için melanosit adındaki hücre grubuna sahiptir.Os mamíferos e aves, em vez de cromatóforos, possuem células chamadas melanócitos que lhes conferem cor.
Diğer önemli etnik gruplar Fransızlar, Cebelitarıklılar ve İskandinavlar'dır.Outras etnias incluem franceses, gibraltinos e escandinavos.
Diğer gruplarda görülür.Entre outros grupos.
Çarşıda her ticarethane gruplar hâlinde ayrı bölümleri oluşturmuştu.Em toda parte criou Clubes Abolicionistas.
Aria (Ария) 1985 yılında Moskova, SSCB'de kurulan Rusya'nın ünlü heavy metal gruplarından biridir.Ария é uma banda de heavy metal russa, formada em 1985 em Moscou, antiga URSS.
Birincil grupların oluşumu ikincil grupların içinde olur.Primeira Fase As associações serão distribuídas em grupos regionalizados.
Bu sayı grupları kuramında iki tip sonsuz sayı birbirinden ayrılmıştır.Então entre dois números quaisquer existem infinitos outros números.
Bu dönemde Beş Hececiler ve Yedi Meşaleciler grupları kurulmuştur.Cinco anos depois, o grupo era formado por cinco padres e sete estudantes.
Delege başkanları genel kurulda ve çalışma gruplarında ülkelerini temsil eder.Os Estados se reúnem em assembleias, comitês e em grupos de trabalho.
Benzer yöntemler daha farklı sayıdaki gruplara da uygulanabilir.Comparações análogas podem ser feitas para a maioria das demais graduações.
Bu tarihten önceki konserleriyse küçük gruplara verilmiştir.Alguns nomes do PRIDE acabaram indo para organizações menores.
İki ön eleme turunu geçen takım gruplara kaldı.Pode acolher dois passageiros que ficam virados para a frente.
Takımlar gruplar halinde kendi aralarında rekabet etti.Os atletas se enfrentaram uma única vez dentro de seus grupos.
2 Haziran 1986. s. 13. ^ "Türkiye liglerinde gruplar Resmi Gazete'de yayınlandı".28 de janeiro de 1991 «Livro recupera o passado nas capas dos jornais».
Bu kayıtları başka gruplardaki ve kendi grubundaki müzisyenlerle devam etmiştir.Formou uma banda com ele e com outros músicos.
Umarım bunu sürdürecek diğer gruplar da çıkar.” diyordu...Precisamos de mais líderes inspirados como este."
Ilımlı liberalleri temsil eden Oktobristler ile tutucu gruplar ise azınlıkta kaldı.De forma que nós estamos hoje, com descendentes de negros marginalizados, por nós próprios.
1905 Devrimi sırasında Tacikistan'da ilk sosyal demokrat gruplar faaliyet göstermeye başladı.Em maio de 1975, a primeira reunião plenária de todos os grupos regionais da comissão foi realizada em Quioto.
Bu etnik grupların büyük kısmı Almanlar, Slavlar ve Macarlar'dan oluşmaktaydı.Sua maioria dependia destes, dos poloneses e dos clericais.
Yahudi geleneklerine uyan çeşitli gruplar bulunmaktadır.São vários grupos em todos os continentes que observam práticas judaizantes.
Ülkedeki muhalefet gruplarını nasıl organize ediyorlar?Como se organizam os grupos de oposição no país?
80'lerde Chastain ve Prizoner gibi heavy metal gruplarında çaldı.In de jaren 80 speelde hij in heavymetalgroepen als Chastain en Prizoner.
İletişim grupları Spotlight'a dayalı akıllı gruplar.Slimme groepen, gebaseerd op Spotlight.
Gruplar hâlinde avlanırlar.Ze jagen in groepen.
Özellikle uzay gruplarıyla ilgilendi.Hij hield vooral van Space Invaders.
Lie gruplarının ilk örneklerinin tümü klasik grupların sınıfı içine düşüyor.All van deze voorgaande voorbeelden van lie-groepen vallen in de klasse van de klassieke groepen.
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.Volgens de Verenigde Naties zijn de Rohingya één van de meest vervolgde minderheden ter wereld.
Tatić Monaco, Sonus ve Skitnice gibi gruplarda şarkı söyledi.Ze zong in bands als Monaco, Sonus en Skitnice.
Çocukken, Sanda çeşitli korolarda ve gruplarda şarkı söyledi.Als kind zong ze al in verschillende koren en groepjes.
Bu gruplar da bazen diğer Protestanlar tarafından taciz edildiler.Hierover wordt soms geklaagd door de andere bevolkingsgroepen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod