grupları ile cümle
grupları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu inşa, çokkatlının homoloji gruplarına ilişkin önemli bilgiler verir.Opis mieszkania dostarcza wielu ważnych informacji na temat bohaterów.
Bu alan katılımcıların yaş gruplarına göre birkaç bölgeye bölünecektir.W zależności od wieku ma miejsce podział uczestników na grupy.
Müzik tarzını, etkilendiği Rancid, Misfits ve Bad Religion gruplarından almıştır.Tymi, którzy wpływali na jego styl, byli Rancid, Misfits i Bad Religion.
Küçük aile grupları içerisinde yaşadığı tahmin edilir.Żyją w małych grupach rodzinnych.
Aynı zamanda simplektit ölçü grupları da düşünülebilir.Symulowane mogą być również tablice wielowymiarowe.
En sevdiği grupların parçalarını gitarda çalabiliyor.Posiada ruchomy stelaż na swoje ulubione gitary.
Gezici işçi denetçi gruplarının kurulmasını istiyoruz.Przeznaczona do szkolenia zespołów obsługi wyrzutni.
Outlook Grupları ücretsiz indirilebilir, ancak bir Office 365 aboneliği gerekiyor.Zaznaczono, że nie będzie wymagać subskrypcji Office 365.
1995 yılında bu üçlü 'The Lotus Eaters' adındaki ilk gruplarını kurdular.Z początku (1995-1997) zespół nosił nazwę "The Lotus Eaters".
Google, servisleri için birçok resmi yardım grupları oluşturmuştur.Od strony administracyjnej pojawiło się oficjalne wsparcie dla wielu nowych serwerów.
Normal sezon sonunda gruplarında son sırayı alan birer takım yerel lige düşerler.Na koniec sezonu najgorsze drużyny spadają do ligi regionalnej.
Grupları diğer gruplar arasında yuvalamak mümkün değildi.Organizacja nie miała żadnych kontaktów z innymi grupami.
Bilişim teknolojisinin 34 farklı alanı ile ilgilenen Özel İlgi Grupları vardır.Obecnie zrzesza 34 koła naukowe zajmujące się różnymi dziedzinami prawa.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Nigdy nie uzyskał znaczącego stanowiska państwowego, pomimo swych licznych koneksji.
Daha sonra da her 2 yılda bir, 4 kişiden oluşan grupların Mars'a gönderilmesi planlanmaktadır.Po tym okresie kolejne grupy astronautów miały docierać na Marsa co dwa lata.
Bazı grupların diğerlerine göre hayatta daha şanslı olmaları olağandır.Wydawało mu się, że inni mają łatwiej w życiu.
Ukrayna'daki ilk partizan grupları Chernihiv ve Sumy Oblastlarında oluşturulur.Pierwsze radzieckie oddziały partyzanckie pojawiły się w regionach obwodu czernichowskiego i obwodu sumskiego.
Suda çözünebilir protein gruplarıdır.Ze skóry zostają usunięte białka rozpuszczalne w wodzie.
14 yaşında amatör tiyatro gruplarında oyunculuğa başladı.W wieku czternastu lat zaczął występować w amatorskich przedstawieniach teatralnych.
Bu bir folk metal grupları listesidir.Należą one do grupy metali przejściowych.
Ancak, iki ürün arasında farklı odak nedeniyle, MSN Grupları'ndan içerik Windows Live Gruplara taşınamadı.Z tego m.in. powodu do obozu nie docierały paczki z pomocą MCK.
1970'lerin en ünlü müzik gruplarındandır.Najpopularniejsze Rockowe piosenki 1980-s.
Ancak müziği bırakmadı ve bazı müzik gruplarını organize etti.Nie wyszła, lecz zostali parą i rozpoczęli wspólną działalność muzyczną.
Grupların son maçında Bulgaristan'ı da aynı skorla yenerlerken Meszöly bir gol daha attı.W innym spotkaniu Bułgaria wygrała z Brazylią również takim samym stosunkiem setów.
Pelikanlara özgü bazı parazitlerin dışında çoğu diğer kuş gruplarında da görülür.Wole występuje u większości ptaków poza niektórymi owadożernymi.
Daha önceki kariyerinde "The Starbreakers" ve "Chelsea Girls" gruplarıyla beraber müzik yapmıştır.Była niezwykle kreatywna, jako wokalistka występowała też w zespołach The Starbreakers i Chelsea Girls.
Maquis, II. Dünya Savaşı yıllarında Fransız Direnişi doğrultusunda hareket eden gerilla grupları.Maquis – członkowie francuskiego ruchu oporu walczący w oddziałach partyzanckich w czasie II wojny światowej.
Henderson, İngiltere formasını farklı pek çok yaş gruplarında giydi.Jones reprezentował Anglię w różnych kategoriach wiekowych.
Bu aşamaya gruplarından çıkmayı başaran 16 takım katıldı.Właśnie stąd wywieziono do Moskwy uczestników procesu szesnastu.
Gruplarını lider tamamlayan takımlar üçüncü tura yükseldi.Pozostałe drużyny awansowały do rundy trzeciej.
Mutasavvıf grupların gelmesiyle İslam daha hızlı yayılmaya başlamıştır.Dzięki darowiznom kolekcja muzealna zaczęła się powiększać.
Üyeler, aynı zamanda kendi kitap tavsiye ve tartışma gruplarını da oluşturabilir.Mogą także tworzyć rady i zespoły problemowe.
Altı jüri üyesi katılımcıları kendi gruplarına seçmiştir.Posłowie sześciu opozycyjnych partii złożyli swoje mandaty parlamentarne.
İzci gruplarının kendine has üniformaları bulunur.Ścigany przez służby mundurowe musi się ukrywać.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Wrodzone układy odpornościowe posiadają wszystkie rośliny i zwierzęta.
1943 yılındaki Kursk Muharebesinde Jagdgeschwader gruplarına iki yeni model verildi.W 1943 roku zamontowano na wszystkich niszczycielach dwie pary działek Boforsa kal.
Farklı dini grupların arasındaki ilişkiler genellikle hoşgörülüdür.Konflikty między pojedynczymi osobnikami rozstrzygane są na ogół w sposób pokojowy.
Şah aynı zamanda Birleşik Devletlerde’de Sufi araştırma grupları organize eder.Shah organiserade också studie-grupper i USA.
1995 yılında bu üçlü 'The Lotus Eaters' adındaki ilk gruplarını kurdular.1995 startade de sitt första band, "The Lotus Eaters".
Kocaelispor'u ve taraftar gruplarını kardeş olarak görmektedirler.Aither var både bror och make till Hemera (Dagen).
Bennett’e göre Şah daha sonra New York’taki Gurdjieff gruplarının başındakilerle de tartışmalarda bulunmuştur.Enligt Bennett engagerade sig Shah senare också i diskussioner med ledarna för Gurdijeff-grupper i New York.
Simon and Garfunkel 60'larin en popüler grupları arasındaydılar.Simon & Garfunkel kom att bli en av 1960-talets populäraste grupper.
2009: Eleme gruplarında ikincilik.2009: Vi arbetar tillsammans.
Grupları aynı yılın ekim ayında The Ed Sullivan Show'a konuk oldu.Den var i oktober 1964 med i The Ed Sullivan Show.
Koenzimler kimyasal grupları bir enzimden öbürüne taşıyan küçük organik moleküllerdir.Koenzymer är små organiska molekyler som kan transportera kemiska grupper från ett enzym till ett annat.
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.Enligt FN är rohingyafolket en av världens mest förföljda folkgrupper.
Grupların belirleneceği kura çekimi 11 Kasım 2010'da La Plata şehrinde çekildi.Turneringen lottades i La Plata den 11 november 2010.
Gorgoroth ve Mayhem'le birlikte black metal akımının önemli gruplarından olmuşlardır.Darkthrone och Mayhem skapade några av black metals viktigaste alster.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Han kom aldrig att tillhöra någon gruppering av tonsättare utan är högst individuell.
2 - 5 bireyden oluşan aile grupları içinde yaşarlar.Individerna lever i familjegrupper som består av två till fem individer.
Bu grupların bazı üyeleri fotosentetik değildir, bazıları plastid taşımaz ya da kloroplastları yoktur.Några innehåller plastider men inte kloroplaster och några saknar till och med kloroplaster.
1884–85'te toplanan Berlin Konferansı Afrika'nın etnik grupları için oldukça önemli bir dönüm noktasıdır.Vid Berlinkonferensen 1884-85 delades Afrika mellan de europeiska stormakterna.
Tool, A Perfect Circle ve Puscifer gruplarının üyesidir.Han är känd från banden Tool, A Perfect Circle och Puscifer.
Grupların eşitliği idealimizi olmalıdır.De olika typerna av skiktning är ideala.
Bu orkestrayla The Shadows ve The Spotnicks gibi grupların hit şarkılarını çalıyorlardı.Inom rockmusiken förekommer renodlade instrumentalgrupper som The Shadows och Spotnicks.
Kilise korolarında şarkılar söyleyip, aynı zamanda rock müzik gruplarında gitaristlik yapıyordu.Han gjorde kyrkokonserter och sjöng på rockklubbar.
Dördüncü ligde de kendi gruplarında dördüncü olmayı başardılar.Din hånd i min hånd slutade där på fjärde plats.
Nitekim grup canlı bir gösteri sergiledi ve böylece yerel çevrenin en popüler gruplarından biri haline geldi.Till slut dök de äntligen upp live och blev ett av de mest populära banden i området.
Yaklaşık 15 kişilik aile grupları oluşturular.Individerna bildar familjegrupper med upp till 15 medlemmar.
Çeşitli medya gruplarından gazeteciler ve siyasi partilerden siyasetçiler de destek ziyaretinde bulundu.Även politiker och fristående debattörer från olika politiska läger deltog i debatten.
İlgili Sayfalar