grupları ile cümle

grupları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun ardından sağ ve sol görüşlü öğrenci grupları arasındaki çatışmalarda kan dökülmeye başladı.En las calles estallaron entonces enfrentamientos entre los grupos de derecha e izquierda.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.En cuanto a sus pobladores no se sabe nada sobre su composición étnica.
Dahası, bu eşevre durumları kuantum gruplarınca genellenebilir.Quizá tú equipares a los hombres con ese tipo de chusma.
Gençlik döneminde kişilerin ve grupların portrelerini çizdi.Retratos y bustos de personalidades de su época.
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.Ya no es un secreto que los rohinyás son la minoría étnica más perseguida de la Tierra.
Gruplarında son sırada yer alan takımlar ise sınıflandırma turuna katıldı.Algunos de los equipos convocados desistieron a última hora de participar.
Animal JazZ ve The Dolphin gibi Rus gruplarıyla turladılar.Sono andati in tournée con band russe come Animal JazZ e The Dolphin.
Şah aynı zamanda Birleşik Devletlerde’de Sufi araştırma grupları organize eder.Shah organizzò anche gruppi di studio Sufi negli Stati Uniti.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Il sistema immunitario innato si trova in tutte le piante e gli animali.
Farklı dini grupların arasındaki ilişkiler genellikle hoşgörülüdür.Le differenti comunità religiose hanno tra di loro un rapporto generalmente tollerante.
Kid Quarkstar, Mondello ve Happy Dog gruplarıyla çalıştı.James cominciò a suonare a Lincoln con varie band: Kid Quarkstar, Mondello e Happy Dog.
OSE - Yahudi Nüfusu Koruma Grupları Birliği OSE - Yunan Devlet Demiryolları (Οργανισμός Σιδηροδρόμων Ελλάδας)Compagnia ferroviaria statale: Căile Ferate Române (CFR).
Soyeon'un sesi Güney Koreli kız grupları içinde en iyi seslerden biri olarak kabul edilir.La sua voce è considerata una delle migliori tra i girl group sudcoreani.
Michaels ve Kevin Nash, Triple H'i gruplarına almak için onu Raw'a getirmeyi planlamıştı.Michaels e Kevin Nash progettarono un piano per riportare Triple H a Raw in modo da inserirlo nel gruppo.
Prograd uydular Himalia grupları ortalama eğimini 28° olarak paylaşırlar.Satelliti progradi Gruppo di Himalia, condividono un'inclinazione media di 28° e orbite raggruppate.
2003-2005 yılları arasında Aktöbeli rap gruplarının prodüktörlüğünü yaptı.Dal 2003 al 2005 ha fatto da producer per alcuni gruppi rap di Aktobe.
A ve D grupları Bratislava'da, B ve C grupları ise Košice'de maçlarını oynadı.I gruppi A e D si giocano a Bratislava, mentre quelli B e C a Košice.
Bunların en küçüğü galaksi gruplarıdır.I gruppi di galassie sono i più piccoli aggregati di galassie.
Son 'D' belli grupların şeytanı, uğursuz veya satanic betimlenmesini gösterir.L'ultima D è riferita alla raffigurazione di alcuni gruppi come malvagi, demoniaci, o satanici.
Nilsen Ketil Hvoslef, Jostein Stalheim ve Knut Vaage ile beraber Av garde adlı kendi gruplarını kurdular.Fondò, insieme a Ketil Hvoslef, Jostein Stalheim e Knut Vaage, fondò il Av garde.
Maislinger Auschwitz-Birkenau Müzesi'nde Alman gençlik gruplari ile ilgileniyordu.Durante la sua permanenza in Polonia assistì gruppi di giovani tedeschi al museo „Auschwitz-Birkenau“.
Genç yaşlarda görülebilmesine karşın, ileri yaş gruplarında bu risk artar.Tuttavia nelle persone anziane sembra che possano diminuire il rischio.
Seether genellikle Nirvana (müzik grubu) ve Alice in Chains gibi Amerikan grunge gruplarından esinlenir.I Seether sono fortemente influenzati da gruppi grunge statunitensi come Nirvana e Alice in Chains.
Dokular, daha büyük ve karmaşık simetri grupları bozulduğunda oluşur.Un difetto di trama si forma in caso di completa rottura di gruppi di simmetria larghi e complessi.
Aşağıdaki tablo tüm SCI şubeleri ve grupları hakkında bir özet niteliğindedir.Le tabelle riportate di seguito offrono una panoramica su tutti i settori e gruppi di SCI.
Şarjlı pil gruplarından yapılmış bataryalarla çalışırlar.Sono avvitatori provvisti di batterie ricaricabili.
Ancak takım bir üst lige yükselme gruplarına kalamadı.La squadra rimane ad alti livelli.
Sanatçılar ve yaratıcı meslek grupları yerleşkeye taşınmaya başladı.Lascia il gruppo "Creatori e industriali" per mettersi in proprio.
Gruplarına göre köpekler listesi United Kennel Club.I setter "americani" sono stati selezionati dall'American Kennel Club.
Cermenler daha çok küçük ya da büyük baskın gruplarıyla savaşmayı tercih ediyorlardı.I germani si dedicavano piuttosto a piccole o grandi scorrerie.
Bunlar, çevredeki özgün yapı gruplarıyla tutarlı bir bütünlük ve uyum içindedirler.Queste serate amabili coi suoi compagni furono l'unico divertimento che si concesse.
Goriller genelde küçük aile grupları halinde yaşarlar.Generalmente questi uccelli vivono in gruppi familiari piuttosto ridotti.
Grupları yenilgisiz tamamlayan iki sporcu, finalde mücadele etti.Il round è finito con entrambi gli atleti infortunati e in parità.
Fakat bu grupların görevleri arasındaki farklılık ve ayrılık tam olarak belli değildir.Le relazioni tra questo taxon e gli altri della classe non sono ben chiare.
Böylece, aslında yapının sonlu Galois genişlemelerinin Galois gruplarıyla belirlendiğini gösterdi.Cioè, tutti i gruppi finiti si possono presentare come gruppi di Galois.
Bu nedenle de Viking metal'in önde gelen gruplarından kabul edilmektedirler.Sono considerati tra i maggiori esponenti del funk metal.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Non vengono mai mostrati commettere violenza verso dei digimon locali, i quali comunque non sono mai mostrati.
Bu kelime gruplarına sıfat grubu denir.Si chiamano pure così i brani composti per questo gruppo.
Grupların genel amacı dinleyenlerin içindeki intihar eğiliminin gerçekleşmesini sağlamaktır.Obiettivo comune di queste composizioni è quello di muovere l'animo di chi ascolta.
Bu aşamaya gruplarından çıkmayı başaran 16 takım katıldı.Alla fase finale hanno avuto accesso 16 squadre in rappresentanza delle proprie nazioni.
Bunlara ikincil küçük caz grupları ve blues şarkıcılarına eşlikleri dahildir.Diverse esperienze in associazioni di volontariato tra cui il Telefono Azzurro.
Hard rock grupları listesiLista di gruppi groove metal
Bu orkestrayla The Shadows ve The Spotnicks gibi grupların hit şarkılarını çalıyorlardı.Qui si sentono le influenze di band come gli Smiths.
Eleme grupları 25 Mart 2011 tarihinde başlamıştır.Le gare di qualificazione sono iniziate il 25 marzo 2011.
Grupların eşitliği idealimizi olmalıdır.La vita ha bisogno di ideale.
Doom-metal.com Doom metal gruplarının listesiLista di gruppi death doom metal
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.La consistenza demografica dei sentinelesi non è nota con esattezza.
Hitler Gençliği'nin Okul Grupları Yöneticisi oldu.Ha assunto la vicepresidenza dell'associazione Jeunesses musicales de France.
İşlemci grupları içerisinde her bir çevirici kendine ait diyalekte sahiptir.Nel campo della traduzione operano persone con competenze molto eterogenee.
Yahudiler, kendi etnik gruplarına bir toprak verilmesini talep ettiler.I gesuiti ottennero il permesso di formare proprie milizie.
Nitekim grup canlı bir gösteri sergiledi ve böylece yerel çevrenin en popüler gruplarından biri haline geldi.Insieme, riuscirono a creare uno show dal vivo tra i più coinvolgenti.
Hâlbuki aldozların karbonil grupları, karbon zincirinin sonundadır.Finalmente il campo conosce il tappeto erboso dopo gli anni della carbonella.
5., 6., 7. ve 9. grupların her birinde 2 takım yer almaktaydı.I gruppi 5, 6, 7 e 9 composti da 2 soli team.
Sonlu gösterimli grupların Descartes çarpımları da serbest çarpımları da sonlu gösterimlidir.Gli attacchi Final Memory scaricano completamente la Special bar.
Aralarında Hasidik grupların da bulunduğu bazı gruplar zamanla Haredilerden ayrılmaya başladı.Intorno a loro, alcune figure di guerrieri ormai erose dal tempo.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Я никогда не встречала популярных инди, что бы это ни значило.
Diğer grunge gruplarıda sonradan Nirvana'nın başarısına ulaştılar.Впоследствии другие гранж-группы повторили успех Nirvana.
Şah aynı zamanda Birleşik Devletlerde’de Sufi araştırma grupları organize eder.Шах также организовал суфийские учебные группы в США.
On beş kontluktan dokuzu şu an Arizono'da olan bölgelerde ikamet eden çeşitli yerli grupların adını almıştır.Всего 9 из 15 округов были названы в честь различных коренных народов, проживающих на территории Аризоны.
Kocaelispor'u ve taraftar gruplarını kardeş olarak görmektedirler.Ктулху (также Ктулу) — брат Древних и погонщик Их рабов.
İlgili Sayfalar