En çok kilo kaybeden gruba ödüller veriyoruz.Та группа, которая потеряет больше всего веса, получает призы.
En çok kilo kaybeden gruba ödüller veriyoruz.הקבוצה שמורידה את המשקל הרב ביותר, אנו נותנים להם פרסים.
En çok kilo kaybeden gruba ödüller veriyoruz.المجموعة التي تخسر أكثر وزن، نعطيها جوائز
En çok kilo kaybeden gruba ödüller veriyoruz.万歩計の計測が最長のグループにも
En sonunda elimizde 1 tam 2/3 kaldı. Bunu 3 gruba ayırmıştık.És akkor annyi maradt, hogy 2/3 és még egy egész.
Epey büyük bir hasta grubuna sahiplermiş. Onları iki gruba ayırmışlar.Eles tinham uma grande população de pacientes.
Epey büyük bir hasta grubuna sahiplermiş. Onları iki gruba ayırmışlar.Ils avaient une population importante de patients.
Epey büyük bir hasta grubuna sahiplermiş. Onları iki gruba ayırmışlar.Měli ohromnou spoustu pacientů.
Epey büyük bir hasta grubuna sahiplermiş. Onları iki gruba ayırmışlar.Mieli wiec grupę pacjentów, która podzielili na 2 podgrupy.
Epey büyük bir hasta grubuna sahiplermiş. Onları iki gruba ayırmışlar.Sie hatten eine große Zahl von Versuchspatienten, die sie in zwei Gruppen aufteilten.
Epey büyük bir hasta grubuna sahiplermiş. Onları iki gruba ayırmışlar.Tenían una gran población de pacientes.
Epey büyük bir hasta grubuna sahiplermiş. Onları iki gruba ayırmışlar.Ze hadden een grote patiëntenpopulatie.
Epey büyük bir hasta grubuna sahiplermiş. Onları iki gruba ayırmışlar.Είχαν μεγάλο αριθμό ασθενών, τους μοίρασαν σε δύο ομάδες.
Epey büyük bir hasta grubuna sahiplermiş. Onları iki gruba ayırmışlar.Те имали много пациенти.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.32:9 und sprach: So Esau kommt auf das eine Heer und schlägt es, so wird das übrige entrinnen.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü."Als Esau de ene groep aanvalt, kan de andere groep misschien ontsnappen."
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Dejal je namreč: Če napade Ezav eno krdelo ter je pobije, bo vsaj krdelo, ki ostane, moglo pobegniti.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.És monda: Ha eljön Ézsaú az egyik seregre, és azt levágja, a hátramaradt sereg megszabadul.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.et il dit: Si Ésaü vient contre l`un des camps et le bat, le camp qui restera pourra se sauver.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.For han tenkte: Om Esau kommer til den ene leir og slår den, da kan den leir som er igjen, få berge sig unda.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.idet han tænkte: "Hvis Esau møder den ene Lejr og slår den, kan dog den anden slippe bort."
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.가로되 에서가 와서 한 떼를 치면 남은 한 떼는 피하리라 하고
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.lebo povedal: Ak prijde Ezav k jednému táboru a zbije ho, tábor, ktorý pozostane, môže nejako uniknúť.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Nebo řekl: Jestliže by přišel Ezau k houfu jednomu, a pobil by jej, bude aspoň zadní houf zachován.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Nếu Ê - sau đến hãm đánh một trong hai đội , thì đội còn lại sẽ thoát được .
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Nếu Ê-sau đến hãm đánh một trong hai đội, thì đội còn lại sẽ thoát được.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.pois dizia: Se Esaú vier a um bando e o ferir, o outro bando escapará.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.pues dijo: "Si Esaú viene contra un campamento y lo ataca, el otro campamento podrá escapar.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.şi a zis: ,,Dacă vine Esau împotriva uneia din tabere şi o bate, tabăra care va rămînea, va putea să scape.``
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Ty han tänkte: »Om Esau överfaller den ena skaran och slår den, så kan dock den andra skaran undkomma.»
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.λεγων, Εαν ελθη ο Ησαυ εις το εν ταγμα και παταξη αυτο, το επιλοιπον ταγμα θελει διασωθη.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Ако налети Исав на едната дружина и я удари, останалата дружина ще се избави.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.И сказал: если Исав нападет на один стан и побьетего, то остальной стан может спастись.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.ויאמר אם יבוא עשו אל המחנה האחת והכהו והיה המחנה הנשאר לפליטה׃
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.وقال ان جاء عيسو الى الجيش الواحد وضربه يكون الجيش الباقي ناجيا
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.說 、 以 掃 若 來 擊 殺 這 一 隊 、 剩 下 的 那 一 隊 還 可 以 逃 避
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.說 、 以 掃若來擊殺這 一 隊 、 剩下 的 那 一 隊還 可以 逃避
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.2倍にしていくという手続に頼っていた...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.3/5 dintr-o bucată pentru fiecare persoană, sau 3 bucăţi împărţite la 5 persoane.
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Antike Ägypter verlißen sich auf eine Verdopplungsprozedur bis sie genug Gruppen produzierten...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Bangsa Mesir Kuno mengandalkan prosedur penggandaan sampai mereka menghasilkan cukup kelompok-kelompok...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.De oude Egyptenaren vertrouwden op een verdubbelingsprocedure totdat ze genoeg groepen geproduceerd hadden.
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Gamla Egyptier använde sig av en dubbleringsprocess till dess att de hade producerat en tillräcklig mängd...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Gli antichi egizi si basavano su una procedura di raddoppio fino a che non produssero abbastanza gruppi...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Los antiguos egipcios confiaban en un procedimiento de duplicaje hasta que produjeran suficientes grupos...,
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Người Ai Cập xưa đã dựa vào cách nhân đôi cho đến khi họ nghĩ ra được đủ các nhóm...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Os antigos egípcios baseavam-se em um processo de duplicação até produzirem grupos suficientes...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Stari egipčani so se zanašali na postopek podvojevanja dokler niso proizvedli dovolj skupin...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Starověcí Egypťané spoléhali na zdvojení postupu dokud nevyprodukovali dost skupin...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Starovekí Egypťania spoliehali na zdvojenie postupu pokiaľ nevyprodukovali dosť skupín...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Starożytni Egipcjanie polegali na procedurze podwajania aż utworzyli wystarczającą ilość grupy
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Οι αρχαίοι Αιγύπτιοι στηρίχθηκαν σε μια διαδικασία διπλασιασμού μέχρις ότου παρήγαγαν αρκετές ομάδες...
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.Древните египтяни разчитали на удвояване, докато се получат достатъчно групи.
Eski Mısırlılar ise, yeterli sayıda gruba ulaşana kadar ikiye katlama yöntemini kullandılar.המצרים הקדומים הסתמכו על תהליך הכפלה עד שהם ייצרו מספיק קבוצות...
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.16개의 점을 가지고 8개씩 2개의 그룹으로 나눌 수 있고 2개씩 8개의 그룹으로 나눌 수 있습니다
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.Hvis vi har 16 prikker, kan vi dele dem op i 2 grupper af 8.
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.[Sal] Ja. Das kann man sehen.
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.Sì. Puoi vederlo. Puoi fare 16 puntini e puoi dividerli in 2 gruppi da 8 e penso anche in 8 gruppi da 2
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.[Сал]
Evet, anladın, yerleştirebiliyorsun 16 nokta, onları 8'li 2 gruba bölebilirsin ve 2'li 8 gruba da.サル: 確かに.目で見えます.