Ana içeriğe geç
Sözlük

grev ile cümle

grev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
24 Temmuz - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.Liepos 11 d. komunistinė valdžia nusileido ir pasirašė susitarimą su streikų komitetais.
1879 - İstanbul'da tersane işçileri greve girdi.1879 m. čia įvyko pirmasis Švedijoje darbininkų streikas.
Hayat dergisi ve diğer yayınlar, 1978 yılında başlayan bir grev neticesinde kapanmışlardır.Bangos – iliustruotas savaitinis žurnalas, ėjęs 1932 m. Kaune.
Disk ve Kesk sendikaları genel greve gittiler.Organizavo darbininkų kuopeles, profesines sąjungas, vadovavo streikams.
1999'da grev nedeniyle maç oynanmadı.Karo metais varžybos nevyko.
İşçilerin grevi hükümet karşıtı bir nitelik alıyordu.Prezidento aktams reikia ministro kontrasignacijos.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Vaisiakūniai stamboki, mėsingi.
Bu duruma karşı ilk direniş 1963 yılındaki büyük grevde yaşandı.Ši krizė sutapo su trim sunkiais pirmosios santuokos nutraukimo 1961 m. metais.
1981 - Belfast'ta, İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) tutuklularının yaptığı açlık grevi bitti.1981 – lõppes seitse kuud kestnud Iiri Vabariikliku Armee vangistatud liikmete näljastreik Belfasti vanglas.
Ancak polis grevcilere saldırdı ve çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi.Täiesti juhuslikult puhkenud tulekahjus hukkus tookord 129 naist.
Işık alt yüzeyine ulaşan,ışık grevi bir film yüzeyinden ya da üst yüzeyinden yansıyarak iletilir.Kui valgus lööb filmi pinda ta on läbilastud või peegeldatud tagasi ülevale pinnale.
Üniversiteler de grevdeydi.See ärgitas õpetajaid streikima.
Bu grevler haziran ayında birçok yere yayıldı.Juunist novembrini sajab mitmetes kohtades palju.
Pirelli'de grev.Loomaaed Piritale.
Norveç yenilgisinden sonra, Norveç grev kuvveti kalıntılarıyla Orkney'e geri dönerek kışlaları dolaştı.Pärast kaotust sõitis Olav koos Norra vägede jäänustega Orkney saartele, kus talvituti.
"Fransa grevde: Sendikalar ve hükümet karşı karşıya".Prantsusmaal leidis aset vasakpoolsete parteide ja ametiühingute vastudemonstratsioon.
İşçiler çalışma koşulları nedeniyle grev yaptı.Streik on töötajate korraldatud tööseisak.
Mayıs 1968 grevlerine aktif olarak katıldı.Võitleja mai 1968 Egon Valdaru.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.Nende põgenemise põhjuseks oli ka näljahäda.
Buna, bugünkü anlamıyla grev denilebilir.Kõnekeelses tähenduses võib seda pidada korruptiivseks teoks.
Grev, miting ve protestolar yapıldı.Korraldati rahumeelseid protestiavaldusi, streike ja demonstratsioone.
1908 - Sendika ve grev yasağının getirildiği Tatil-i Eşgaal Kanunu'nun önceli "geçici kanun" çıkarıldı.1906 – ühinguid ja seltse puudutav seadus legaliseeris ametiühingud.
ABD genelindeki ilk genel grev olan 1919 Genel Grevi burada başladı.Suurbritannias Inglismaal algas riigi ajaloo esimene nooremarstide üldstreik.
Ülke genelinde revizyonist parti teşkilatına karşı işçiler greve gitmiş durumdaydı.Narvas streikisid elektrijaamade remonditöötajad.
Grev, iki gün sonra sona erdi.Rüüstetööd viidi lõpule kahe päevaga.
Polonya'da bazı okularda grev süreleri üç yıla kadar çıkmıştı.Keenias lõppes kolm nädalat kestnud õpetajate streik.
Müdahale için gönderilen ordu topçuları greve gitti.Sõjaväe sekkumine lõpetas streigi.
Sıradan bir vatandaşken, yaptığı bu grevle ekonomi literatürüne geçti.Ta võttis osa kodusõjast ja tegeles kirjandusliku agitatsiooniga.
Açıkçası, grevin, bu sorunların mümkün olduğunca çabuk çözülmesini umut ediyoruz.물론, 우리는 이 파업이, 가능한 빨리 문제들이 해결되길 바라고 있습니다.
Açıkçası, grevin, bu sorunların mümkün olduğunca çabuk çözülmesini umut ediyoruz.Offensichtlich hoffen wir, dass der Streik - dass die Probleme so schnell wie möglich aufgeklärt werden.
Açıkçası, grevin, bu sorunların mümkün olduğunca çabuk çözülmesini umut ediyoruz. PH:PH :
Açıkçası, grevin, bu sorunların mümkün olduğunca çabuk çözülmesini umut ediyoruz.Едно от страхотните неща, които стават, е, че глобализацията на съдържанието наистина се случва.
Açıkçası, grevin, bu sorunların mümkün olduğunca çabuk çözülmesini umut ediyoruz.Разумеется, мы надеемся, что забастовка и все сложности будут разрешены как можно скорее.
Açıkçası, grevin, bu sorunların mümkün olduğunca çabuk çözülmesini umut ediyoruz.כמובן, שאנו מקווים שהשביתה היא - שהבעיות ייפתרו מהר ככל האפשר.
Açıkçası, grevin, bu sorunların mümkün olduğunca çabuk çözülmesini umut ediyoruz.وبالطبع أننا نتمنى أن الإضراب، أقصد نحن نتمنى أن تحل المشاكل بأسرع وقت ممكن.
Açlık grevine katıl.Faites une grève de la faim.
Açlık grevine katıl.Fasten Sie!
Açlık grevine katıl.Intrã în greva foamei.
Açlık grevine katıl.Zrób strajk głodowy.
Açlık grevine katıl.Κάνε απεργία πείνας.
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsun그런데 그는 그것이 분기 지난 7을 공격하기 전에, "자신에게 무슨 말을하던간에
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunAber dann sagte er sich: "Bevor es eine 7.15, Streiks, was passiert, ich muss vollständig aus dem Bett.
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunAle pak si řekl: "Před tím, než udeří 7:15, bez ohledu na stane, musí být zcela z postele.
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunAle potem rzekł do siebie: "Przed uderza ostatnim kwartale siedem, co
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunAle potom si povedal: "Pred tým, než udrie 7:15, bez ohľadu na stane, musí byť úplne z postele.
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunDar apoi a zis el, "Înainte de a-l loveşte un sfert trecut şapte ani, indiferent de
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunDe aztán azt mondta magában: "Mielőtt elüt egy 7:15, függetlenül attól, történik, meg kell teljesen az ágyból.
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunMaar toen zei hij bij zichzelf: "Voordat het kwart over zeven, stakingen wat gebeurt Ik moet helemaal uit bed.
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunMutta sitten hän sanoi itsekseen:
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunאבל אז הוא אמר לעצמו, "לפני זה פוגע ורבע שבע, מה
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsunولكن ثم قال لنفسه "، قبل أن يضرب الربع الماضي سبعة ، أيا كان
Ama sonra o 07:15, grevler önce, "dedi kendi kendine ne olursa olsun私はベッドから完全でなければ起こる。
Bana neden açlık grevinde olduğunuzu anlatır mısınız?Îmi poþi spune de ce eºti în greva foamei?
Bana neden açlık grevinde olduğunuzu anlatır mısınız?Können Sie mir erklären, warum Sie im Hungerstreik sind?
Bana neden açlık grevinde olduğunuzu anlatır mısınız?Możecie powiedzieć, dlaczego podjęliście strajk głodowy ?
Bana neden açlık grevinde olduğunuzu anlatır mısınız?Pouvez-vous me dire pourquoi vous faites une grève de la faim ?
Bana neden açlık grevinde olduğunuzu anlatır mısınız?Μπορείς να μου πείς γιατί κάνετε απεργία πείνας;
Bu Madde, ücret, örgütlenme hakkı, grev hakkıveya lokavt hakkına uygu- lanmaz.Elle transmet ce rapport au Parlement européen, au Conseil des ministres et au Comitééconomique et social.
Bu Madde, ücret, örgütlenme hakkı, grev hakkıveya lokavt hakkına uygu- lanmaz.mindestens drei Fünftel der Bevölkerung dieser Staaten repräsentiert.
Bu Madde, ücret, örgütlenme hakkı, grev hakkıveya lokavt hakkına uygu- lanmaz.POLÍTICAS NOUTROS DOMÍNIOSESPECÍFICOS
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod