Her gün Google kullanırım.I use Google every day.
Golf izlemeyi seviyorum.I love watching golf.
Ben golf vuruşunu ıskaladım.I missed the putt.
Bir gole ihtiyacımız var.We need a goal.
Tom üç gol attı.Tom scored three goals.
Bugün Tom bile gol attı.Even Tom scored today.
Biz golften anlarız.We understand golf.
Herkes Google kullanır.Everyone uses Google.
O, gotik görünümüyle iyi tanındı.She was well known for her gothic appearance.
Onu Google'da arayacağım.I will look it up on Google.
Tom golf oynamaz.Tom doesn't play golf.
Büyük bir golf hayranıyım.I am a big golf fan.
Golfe tekrar başlamalısınız.You should take up golf.
Arkadaşım Gothernburg'a gitti.My friend went to Gothenburg.
Jane Goodall şempanzeler konusunda bir primatolog ve bir uzmandır.Jane Goodall is a primatologist and an expert on chimpanzees.
Jane Goodall, şempanzelerin araçları kullanabildiklerini keşfetti.Jane Goodall discovered that chimpanzees could use tools.
Jane Goodall şempanzelerin her şeyi yediklerini, vejetaryen olmadıklarını keşfetti.Jane Goodall discovered that chimpanzees are omnivorous, not vegetarian.
Ünlü Gordion kördüğümü bir kılıçla kesildi.The famous Gordian Knot was cut with a sword.
Go Japoncada igo Çincede weiqi ve Korecede baduk olarak bilinmektedir.Go is known as igo in Japan, weiqi in China and baduk in Korea.
Google seni yasakladı mı?Did Google ban you?
Ben Tom'la birçok kez golf oynadım.I've played golf with Tom many times.
Sen iyi bir golfçü müsün?Are you a good golfer?
Golf oynamak için buradayız.We're here to play golf.
Almancaya bazen Goethe'nin dili denilmektedir.German is sometimes called Goethe’s language.
Google'ın arama sonuçları, genellikle Yahoo'nunkilerden daha yararlıdır.Google's search results are usually more useful than those of Yahoo's.
Tom Mary'ye nasıl golf oynayacağını öğretti.Tom taught Mary how to play golf.
O golü kaçırdım.I missed that goal.
Dondurma külahları gofretten yapılır.Ice cream cones are made of wafer.
Senin baban bir goril.Your father is a gorilla.
Hiç golf oynamadım ama deneyeceğim.I've never played golf, but I will try.
Tom sık sık golf hakkında konuşur.Tom often talks about golf.
Tom golf hakkında konuşmayı sever.Tom likes to talk about golf.
Ben hırslı bir golfçüyüm.I'm an avid golfer.
Daha fazla gol atmak istiyorum.I want to score more goals.
Tom golfte oldukça iyidir.Tom is pretty good at golf.
Tom golf arabasını bir kum kapanına sürdü.Tom drove his golf cart into a sand trap.
Ben golf oynamak istemiyorum.I don't want to play golf.
Tom nasıl golf oynanılacağını öğrenmek istedi.Tom wanted to learn how to play golf.
Tom golf oynamayı öğrenmek istiyordu.Tom wanted to learn to play golf.
Golften o kadar da çok hoşlanmıyorum.I don't like golf that much.
Tom bir amatör golfçü.Tom is an amateur golfer.
Tom gerçekten golfte iyidir.Tom is really good at golf.
Eder galibiyet golünü attı.Eder scored the winning goal.
Eder kazandıran golü attı.Eder scored the winning goal.
Pokémon Go gerçek dünyada Pokémonu yakalaman için izin veren bir uygulamadır.Pokémon Go is an app that allows you to catch pokémon in the real world.
Tom gençliğinde golf takımlarını taşıyan bir yardımcı olarak çalıştı.Tom worked as a caddie in his youth.
Tom'un golf oynadığını görmek istiyorum.I want to see Tom play golf.
Google reklam satarak para kazanır.Google makes money by selling advertising.
Google nasıl para kazanır?How does Google make money?
Tom Avustralya'da yaşarken nasıl golf oynanılacağını öğrendi.Tom learned how to play golf while he was living in Australia.
Tom Avustralya'da yaşarken golf oynamayı öğrendi.Tom learned how to play golf while he was living in Australia.
Beowulf Gotlar'ın kralı oldu.Beowulf became king of the Geats.
Tom, Pokémon Go'daki her Pokémon'u yakaladı.Tom has caught every Pokémon in Pokémon Go.
Tom takımın en iyi golcüsü.Tom is the team's best scorer.
Tom bu öğleden sonra bizimle golf oynamak istediğini söylüyor.Tom says he intends to play golf with us this afternoon.
Tom her pazartesi golf oynar.Tom plays golf every Monday.
Tom geçen pazartesi golf oynadı.Tom played golf last Monday.
Tom golf oynuyor.Tom is playing golf.
Senin golfte iyi olduğunu duyuyorum.I hear you're good at golf.
Sadece golf oynamak istedim.I just wanted to play golf.