Bu, üç yıl boyunca, gizlice yaptı, ve benim artık o şehirden kaçmam gerekiyordu.היא עשתה זאת בהחבא, היא עשתה זאת במשך 3 שנים, והייתי צריך לצאת מהעיר.
Bu, üç yıl boyunca, gizlice yaptı, ve benim artık o şehirden kaçmam gerekiyordu.فعلت ذلك سرا, فعلت ذلك طوال ثلاثة سنين, وكان علي مغادرة المدينة.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der."Air curian rasanya manis, dan makan sembunyi-sembunyi lebih enak.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.A lopott víz édes, és a titkon való étel gyönyörûséges!
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.,,Apele furate sînt dulci, şi pînea luată pe ascuns este plăcută!``
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.As águas roubadas são doces, e o pão comido �s ocultas é agradável.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der."Die gestohlenen Wasser sind süß, und das verborgene Brot schmeckt wohl."
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Gestolen goed gedijt wél en verboden vruchten smaken het lekkerst."
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.도적질한 물이 달고 몰래 먹는 떡이 맛이 있다 하는도다
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der."Las aguas hurtadas son dulces, y el pan comido en oculto es delicioso.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.«Le acque furtive sono dolci, il pane preso di nascosto è gustoso»
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Les eaux dérobées sont douces, Et le pain du mystère est agréable!
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Nước ăn cắp lấy làm ngọt ngào, Bánh ăn vụng là ngon thay.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Nước ăn_cắp lấy_làm ngọt_ngào , Bánh ăn_vụng là ngon thay .
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Stjålen Drik er sød, lønligt Brød er lækkert!
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Stjålet vann er søtt, og brød som etes i lønndom, smaker herlig.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.»Stulet vatten är sött, bröd i lönndom smakar ljuvligt.»
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Ukradnutá voda je sladká a pokútny chlieb je chutný.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der."Varastettu vesi on makeata, ja salattu leipä on suloista".
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Voda kradená sladší jest, a chléb pokoutní chutnější.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Wody kradzione słodsze są, a chleb pokątny smaczniejszy.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Τα κλοπιμαια υδατα ειναι γλυκεα, και ο κρυφιος αρτος ειναι ηδυς.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.„воды краденые сладки, и утаенный хлеб приятен".
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Крадените води са сладки, И хляб, който се яде скришом, е вкусен,
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.מים גנובים ימתקו ולחם סתרים ינעם׃
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.المياه المسروقة حلوة وخبز الخفية لذيذ.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.偷 來 的 水 是 甜 的 、 暗 喫 的 餅 是 好 的
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.偷來 的 水 是 甜 的 、 暗喫 的 餅 是 好 的
CENTCOM'un BT sistemlerine bilgisayar korsanları tarafından gizlice girilmiş olabilir.이 사령부는 이라크와 아프가니스탄 전쟁을 관장하는 곳인데
CENTCOM'un BT sistemlerine bilgisayar korsanları tarafından gizlice girilmiş olabilir.שמנהל את המלחמה בעיראק ואפגניסטן, נחדר כנראה על ידי האקרים
CENTCOM'un BT sistemlerine bilgisayar korsanları tarafından gizlice girilmiş olabilir.التي تدير الحرب في العراق وأفغانستان ، قد تكون مخترقة من قبل قراصنة
CENTCOM'un BT sistemlerine bilgisayar korsanları tarafından gizlice girilmiş olabilir.ハッカーに侵入された可能性があったのです ここで漏洩した情報を利用した
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.Albo dołączymy do zbrojnej partyzantki albo opuścimy Brazylię.
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.Hoặc là đi vào hoạt động bí mật với vũ khí sẵn có trong tay, hoặc rời Brazi.
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.Il fallait soit vivre dans la clandestinité, les armes à la main, soit quitter le Brésil.
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.당시 그것은 반드시 필요한 것이었습니다.: 우리는 손에 무기를 들고 비밀 결사대가 되거나 브라질을 떠나야만 했죠. 우리는 너무 젊었고,
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.Op zeker moment moesten we kiezen: verdwijnen in de gewapende illegaliteit, of vertrekken uit Brazilië.
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.Είτε θα βγαίναμε στην παρανομία με τα όπλα στα χέρια, είτε θα φεύγαμε από τη Βραζιλία.
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.הגענו למצב בו עלינו לבחור: לרדת למחתרת או לעזוב את ברזיל. היינו צעירים
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.武器を手にゲリラになるか 祖国を去るかを選ぶ必要に迫られました 私達はまだ若かったし 所属していた組織は 私達が国を出た方が良いと考えたため
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.Đến khoảng 8 giờ ông lén ra khỏi lò nướng rửa tay cho sạch bột và gọi bà vợ.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.E alle otto si dilegua dal suo forno, si lava le mani dalla farina, e chiama la moglie.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.En rond 8 uur glipt hij weg van zijn oven, wast de bloem van zijn handen en belt zijn vrouw.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.그리고 여덟시 전후로 오븐에서 빠져 나와서, 거품묻은 손을 씻고, 그의 아내에게 전화를 합니다.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.Około 8 wymyka się sprzed swojego pieca, otrzepuje ręce z mąki i dzwoni do żony.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.Pe la ora 8, el pleacă de lângă cuptor, își șterge mâinile de făină și își sună soția.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.Por volta das oito horas, escapa-se um pouco do seu forno, limpa a farinha das mãos e telefona à mulher.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.Vers 8 heures il s'éloigne discrètement de son four, essuie la farine de ses mains, et appelle sa femme.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.А около осем часа някак се измъква от фурната, почиства ръце от брашното и се обажда на жена си.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.Примерно к 8-и утра он, улучив минутку, отбегает от печи, очищает руки от муки, и звонит своей жене.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.ובסביבות שמונה בבוקר הוא מתגנב מתנור האפייה שלו, מנקה את הידיים מהקמח, ומתקשר לאשתו.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.وحوالي الساعة الثامنة يقوم بالتسلل بعيداً من مخبزه، ينظف يديه من العجين، ويتصل بزوجته.
Daha sonra saat sekiz gibi fırınından gizlice uzaklaşıp unlu ellerini yıkar, ve karısını arar.小麦粉のついた手を洗い 奥さんに電話をします 一日の始まりにおはようと言う為にです
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.Alors on est allé trouver ces équipes de ballon chasseur on les a infiltrées.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.Also haben wir uns ein paar Völkerball-Teams gesucht und haben sie unterwandert.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.Aşa că am mers şi am găsit aceste echipe de dodgeball şi am făcut testul.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.Dus gingen we op zoek naar deze trefbalteams en we infiltreerden er.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.Fomos procurar equipas do jogo do mata e infiltrámo-nos.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.Joten etsimme polttopallojoukkueita käsiimme ja soluttauduimme niihin. Ja teimme kuten aiemminkin.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.그리고, 이들이 알아차리지 못하게 이들에게도 똑같은 실험을 했습니다.