Veya bana yeni bir mezara gidip, bana ölü bir adam ile onun kefen gizlemek teklif;Tai käske minun mennä uuden tehty hauta, ja piilottaa minua kuollut mies käärinliina;
Veya bana yeni bir mezara gidip, bana ölü bir adam ile onun kefen gizlemek teklif;Vagy ajánlatot menjek egy új készített sír, és elrejteni nekem egy halott ember a maga lepel;
Veya bana yeni bir mezara gidip, bana ölü bir adam ile onun kefen gizlemek teklif;Ή προσφορά μου να πάω σε μια νέα-made τάφο, και να κρύψει μου με ένα νεκρό στο σάβανο του?
Veya bana yeni bir mezara gidip, bana ölü bir adam ile onun kefen gizlemek teklif;Или кажи ми да отиде в нов гроб, и скрий ме с мъртъв мъж в неговия саван;
Veya bana yeni bir mezara gidip, bana ölü bir adam ile onun kefen gizlemek teklif;Или повели мне идти в новоиспеченный могилу, И спрячь меня с мертвым человеком в его саван;
Veya bana yeni bir mezara gidip, bana ölü bir adam ile onun kefen gizlemek teklif;או הצעת לי ללכת לקבר החדש עשה, וגם להסתיר אותי עם אדם מת בתכריכים שלו;
Veya bana yeni bir mezara gidip, bana ölü bir adam ile onun kefen gizlemek teklif;أو محاولة لي بالذهاب الى مقبرة جديدة الصنع ، وإخفاء لي مع رجل ميت في كفنه ؛
Veya bana yeni bir mezara gidip, bana ölü bir adam ile onun kefen gizlemek teklif;、そして、私は恐怖や疑いもなくそれを行うだろう、、、それらが言わ聞いて、私は震える加えたもの
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Allenast två ting må du ej göra mot mig, så behöver jag ej dölja mig inför ditt ansikte:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Bare to ting må du ikke gjøre mot mig, da skal jeg ikke skjule mig for ditt åsyn:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Có hai điều cầu xin Chúa chớ làm cho tôi, Thì tôi sẽ không ẩn mình tôi khỏi mặt Chúa:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Có hai điều cầu_xin Chúa chớ làm cho tôi , Thì tôi sẽ không ẩn mình tôi khỏi mặt Chúa :
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Concede-me somente duas coisas; então não me esconderei do teu rosto:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Csak kettõt ne cselekedj velem, szined elõl akkor nem rejtõzöm el.
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Kahta vain älä minulle tee, niin en lymyä sinun kasvojesi edestä:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:오직 내게 이 두 가지 일을 행하지 마옵소서 그리하시면 내가 주의 얼굴을 피하여 숨지 아니하오리니
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Kun for to Ting skåne du mig, så kryber jeg ikke i Skjul for dig:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Len dvoch vecí, ó, Bože, mi neučiň, a vtedy sa nebudem skrývať pred tvojou tvárou:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Numai două lucruri fă-mi, şi nu mă voi ascunde de Faţa Ta:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:O God, ik smeek U om twee dingen; alleen dan zal ik in staat zijn U onder ogen te komen.
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Samo dvojega mi ne stóri, tedaj se ne bom skrival obličju Tvojemu.
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Seulement, accorde-moi deux choses Et je ne me cacherai pas de loin de ta face:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Solo, assicurami due cose e allora non mi sottrarrò alla tua presenza
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Sólo dos cosas no hagas conmigo; entonces no me esconderé de tu rostro
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Tapi kabulkanlah dua permohonanku ini, supaya aku berani menghadap-Mu lagi
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Toliko té dvoji věci, ó Bože, nečiň mi, a tehdy před tváří tvou nebudu se skrývati:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Tylko dwóch rzeczy, o Boże! nie czyń ze mną, przed oblicznością twoją nie skryję się.
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Zweierlei tue mir nur nicht, so will ich mich vor dir nicht verbergen:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Μονον δυο μη καμης εις εμε τοτε δεν θελω κρυφθη απο του προσωπου σου
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Двух только вещей не делай со мною, и тогда я не буду укрываться от лица Твоего:
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:Само две неща не ми направяй, Тогава не ще се скрия от лицето Ти, -
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:אך שתים אל תעש עמדי אז מפניך לא אסתר׃
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:انما أمرين لا تفعل بي فحينئذ لا اختفي من حضرتك.
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:惟 有 兩 件 、 不 要 向 我 施 行 、 我 就 不 躲 開 你 的 面
‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:惟有 兩 件 、 不 要 向 我 施行 、 我 就 不 躲開 你 的 面
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Aquele que odeia dissimula com os seus lábios; mas no seu interior entesoura o engano.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Avindsmand hykler med Læben, i sit Indre huser han Svig;
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Az õ beszédeivel másnak tetteti magát a gyûlölõ, holott az õ szívében gondol álnokságot.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Celce urăşte se preface cu buzele lui, şi înlăuntrul lui pregăteşte înşelăciunea.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Chi odia si maschera con le labbra, ma nel suo intimo cova il tradimento
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Der Feind verstellt sich mit seiner Rede, und im Herzen ist er falsch.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.El que aborrece disimula con sus labios, pero en su interior trama el fraude
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.En fiende förställer sig i sitt tal, men i sitt hjärta bär han på svek.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Kẻ nào ghen ghét, dùng môi miệng nói giả đò, Nhưng trong lòng nó nuôi sự gian lận;
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Kẻ nào ghen_ghét , dùng môi miệng nói giả_đò , Nhưng trong lòng nó nuôi sự gian_lận ;
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.감정있는 자는 입술로는 꾸미고 속에는 궤휼을 품나니
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Med sine leber skaper den hatefulle sig til, men i sitt indre gjemmer han svik.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Par ses lèvres celui qui hait se déguise, Et il met au dedans de lui la tromperie.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Rty svými za jiného se staví ten, jenž nenávidí, ale u vnitřnosti své skládá lest.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Si pembenci manis kata-katanya tapi hatinya penuh tipu daya
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Svojimi rtami sa pretvára nenávistník; ale vo svojom vnútri skladá lesť.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Ten, co kogo nienawidzi, za inszego się udaje wargami swemi; ale w sercu swojem myśli o zdradzie.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Vihamies teeskentelee huulillaan, mutta hautoo petosta sydämessänsä.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Wie haatdragend is, laat dat van buiten niet merken; maar in zijn hart gaat heel wat anders om.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Z ustnami svojimi se hlini sovražilec, a v srcu svojem snuje zvijačo;
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Οστις μισει, υποκρινεται με τα χειλη αυτου, και μηχανευεται δολον εν τη καρδια αυτου.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Ненавистникът лицемерствува с устните си, Но крои коварство в сърцето си;
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.Устами своими притворяется враг, а в сердце своем замышляетковарство.
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.בשפתו ינכר שונא ובקרבו ישית מרמה׃
Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, Ama içi hile doludur.بشفتيه يتنكر المبغض وفي جوفه يضع غشا.