Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.Şi totuşi, în chip misterios, bondarul reuşeşte să zboare.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.Tuy nhiên bằng một cách bí ẩn nào đó mà loài ong vẫn có thể bay.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.Und trotzdem, seltsamerweise, schafft sie es irgendwie.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.Y, sin embargo, misteriosamente, de alguna manera vuela.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.Κι όμως, κατά τρόπο ανεξήγητο, η μέλισσα πετάει.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.Але ж, якимось дивним чином, джміль літає.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.И все пак, по някакъв мистериозен начин, пчелата все пак лети.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.И тем не менее, каким-то загадочным образом шмель летает.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.ועם זאת, באופן מיסתורי, איכשהו הדבורה עפה.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.وحتى الإن، في ظروف غامضة، تستطيع النحلة أن تطير.
Ama yine de, gizemli bir şekilde, bal arıları uçabilmektedir.うれしいことに 政府の多額の資金を使って
Ancak oraya vardığında, amcasının gizemli bir şekilde öldüğünü ve arsadaki bir mozoleye gömüldüğünü öğrenir.하지만 그가 그곳에 갔을때는, 그는 그의 삼촌이 의문스럽게 돌아가셨고 그의 소유지 한 묘에 묻혀 있다는 것을 발견하게 됩니다.
Ancak oraya vardığında, amcasının gizemli bir şekilde öldüğünü ve arsadaki bir mozoleye gömüldüğünü öğrenir.אבל כשהוא מגיע לשם, הוא מגלה שהדוד שלו נפטר באורח מסתורי ונטמן במצבת-קבר בשטח האחוזה.
Ancak oraya vardığında, amcasının gizemli bir şekilde öldüğünü ve arsadaki bir mozoleye gömüldüğünü öğrenir.لكن بمجرد وصوله إلى هناك، وجد أن عمه قد توفي في ظروف غامضة وتم دفنه في ضريح في الملكية العقارية.
Ancak oraya vardığında, amcasının gizemli bir şekilde öldüğünü ve arsadaki bir mozoleye gömüldüğünü öğrenir.おじが 既に謎に満ちた死をとげていて 敷地内の霊廟に葬られたことを知ります (ビデオ) 執事: 鍵穴はございません
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Am realizat că acea pagină albă este o cutie misterioasă. Înţelegeţi?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Apercebo-me de que aquela página em branco é a caixa mágica.
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Ich sehe in einer leeren Seite eine Zauberkiste. Verstehen Sie?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Jeg kan nu se, at det blanke stykke papir er den magiske kasse.
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Je réalise que cette page blanche est une boîte magique. Vous voyez ?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?저는 빈 종이가 매직 박스라는 걸 깨달았습니다.
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Me di cuenta de que esa página en blanco es una caja mágica, ¿saben?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Mi rendo conto che quella pagina vuota é una scatola magica. Sapete?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Pusta kartka to magiczna skrzynka.
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Rájöttem, hogy az az üres lap egy varázsdoboz. Tudják?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Tajusin että tyhjä sivu on kuin arvoituslaatikko.
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Tôi nhận ra rằng trang giấy trắng đó là một chiếc hộp bí ẩn. Các bạn biết đấy?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Uvědomil jsem si, že nepopsaná stránka je vlastně záhadná schránka.
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Αντιλαμβάνομαι ότι αυτή η λευκή σελίδα χαρτί είναι ένα μαγικό κουτί. Καταλαβαίνετε τι εννοώ;
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Осъзнах, че празния лист хартия е магическа кутия. Нали разбирате?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?Я осознаю, что этот чистый лист - это волшебный ящик. Понимаете?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?הגעתי למסקנה שהדף הריק הזה הוא קופסת קסמים, אתם מבינים?
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?وأنا أدرك أن تلك الصفحة الفارغة هى صندوقا غامضا. هل تفهم قصدى؟
Anladım ki bu boş sayfa bir gizemli kutu, değil mi?何か素晴しいもので埋めてやる必要があるのです
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Być może mieszkał w tajemniczym ogrodzie i wiedział o wszystkim.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Có lẽ ông đã sống trong khu vườn bí ẩn và biết tất cả về nó.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Ehkä hän asui salaperäinen puutarha ja tiesi kaiken.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Ela estava curiosa sobre o assunto e queria ver como era.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Forse ha vissuto nel giardino misterioso e sapeva tutto.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Kanske han bodde i den mystiska trädgården och visste allt om det.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Misschien woonde hij in de mysterieuze tuin en wist er alles van.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Morda je živel v skrivnostni vrt in je vedel vse o tem.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Možná, že žil v tajemné zahradě a věděl o tom.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Možno, že žil v tajomnej záhrade a vedel o tom.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Mungkin dia tinggal di taman misterius dan tahu semua tentang itu.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Poate că el a trăit în grădină misterios şi ştia totul despre ea.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Talán élt a titokzatos kertben és tudtam róla.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Tal vez vivió en el jardín misterioso y lo sabía todo.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Vielleicht lebte er in dem geheimnisvollen Garten und wusste alles über sie.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Ίσως έζησε στη μυστηριώδη κήπο και ήξερε τα πάντα για αυτό.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Возможно, он жил в таинственном саду и знал все о нем.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Може би той е живял в тайнствената градина и знаеше всичко за него.
Belki de gizemli bir bahçe içinde yaşadı ve bu konuda her şeyi biliyordu.Можливо, він жив в таємничому саду і знав все про нього.
"Ben hiçbir şey," Ben açıkçası yanıtladı. "En gizemli bir iştir.""나는 그것을 아무것도하지 않습니다,"나는 솔직히 대답했다. "그것은 가장 신비한 사업입니다."
"Ben hiçbir şey," Ben açıkçası yanıtladı. "En gizemli bir iştir.""אני עושה דבר על זה", עניתי בכנות. "זה עסק מסתורי ביותר".
"Ben hiçbir şey," Ben açıkçası yanıtladı. "En gizemli bir iştir.""لقد جعل شيئا من ذلك" ، أجبت بصراحة. "إنه لرجال الأعمال الأكثر غموضا."
"Ben hiçbir şey," Ben açıkçası yanıtladı. "En gizemli bir iştir.""原則として、"ホームズは言った、"多くの奇妙なものが少なく神秘的それを証明する
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var. Daktilo yazmak.Tenho uma capacidade rara e misteriosa que me excIui das missões de combate.
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var. Daktilo yazmak.ثانيا، أنا لا أعرف عن القتال شئ، لذا لا تسأل.
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Deţin o rară însuşire care mă scuteşte să iau parte la misiuni.