İlham yoluyla gelen yaratılıcık gizemiyle...Мифы что креативность приходит через вдохновение
İlham yoluyla gelen yaratılıcık gizemiyle...מיתוסים שיצירתיות באה מתוך השראה
Kabuklarında,dünyanın en büyük gizeminin ip uçları vardıChiếc mai của chúng là đầu mối của bí ẩn lớn nhất trên Trái Đất
Kabuklarında,dünyanın en büyük gizeminin ip uçları vardıÎn carapacele lor stă cheia celui mai mare mister de pe Pământ.
Kabuklarında,dünyanın en büyük gizeminin ip uçları vardıJejich krunýř skrývá stopu k největší záhadě světa.
Kabuklarında,dünyanın en büyük gizeminin ip uçları vardıΣτο καβούκι τους υπάρχουν στοι- χεία για το μεγαλύτερο μυστήριο.
Kabuklarında,dünyanın en büyük gizeminin ip uçları vardıВ их панцирях крылся ответ на самую важную загадку жизни.
Kabuklarında,dünyanın en büyük gizeminin ip uçları vardıבשריוניהם הרמז לתעלומה .הגדולה על פני כדור-הארץ
Kabuklarında,dünyanın en büyük gizeminin ip uçları vardıفي صدفاتهم فكرة إلى اللغز الأعظم على الأرض
Kırmızı başlı Ligi bu gizemi iyi bir anlaşma için asistan sayar.Assistent zählt für ein gutes Geschäft in diesem Geheimnis der Red-headed League.
Kırmızı başlı Ligi bu gizemi iyi bir anlaşma için asistan sayar.붉은 머리 리그의 신비에 좋은 거래를 보조 계산됩니다.
Kırmızı başlı Ligi bu gizemi iyi bir anlaşma için asistan sayar.liczy asystent sporo w tej tajemnicy Ligi Red-headed.
Kırmızı başlı Ligi bu gizemi iyi bir anlaşma için asistan sayar.Помічник розраховує на багато що в цій таємниці Рудий ліги.
Kırmızı başlı Ligi bu gizemi iyi bir anlaşma için asistan sayar.Помощник рассчитывает на многое в этой тайне Рыжий лиги.
Kırmızı başlı Ligi bu gizemi iyi bir anlaşma için asistan sayar.עוזר נחשב עסקה טובה במסתורין הזה של הליגה אדום בראש.
Kırmızı başlı Ligi bu gizemi iyi bir anlaşma için asistan sayar.مساعد التهم عن صفقة جيدة في هذا اللغز لجامعة الأحمر التي ترأسها.
Kırmızı başlı Ligi bu gizemi iyi bir anlaşma için asistan sayar.私はあなたが彼に会うかもしれないために、単にあなたの方法を問い合わせたと確信しています。"
"Lee Han, talihsiz Prens mi?" "Prens'in gizemi."[Lee Han, Szerencsétlen Koronaherceg] [vagy kora szélhámosa?]
"Lee Han, talihsiz Prens mi?" "Prens'in gizemi."Λι Χαν, ο άτυχος πρίγκιπας;
"Lee Han, talihsiz Prens mi?" "Prens'in gizemi."لي هان الاميرة البائسة؟
Mars ile ilgili en dikkat çekici şeylerden biri, uzay çağının 10 ana gizeminden biri,la National Academy of Science dit même
Mars ile ilgili en dikkat çekici şeylerden biri, uzay çağının 10 ana gizeminden biri,국립과학원(NAS)이 우주 10대 신비 중에 하나로 선정하기도 했는데요.
Mars ile ilgili en dikkat çekici şeylerden biri, uzay çağının 10 ana gizeminden biri,Viện Hàn lâm khoa học quốc gia cho rằng một trong 10 bí ẩn lớn của tuổi của vũ trụ,
Mars ile ilgili en dikkat çekici şeylerden biri, uzay çağının 10 ana gizeminden biri,האקדמיה הלאומית למדע אומרת אחת מעשר התעלומות הגדולות של עידן החלל
Mars ile ilgili en dikkat çekici şeylerden biri, uzay çağının 10 ana gizeminden biri,وتقول الأكاديمية الوطنية للعلوم .. أن واحدا من أهم عشرة ألغاز في الفضاء ..
Mars ile ilgili en dikkat çekici şeylerden biri, uzay çağının 10 ana gizeminden biri,宇宙時代の10大ミステリーのひとつは なぜ火星の一部の地域は
Mükemmel kristal içerisinde görülen elmasların gizemini elde etmek aşırı hassas ve zor bir yontma tekniğidir.تحقيق الغموض الذي يلف الماس محاطاً ببلور رائع بتقنية عالية الدقة
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.În aceste incursiuni în misterul morţii vechii egipteni nu-şi exersau doar imaginaţia.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.Staří Egypťané ale při svém zkoumání záhad smrti jen netrénovali představivost.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.W tych rozważaniach na temat śmierci Egipcjanie nie bawili się swoją wyobraźnią.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.А в цих дослідженнях таємниці смерті давні єгиптяни не просто гралися своєю уявою.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.И в этих исследованиях загадки смерти древние египтяне не просто упражняли свое воображение.
Ölümün gizemi üzerine yaptığı sorgulamalarda Eski Mısırlı'lar, sadece düş gücü alıştırmaları yapmıyorlardı.ובפניות אלו למיסתורין המוות המצרים העתיקים לא אמנו את דמיונם בלבד
"Prens'in gizemi."Ou escroc de son temps ?
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Alors le chasseur s'avança et se tint au milieu, et le mystère a été résolu.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Apoi vânător-au manifestat şi a stat în mijlocul lor, şi misterul a fost rezolvat.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Da jægeren kom frem og stod midt iblandt dem, og mysteriet var løst.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Dan is de jager kwam naar voren en stond in hun midden, en het mysterie was opgelost.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Dann wird der Jäger trat und trat in ihre Mitte, und das Rätsel gelöst.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Então o caçador se aproximou e parou no meio deles, eo mistério foi resolvido.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Entonces el cazador se adelantó y se puso en medio, y el misterio fue resuelto.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Ezután a vadász jelentkezett, és megállt közöttük, és a rejtély megoldódott.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.그러면 사냥꾼 앞으로 와서 자신의 와중에 서, 그리고 수수께끼가 해결되었습니다.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Lalu pemburu datang ke depan dan berdiri di tengah-tengah mereka, dan misteri itu terpecahkan.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Pak Hunter se přihlásili a stáli v jejich středu, a záhada byla vyřešena.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Poi il cacciatore si fece avanti e si fermò in mezzo a loro, e il mistero è stato risolto.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Potem je prišel lovec naprej in stal v svoji sredi, in skrivnost je bil rešen.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Potom Hunter sa prihlásili a stáli v ich strede, a záhada bola vyriešená.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Sau đó, thợ săn đến phía trước và đứng ở giữa họ, và bí ẩn đã được giải quyết.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Sedan jägaren kom fram och stod mitt ibland dem, och mysteriet var löst.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Sitten metsästäjä astui esiin ja seisoi heidän keskellään, ja mysteeri ratkesi.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Wtedy myśliwy zgłosiło się i stanął pośrodku, i tajemnica została rozwiązana.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Στη συνέχεια, ο κυνηγός ήρθε προς τα εμπρός και στάθηκε ανάμεσά τους, και το μυστήριο λύθηκε.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Тогава ловецът дойде напред и застана сред тях и мистерията е решен.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Тогда охотник вышел вперед и встал посреди них, и тайна была разгадана.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.Тоді мисливець вийшов вперед і встав посеред них, і таємниця була розгадана.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.ואז הצייד בא קדימה ועמד בקרבם, ואת התעלומה.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.ثم جاء صياد إلى الأمام وقفت في وسطهم ، وكان حل اللغز.
Sonra avcı öne çıktı ve onların ortasında durdu ve gizemi çözüldü.彼らは、彼が狐をスキンしながらブラシにしばらく時間が続いてから、沈黙の中で待っていた、と
Wilson Kırmızı başlı Ligi bu gizemi iyi bir anlaşma için asistan sayar.Wilson asszisztens számít sokat ebben a rejtélyt, a vörös hajú League.