Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››Purificherete anche ogni veste, ogni oggetto di pelle, ogni lavoro di pelo di capra e ogni oggetto di legno»
Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››Setiap potong pakaian dan apa saja dari kulit, bulu kambing atau kayu, harus juga disucikan.
Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››Und alle Kleider und alles Gerät von Fellen und alles Pelzwerk und alles hölzerne Gefäß sollt ihr entsündigen.
Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››Vergeet niet alle kleding en alles wat gemaakt is van leer, geitehuid en hout ook te reinigen."
Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››Všeliké také roucho a všecky věci kožené, i všelijaké dílo z í kozích, i všelikou nádobu dřevěnou očistíte.
Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››и все одежды, и все кожаные вещи, и все сделанное из козьей шерсти , и все деревянные сосуды очистите.
Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››וכל בגד וכל כלי עור וכל מעשה עזים וכל כלי עץ תתחטאו׃
Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››وكل ثوب وكل متاع من جلد وكل مصنوع من شعر معز وكل متاع من خشب تطهّرونه
Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››也 要 因 一 切 的 衣 服 、 皮 物 、 山 羊 毛 織 的 物 、 和 各 樣 的 木 器 、 潔 淨 自 己
Her giysiyi, deriden, keçi kılından, tahtadan yapılmış her nesneyi arındıracaksınız.››也 要 因 一切 的 衣服 、 皮物 、 山羊毛 織 的 物 、 和 各 樣 的 木器 、 潔淨 自己
Tamar başına kül saçıp sırtındaki uzun kollu giysiyi yırttı. Elini başına koyup ağlaya ağlaya gitti.다말이 재를 그 머리에 무릅쓰고 그 채색옷을 찢고 손을 머리 위에 얹고 크게 울며 가니라
Tamar başına kül saçıp sırtındaki uzun kollu giysiyi yırttı. Elini başına koyup ağlaya ağlaya gitti.Ta-ma bèn bỏ tro trên đầu mình , xé áo_dài , và bưng tay_trên đầu , vừa đi vừa cất_tiếng la .
Tamar başına kül saçıp sırtındaki uzun kollu giysiyi yırttı. Elini başına koyup ağlaya ağlaya gitti.Ta-ma bèn bỏ tro trên đầu mình, xé áo dài, và bưng tay trên đầu, vừa đi vừa cất tiếng la.
Tamar başına kül saçıp sırtındaki uzun kollu giysiyi yırttı. Elini başına koyup ağlaya ağlaya gitti.Tamar şi -a presărat cenuşă pe cap, şi şi -a sfîşiat haina pestriţă; a pus mîna în cap, şi a plecat ţipînd.
Tamar başına kül saçıp sırtındaki uzun kollu giysiyi yırttı. Elini başına koyup ağlaya ağlaya gitti.Zij scheurde de jurk kapot en legde as op haar hoofd en met de handen voor haar gezicht liep zij huilend weg.
Tamar başına kül saçıp sırtındaki uzun kollu giysiyi yırttı. Elini başına koyup ağlaya ağlaya gitti.ותקח תמר אפר על ראשה וכתנת הפסים אשר עליה קרעה ותשם ידה על ראשה ותלך הלוך וזעקה׃
Tamar başına kül saçıp sırtındaki uzun kollu giysiyi yırttı. Elini başına koyup ağlaya ağlaya gitti.فجعلت ثامار رمادا على راسها ومزقت الثوب الملون الذي عليها ووضعت يدها على راسها وكانت تذهب صارخة.
Tamar başına kül saçıp sırtındaki uzun kollu giysiyi yırttı. Elini başına koyup ağlaya ağlaya gitti.他 瑪 把 灰 塵 撒 在 頭 上 、 撕 裂 所 穿 的 彩 衣 . 以 手 抱 頭 、 一 面 行 走 、 一 面 哭 喊
Tamar başına kül saçıp sırtındaki uzun kollu giysiyi yırttı. Elini başına koyup ağlaya ağlaya gitti.他 瑪把 灰 塵 撒在 頭上 、 撕裂 所 穿 的 彩衣 . 以 手 抱頭 、 一 面 行走 、 一 面 哭喊
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.A vyvlekou tě z roucha tvého, a rozberou šperky okrasy tvé.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.A vyzlečú ti tvoje rúcho a poberú klenoty tvojej ozdoby.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Chúng nó bóc lột áo xống mầy, và cướp lấy đồ châu báu mầy.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Chúng_nó bóc_lột áo_xống mầy , và cướp lấy đồ châu_báu mầy .
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.De skal dra dine klær av dig og ta dine prektige smykker.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.de skal rive Klæderne af dig og tage alle dine Smykker;
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Engkau akan ditelanjangi dan perhiasan-perhiasanmu akan dirampas
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.He raastavat sinulta vaatteesi ja ottavat korukalusi.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Ils te dépouilleront de tes vêtements, Et ils enlèveront les ornements dont tu te pares.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.I zewloką cię z szat twoich, a pobiorą strój ozdoby twojej.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.또 네 옷을 벗기며 네 장식품을 빼앗을지라
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Man skall slita av dig dina kläder och taga ifrån dig dina härliga smycken.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Sie sollen dir deine Kleider ausziehen und deinen Schmuck wegnehmen.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Slečejo ti tudi obleko in vzemo lepe dragotine tvoje.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.S megfosztanak ruháidtól, és elveszik ékességeidet.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Também te despirão os teus vestidos, e te tomarão as tuas jóias de adorno.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Te desnudarán de tus ropas y se llevarán tus hermosas joyas
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Te vor desbrăca de haine, şi vor lua podoabele scumpe cu cari te găteşti.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Ti spoglieranno delle tue vesti e s'impadroniranno dei tuoi gioielli
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Zij zullen u beroven van uw mooie kleren en uw sieraden.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Θελουσιν ετι σε εκδυσει τα ιματια σου και αφαιρεσει τους στολισμους της λαμπροτητος σου.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.и снимут с тебя одежды твои, возьмут наряды твои.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.Ще съблекат и дрехите ти, и ще отнемат лъскавите ти накити.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.והפשיטוך את בגדיך ולקחו כלי תפארתך׃
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.وينزعون عنك ثيابك وياخذون ادوات زينتك.
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.他 們 必 剝 去 你 的 衣 服 、 奪 取 你 華 美 的 寶 器
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.他 們必剝 去 你 的 衣服 、 奪取 你 華美 的 寶器
Ve Papa da. Ve batı dünyasının en kuvvetli kişileri de bu giysiyi kullandılar.Den Papst und eine grosse Zusammenkunft der wichtigsten Menschen im Westen.
Ve Papa da. Ve batı dünyasının en kuvvetli kişileri de bu giysiyi kullandılar.De paus en een enorme verzameling van de machtigste mensen van het westen waren aanwezig.
Ve Papa da. Ve batı dünyasının en kuvvetli kişileri de bu giysiyi kullandılar.Papež a skupina mocných tohoto světa ho obklopovala.
Ve Papa da. Ve batı dünyasının en kuvvetli kişileri de bu giysiyi kullandılar.Papież, ogromna grupa najbardziej wpływowych ludzi na Zachodzie.
Ve Papa da. Ve batı dünyasının en kuvvetli kişileri de bu giysiyi kullandılar.Папа,разом із постатями найвпливовіших людей на заході.
Ve Papa da. Ve batı dünyasının en kuvvetli kişileri de bu giysiyi kullandılar.بابا المسيحية, الطاقم الكبير لأقوى أشخاص في الغرب.
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılarA když přišel Jozef k bratřím svým, strhli s něho sukni jeho, sukni proměnných barev, kterouž měl na sobě.
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılarAls nun Joseph zu seinen Brüdern kam, zogen sie ihm seinen Rock, den bunten Rock, aus, den er anhatte,
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılarDa Josef nu kom hen til sine Brødre, rev de hans Kjortel af ham, Ærmekjortelen, han havde på,
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılarDa nu Josef kom til sine brødre, klædde de av ham hans kjortel, den side kjortel som han hadde på.
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılarKetika Yusuf sampai kepada abang-abangnya, dengan kasar mereka menanggalkan jubah Yusuf yang sangat bagus itu
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılar요셉이 형들에게 이르매 그 형들이 요셉의 옷 곧 그 입은 채색 옷을 벗기고
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılarLogo que José chegou a seus irmãos, estes o despiram da sua túnica, a túnica de várias cores, que ele trazia;
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılarVừa khi Giô-sép đến gần các anh , họ bèn lột áo chàng , là áo có nhiều sắc đương mặc trong mình ;