Ana içeriğe geç
Sözlük

giysisi ile cümle

giysisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Tedy vzali sukni Jozefovu, a zabivše kozla, smočili sukni tu ve krvi.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Tedy wzięli suknią Józefowe, i zabili kozła, a umaczali suknią we krwi.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Toen doodden de broers een geit en besmeurden Jozefs mantel met het bloed.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Tomaram, então, a túnica de José, mataram um cabrito, e tingiram a túnica no sangue.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Vtedy vzali sukňu Jozefovu a zabijúc kozla zamočili sukňu do krvi.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Τοτε ελαβον τον χιτωνα του Ιωσηφ και εσφαξαν εριφιον εκ των αιγων, και εβαψαν τον χιτωνα εν τω αιματι
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.И взяли одежду Иосифа, и закололи козла, и вымарали одежду кровью;
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.Тогава взеха Иосифовата дрешка, заклаха козел и, като натопиха дрешката в кръвта,
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.ויקחו את כתנת יוסף וישחטו שעיר עזים ויטבלו את הכתנת בדם׃
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.فأخذوا قميص يوسف وذبحوا تيسا من المعزى وغمسوا القميص في الدم.
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.他 們 宰 了 一 隻 公 山 羊 、 把 約 瑟 的 那 件 彩 衣 染 了 血
Bunun üzerine bir teke keserek Yusufun renkli uzun giysisini kanına buladılar.他 們宰 了 一 隻 公山羊 、 把 約瑟 的 那 件 彩衣 染 了 血
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.A tak nechala jeho rúcho ležať vedľa seba, až prišiel jej pán domov.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ed essa pose accanto a sé la veste di lui finché il padrone venne a casa
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ela guardou a capa consigo, até que o senhor dele voltou a casa.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ella puso junto a sí el manto de José hasta que su señor volvió a casa
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Et elle posa le vêtement de Joseph à côté d`elle, jusqu`à ce que son maître rentrât à la maison.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.I zatrzymała jego szatę u siebie, aż przyszedł pan jego do domu swego;
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ja hän pani vaipan viereensä siksi, kunnes Joosefin isäntä tuli kotiin.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.그 옷을 곁에 두고 자기 주인이 집으로 돌아 오기를 기다려
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Lalu istri Potifar menyimpan jubah itu sampai suaminya pulang
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Megtartá azért az õ ruháját magánál, míg az õ ura haza jöve.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Người bèn để áo của Giô-sép bên mình đợi khi chủ về nhà ,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Người bèn để áo của Giô-sép bên mình đợi khi chủ về nhà,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Och hon lät hans mantel ligga kvar hos sig, till dess hans herre kom hem;
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Položi pa obleko njegovo poleg sebe, dokler pride gospodar njegov v hišo svojo.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Så lod hun Kappen blive liggende hos sig, indtil hans Herre kom hjem,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Så lot hun hans kappe bli liggende hos sig til hans herre kom hjem.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Şi a pus haina lui Iosif lîngă ea pînă s'a întors acasă stăpînul lui.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Tedy schovala roucho jeho u sebe, až přišel pán jeho do domu svého.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Und sie legte sein Kleid neben sich, bis der Herr heimkam,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ze hield de mantel bij zich en toen haar man die avond thuiskwam, vertelde zij hem haar verhaal.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Και απεθεσε το ιματιον αυτου παρ' αυτη, εωσου ηλθεν ο κυριος αυτου εις τον οικον αυτου.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.И оставила одежду его у себя до прихода господина его в дом свой.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.И тя задържа дрехата му при себе си, докато си дойде господарят му в дома си.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.ותנח בגדו אצלה עד בוא אדניו אל ביתו׃
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.فوضعت ثوبه بجانبها حتى جاء سيده الى بيته.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.婦 人 把 約 瑟 的 衣 裳 放 在 自 己 那 裡 、 等 著 他 主 人 回 家
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.婦人 把 約瑟 的 衣裳 放在 自己 那 裡 、 等著 他 主人 回家
Eğer yakından bakarsanız, gece giysisiyle olduğunu farkedeceksiniz.Keď sa prizriete bližšie, zjavne má oblečenú nočnú košeľu.
Eğer yakından bakarsanız, gece giysisiyle olduğunu farkedeceksiniz.Kiedy przyjrzysz się dokładnie, oczywiste jest, że ubrana jest w koszulę nocną.
Eğer yakından bakarsanız, gece giysisiyle olduğunu farkedeceksiniz.Se si osserva da vicino si vede bene che è nel suo vestito da notte.
Eğer yakından bakarsanız, gece giysisiyle olduğunu farkedeceksiniz.Si observas más de cerca, es evidente que está en camisón de dormir.
Eğer yakından bakarsanız, gece giysisiyle olduğunu farkedeceksiniz.Якщо ви придивитесь, зрозуміло, що він у нічній сорочці.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Alastomina, ilman vaatteita, he viettävät yönsä, eikä heillä ole peittoa kylmässä.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Ia tak punya selimut dan pakaian penghangat tubuh di waktu malam
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Îi apucă noaptea în umezeală, fără îmbrăcăminte, fără învelitoare împotriva frigului.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Ils passent la nuit dans la nudité, sans vêtement, Sans couverture contre le froid;
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.의복이 없어 벗은 몸으로 밤을 지내며 추위에 덮을 것이 없으며
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Mezítelenül hálnak, testi ruha nélkül, még a hidegben sincs takarójuk.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nagich nocować przymuszają bez odzienia, którzy się nie mają czem nakryć na zimnie.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nagi leže vso noč, ker nimajo obleke, in nimajo odeje v mrazu.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nahé přivodí k tomu, aby nocovati musili bez roucha, nemajíce se čím přiodíti na zimě.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nahí nocujú, bez rúcha, a nieto prikrytia na zime.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nakna ligga de om natten, berövade sina kläder; de hava intet att skyla sig med i kölden.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nakne overnatter de uten klær og uten dekke i kulden.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nudi passan la notte, senza panni, non hanno da coprirsi contro il freddo
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Om Natten ligger de nøgne, uden Klæder, uden Tæppe i Hulden.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Pasan la noche desnudos, sin ropa, y no tienen cubierta en el frío
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Passam a noite nus, sem roupa, não tendo coberta contra o frio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod