Korunma giysisi, en iyisidir.But the clothing of piety—that is best.
Onlar sizin için giysidir/eştir, siz de onlar için giysisiniz/eşsiniz.They are a garment for you, and you are a garment for them.
Parlak giysisi, sarı denizinde göze çarpıyor.Her bright costume stands out in the sea of yellow.
Glenn'in uzay giysisindeki sıcaklık çok yüksekti.The temperature in Glenn's spacesuit was too warm.
Püskürtülürler ve Elias, giysisi hasar aldığından dolayı boğularak ölür.They are ejected and Elias dies by suffocation when his suit is damaged.
Nihayet dokumacılar imparatorun giysisinin bittiğini söylerler.Finally, the weavers report that the emperor's suit is finished.
Başlangıçta hediyeden memnun olan Diderot, yeni giysisine duyduğu memnuniyeti yavaş yavaş kaybetti.Initially pleased with the gift, Diderot came to rue his new garment.
Yuri Romenenko ve Georgi Grechko Orlan-D uzay giysisini test etti.Juri Romanenko und Georgi Gretschko testeten dabei den Raumanzug Orlan-D.
AN-S -31 Uçuş giysisi ABD Ordu Hava Kuvvetleri tarafından geliştirildi.Als Folge wurde die AN-S-31 Flying suit für das US Army Air Corps entwickelt.
Modern otonom dalgıç giysisi, 1943'te, Jacques-Yves Cousteau ve Emile Gagnan tarafından icat edilmiştir.Das erste Patent für ein Drucklufttauchgerät wurde 1943 von Jacques-Yves Cousteau und Émile Gagnan angemeldet.
Giysisi çok değişkendir.Das Federkleid ist sehr variabel.
Giysisi yıldızlarla süslüdür.Die Kuppel ist mit Sternen geschmückt.
Yastreb giysisi sadece bir kez kullanıldı.La combinaison Berkut n'a été utilisée qu'une seule fois.
Giysisi kırmızıdır.Le manteau est rouge.
Giysisi kar gibi beyazdı, saçları temiz yapağı gibiydi.Son vêtement était blanc comme la neige.
Uçuş giysisi , tam bir vücut elbisesidir.Su moto es realmente un caballo disfrazado.
İzar ve ridâ: İhram giysisi.Orientarse hacia La Meca. Vestimenta.
Giysisi yıldızlarla süslüdür.Mi piel está hecha de estrellas.
Eşdeğer olarak kadın giysisi külot biliniyor.La vestimenta de las mujeres es igualmente escueta.
Tayyör, ceket ve etekten oluşan bir kadın giysisidir.Ropa de dama, caballero y bebé.
Bunların diğer bir türü ise daha süslü olup tören giysisi olarak kullanılır.Son muchas, o casi todas, las ventajas del uso de este tipo de prendas de vestir.
Giysisi çok değişkendir.El traje era muy cómodo.
Dwalin'in mavi sakalları ve mavi giysisi her zaman dikkat çekmiştir.El vampiro con gafas, Dalton aparece en Surprise.
Ama onun uzay giysisi iç basınca karşı balonlaşmış idi.Sin embargo, era un buque maniobrable, esencialmente, si tenía que usar su espolón.
Jane'in yıkanacak çok giysisi var.Jane ha un sacco di vestiti da lavare.
Hemen herkes giysisini evinde dikiş makinasında diker.Ognuno si lavava a casa la propria divisa. ...
Yuri Romenenko ve Georgi Grechko Orlan-D uzay giysisini test etti.Yuri Romanenko e Georgi Grechko testarono la versione Orlan-D.
Yastreb giysisi sadece bir kez kullanıldı.Indossò la maglia rossonera solo per una stagione.
Kılığı zamanın akademik giysisi ve kepidir.I Sim che si devono laureare indossano la toga e il tocco accademico.
Bangladeş'te geleneksel kadın giysisine sari adı verilmektedir.Например, традиционная женская одежда в Индии называется «сари».
Gencinin kış giysisi daha mattır.В зимнем наряде оперение более тусклое.
Kefiye Arap giysisinde erkek baş örtüsü.Её волшебный костюм имеет арабский стиль.
Giysisi yıldızlarla süslüdür.Потолки украшены звёздами.
Abiye Kadın üst giysisi biçimi.Весьма нарядна верхняя женская одежда.
İzar ve ridâ: İhram giysisi.القميص والكرافت : يكون لون القميص كاكي فاتح .
Çin EVA uzay giysisi 2. üretiminin projesini iptal etti.Projeto que visava criar uma segunda geração de trajes espaciais chineses.
Stone'un giysisindeki oksijen seviyesi ise düşmeye başlamış ve kritik seviyeye inmiştir.Enquanto isso, o oxigênio do traje de Ryan diminui até níveis críticos.
İlki Alpha giysisi.Primeira Camisa FC.
Giysisinin içinde oldukça evcimen görünüyordu oysa sonunda yabana atılır biri değildi.Aparentava no entanto ser muito doméstica no seu vestido, mas como se viu ela não o era de maneira alguma.
20. yüzyılı 30'lu yıllarında, kadınların hafif bir tatil giysisi olarak plaj pijaması giymeleri moda oldu.No século XIX, as mulheres faziam uso de calções bufantes por baixo de túnicas para frequentar as praias.
Erkek giysisinde başta bir şapka (gat) vardır.Chapéu (Boné) - Encontro com um homem.
MetaJets giysisi kırmızıdır.Seu uniforme de treinamento é vermelho.
Projenin başkanı Dr. Aiden Krone, Alpha giysisini alıp geçmişe gider.De projectleider, Dr. Aiden Krone, reist met de Alpha Suit het verleden in.
Giysisi kar gibi beyazdı, saçları temiz yapağı gibiydi.Zijn kleed was wit als sneeuw, zijn hoofdhaar als zuivere wol.
Giysisi çok değişkendir.Het verenkleed is zeer variabel.
Kimono (Japonca: 着物 -(きもの), kiru ve mono, (birebir çevirisi "giyilen şey") Japonya'nın geleneksel giysisidir.Een kimono (Japans: 着物, letterlijk: hetgeen iemand draagt) is een traditioneel Japans kledingstuk.
Onlar da dışarı çıkınca Milo'ya su tüpü giysisini giydirirler ve Milo nefes alır.Als ze daar eenmaal aangekomen zijn, trekken ze beiden snel hun kleren uit en Miranda gaat in bed liggen.
Gencinin kış giysisi daha mattır.Suknia zimowa jest bardziej gęsta.
Modern otonom dalgıç giysisi, 1943'te, Jacques-Yves Cousteau ve Emile Gagnan tarafından icat edilmiştir.Akwalung wynaleźli w 1943 Jacques-Yves Cousteau i Emile Gagnan.
Project 863 uzay giysisi.860) Bal maskowy.
Giysi, bir sıvı soğutma giysisinin üzerine giyilmek için tasarlanmıştı.Jeśli zmarzłem, marzę o skórzanym odzieniu.
Eşdeğer olarak kadın giysisi külot biliniyor.Kobiety zaś oceniły ją jako odpowiedź ubraniową.
Stone'un giysisindeki oksijen seviyesi ise düşmeye başlamış ve kritik seviyeye inmiştir.Stones rymddräkt har nått en för hög koldioxid-nivå, och hon är på väg att kvävas.
Gencinin kış giysisi daha mattır.Adult i vinterdräkt är ljusare.
Giysisi çok değişkendir.Klädkoden varierar.
Kelebek ve Dalgıç GiysisiFardhems socken och hembygdsförening
İlki Alpha giysisi.Kejsarens nya kläder.
Kadınları esas giysisi üç etek zıbındır.Жіночий одяг склаадався з трьох прошарків.
Abiye Kadın üst giysisi biçimi.2) Вид жіночого верхнього одягу.
Kukuletalı beyaz cüppe Kazakların geleneksel bir giysisidir.Оселедець — традиційна зачіска Запорозьких козаків.