Ana içeriğe geç
Sözlük

giysilerin ile cümle

giysilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.trouxeram a jumenta e o jumentinho, e sobre eles puseram os seus mantos, e Jesus montou.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.und brachten die Eselin und das Füllen und legten ihre Kleider darauf und setzten ihn darauf.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.εφεραν την ονον και το πωλαριον, και εβαλον επανω αυτων τα ιματια αυτων και επεκαθισαν αυτον επανω αυτων.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.докараха ослицата и ослето, и намятаха на тях дрехите си; и Той възседна върху тях.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.і привели ослицю і осля, й положили на них одежу свою, та й посадили Його верх неї.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.привели ослицу и молодого осла и положили на них одежды свои, и Он сел поверх их.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.ויביאו את האתון ואת העיר וישימו עליהם את בגדיהם וירכיבהו עליהם׃
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.وأتيا بالاتان والجحش ووضعا عليهما ثيابهما فجلس عليهما.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.牽 了 驢 和 驢 駒 來 、 把 自 己 的 衣 服 搭 在 上 面 、 耶 穌 就 騎 上
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.牽了驢 和 驢駒來 、 把 自己 的 衣服 搭 在 上面 、 耶穌 就 騎上
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!내 신부야 네 입술에서는 꿀 방울이 떨어지고 네 혀 밑에는 꿀과 젖이 있고 네 의복의 향기는 레바논의 향기 같구나
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!Manis kata-katamu, pengantinku, seperti madu murni dan susu. Pakaianmu seharum Gunung Libanon
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!Strdí tekou rtové tvoji, ó choti, med a mléko pod jazykem tvým, a vůně roucha tvého jako vůně Libánu.
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!נפת תטפנה שפתותיך כלה דבש וחלב תחת לשונך וריח שלמתיך כריח לבנון׃
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!شفتاك يا عروس تقطران شهدا. تحت لسانك عسل ولبن ورائحة ثيابك كرائحة لبنان.
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!我 新 婦 、 你 的 嘴 唇 滴 蜜 、 好 像 蜂 房 滴 蜜 . 你 的 舌 下 有 蜜 有 奶 . 你 衣 服 的 香 氣 如 利 巴 嫩 的 香 氣
Ey yavuklum, bal damlar dudaklarından, Bal ve süt var dilinin altında, Lübnanın kokusu geliyor giysilerinden!我 新婦 、 你 的 嘴唇 滴蜜 、 好像 蜂房 滴蜜 . 你 的 舌下 有 蜜有奶 . 你 衣服 的 香氣如利巴 嫩的 香氣
Genellikle küreselleşmeyi destekliyorum, ancak her ülkenin eşsiz ve güzel giysilerini kesinlikle mahvetti.Normalmente estoy a favor de la globalización, pero ha acabado con la vestimenta única y hermosa de cada país.
Genellikle küreselleşmeyi destekliyorum, ancak her ülkenin eşsiz ve güzel giysilerini kesinlikle mahvetti.В общем, я за глобализацию, но она очевидно разрушила уникальную, замечательную одежду каждой страны.
Genellikle küreselleşmeyi destekliyorum, ancak her ülkenin eşsiz ve güzel giysilerini kesinlikle mahvetti.أنا من مؤيدي العولمة، لكنها وبلا شك أفسدت أنواع الملابس المميزة التي تنفرد بها كل بلد.
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Chiar am să pot vedea oamenii probând haine aici?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Eu posso ver as pessoas a mudar de roupa?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Kann ich hier Menschen während der Anprobe beobachten?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""정말로 사람들 옷 입어보는 모습을 여기서 볼 수 있는거야?
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Naprawdę będzie widać, jak się ktoś przebiera?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""¿Realmente veré a la gente cambiándose de ropa acá?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Vais-je réellement voir les gens se changer ici?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Vedrò davvero le persone mentre si provano i vestiti?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Zal ik de mensen te zien krijgen die hier kleren aanpassen?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Мне действительно удастся посмотреть, как люди там примеряют одежду?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""Ще видя ли наистина хората, които се преобличат тук?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""האם באמת אזכה לראות את האנשים מחליפים בגדים?"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?""هل حقًا سأرى الناس هنا وهم يغيرون ملابسهم؟"
"Gerçekten burada giysilerini değiştiren insanları görebilecek miyim?"もちろん ボタンを押せば壁は暗くなります
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.A wstawszy odeszła, i złożywszy z siebie odzienie swoje, oblekła się w szaty wdowieństwa swego.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Azután felkele és elméne, és leveté magáról a fátyolt; és felvevé az õ özvegyi ruháját.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.cổi lúp ra và mặc quần áo góa bụa lại.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.cổi lúp ra và mặc quần_áo góa_bụa lại .
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Derpå gik hun bort, tog Sløret af og iførte sig sine Enkeklæder.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Ea s'a sculat, şi a plecat; şi -a scos mahrama şi s'a îmbrăcat iarăş în hainele de văduvă.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.E ela se levantou e se foi; tirou de si o véu e vestiu os vestidos da sua viuvez.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Elle se leva, et s`en alla; elle ôta son voile, et remit ses habits de veuve.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Hierna deed zij haar weduwenkleding weer aan.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Ja hän nousi ja meni sieltä ja pani pois huntunsa ja pukeutui leskenvaatteisiinsa.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.그가 일어나 떠나가서 그 면박을 벗고 과부의 의복을 도로 입으니라
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Nato vstane Tamara in odide ter sleče zagrinjačo svojo in obleče svojega vdovstva oblačila.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Och hon stod upp och gick därifrån och lade av sin slöja och klädde sig åter i sina änkekläder.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Og hun stod op og gikk sin vei, og hun la sitt slør av sig og tok på sig sine enkeklær.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Poi si alzò e se ne andò; si tolse il velo e rivestì gli abiti vedovili
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Potom vstala a odišla a složila svoj závoj so seba a obliekla si rúcho svojho vdovstva.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Tamar pulang ke rumahnya dan membuka kain penutup mukanya, lalu mengenakan pakaian jandanya lagi
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Tedy vstavši, odešla, a sňavši rouchu svou s sebe, oblékla se v šaty své vdovské.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Und sie machte sich auf und ging hin und zog ihre Witwenkleider wieder an.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.Μετα ταυτα σηκωθεισα, ανεχωρησε και απεκδυθεισα το καλυμμα αυτης, ενεδυθη τα ενδυματα της χηρειας αυτης.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.И, встав, пошла, сняла с себя покрывало свое и оделась в одежду вдовства своего.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.После тя стана та си отиде, свали покривалото си и облече вдовишките си дрехи.
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.ותקם ותלך ותסר צעיפה מעליה ותלבש בגדי אלמנותה׃
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.ثم قامت ومضت وخلعت عنها برقعها ولبست ثياب ترملها
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.他 瑪 起 來 走 了 、 除 去 帕 子 、 仍 舊 穿 上 作 寡 婦 的 衣 裳
Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.他 瑪起來 走 了 、 除去 帕子 、 仍 舊 穿上 作 寡婦 的 衣裳
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod