Ana içeriğe geç
Sözlük

giysilerin ile cümle

giysilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Sinä, jonka vaatteet kuumenevat, kun maa on raukeana etelän helletuulesta,
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Ştii pentruce ţi se încălzesc veşmintele, cînd se odihneşte pămîntul de vîntul de miazăzi?
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Tidak, engkau hanya dapat mengeluh kepanasan apabila bumi dilanda oleh angin selatan
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Ti, ki ti obleka postane gorka, kadar jug vleče po zemlji,
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?tu cujas vestes são quentes, quando há calma sobre a terra por causa do vento sul?
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Tú, cuyas ropas quedan calientes cuando la tierra es silenciada a causa del viento del sur
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Ty, ktorého rúcho stáva sa priteplým, keď utíši zem od poludnia?
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Vele együtt terjesztetted-é ki az eget, a mely szilárd, mint az aczéltükör?
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Weet u waarom u het warm krijgt wanneer de wind uit het zuiden komt en het zulk rustig weer is?
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Wieszże, jako cię szaty twoje ogrzewają, gdy ucisza ziemię od południa?
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Δια τι τα ενδυματα σου ειναι θερμα, οταν αναπαυη την γην δια του νοτου;
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Как нагревается твоя одежда, когда Он успокаивает землю от юга?
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?Ти, чиито дрехи стават топли, Когато земята е в затишие, поради южния вятър,
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?אשר בגדיך חמים בהשקט ארץ מדרום׃
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?كيف تسخن ثيابك اذا سكنت الارض من ريح الجنوب.
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?南 風 使 地 寂 靜 、 你 的 衣 服 就 如 火 熱 、 你 知 道 麼
Dünyanın soluğu kesildiğinde Güneyin kavurucu rüzgarı altında Giysilerin seni terletmez mi?南風 使 地 寂靜 、 你 的 衣服 就 如火熱 、 你 知道 麼
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››A keby neopral a svojho tela by neumyl, ponesie svoju neprávosť.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Ako jih pa ne izpere in mesa svojega ne izkoplje, bo nosil krivico svojo.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››A pakli nezpéře roucha svého, a těla svého neumyje, tedy ponese nepravost svou.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Còn nếu người không giặt quần áo và không tắm, thì sẽ mang tội mình.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Còn nếu người không giặt quần_áo và không tắm , thì sẽ mang tội mình .
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Dacă nu-şi spală hainele, şi nu-şi scaldă trupul, îşi va purta fărădelegea lui.``
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Dersom han ikke tvetter sine klær og ikke bader sitt legeme, da skal han komme til å lide for sin misgjerning.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Hogyha meg nem mossa ruháit, sem a testét le nem mossa: viselje az õ vétségének terhét.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Kalau ia tidak melakukan itu, ia harus menanggung akibatnya
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››그가 빨지 아니하거나 몸을 물로 씻지 아니하면 죄를 당하리라
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Maar als hij zijn kleren niet wast en zich niet baadt, zal hij zelf de gevolgen van zijn zonde dragen."
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Ma se non si lava le vesti e il corpo, porterà la pena della sua iniquità»
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Mas, se não as lavar, nem banhar o seu corpo, levará sobre si a sua iniquidade
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Men hvis han ikke tvætter sine Klæder og bader sig, skal han undgælde for sin Brøde.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Men om han icke tvår sina kläder och icke badar sin kropp kommer han att bära på missgärning.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Mutta jos hän ei pese vaatteitansa eikä pese ruumistansa, joutuu hän syynalaiseksi."
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Pero si no los lava, ni lava su cuerpo, cargará con su culpa.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Si elle ne lave pas ses vêtements, et ne lave pas son corps, elle portera la peine de sa faute.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Sromoty żony brata twego nie odkryjesz: sromota brata twego jest.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Wo er seine Kleider nicht waschen noch sich baden wird, so soll er seiner Missetat schuldig sein.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Αλλ' εαν δεν πλυνη αυτα μηδε λουση το σωμα αυτου, τοτε θελει βαστασει την ανομιαν αυτου.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››если же не вымоет одежд своих и не омоет тела своего, то понесет на себебеззаконие свое.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››И ако не ги изпере и не окъпе тялото си, тогава ще носи беззаконието си.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››ואם לא יכבס ובשרו לא ירחץ ונשא עונו׃
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››وان لم يغسل ولم يرحض جسده يحمل ذنبه
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››但 他 若 不 洗 衣 服 、 也 不 洗 身 、 就 必 擔 當 他 的 罪 孽
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››但 他 若 不 洗 衣服 、 也 不 洗身 、 就 必 擔當 他 的 罪孽
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.a priviedli oslicu aj osľa, položili na ne svoje rúcha a na tie ho vysadili.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Au adus măgăriţa şi măgăruşul, şi-au pus hainele peste ei, şi El a şezut deasupra.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.condussero l'asina e il puledro, misero su di essi i mantelli ed egli vi si pose a sedere
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.de hentet aseninnen og folen, og la sine klær på dem; og han satte sig oppå.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Elhozák a szamarat és annak vemhét, és felsõ ruháikat rájuk teríték, és ráüle azokra.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Hai người dắt lừa cái và lừa con , trải áo mình trên lưng lừa , và nâng Ngài cỡi lên .
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Hai người dắt lừa cái và lừa con, trải áo mình trên lưng lừa, và nâng Ngài cỡi lên.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Ils amenèrent l`ânesse et l`ânon, mirent sur eux leurs vêtements, et le firent asseoir dessus.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.ja toivat aasintamman varsoineen ja panivat niiden selkään vaatteensa, ja hän istuutui niiden päälle.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.나귀와 나귀 새끼를 끌고 와서 자기들의 겉옷을 그 위에 얹으매 예수께서 그 위에 타시니
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.och ledde till honom åsninnan och fålen; och de lade sina mantlar på denne, och han satte sig därovanpå.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.og de hentede Aseninden og Føllet og lagde deres Klæder på dem, og han satte sig derpå.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.pripeljeta oslico in žrebe. In položijo nanju oblačila svoja, in on sede nanje.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Přivedli oslici i oslátko, a vložili na ně roucha svá, a jej navrchu posadili.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Przywiedli oślicę i oślę, i włożyli na nie szaty swoje, i wsadzili go na nie.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Trajeron el asna y el borriquillo y pusieron sobre ellos sus mantos, y él se sentó encima de ellos
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod