Harunun kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazara giydir. Harun orada ölüp atalarına kavuşacak.››아론의 옷을 벗겨 그 아들 엘르아살에게 입히라 아론은 거기서 죽어 그 열조에게로 돌아가리라
Harunun kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazara giydir. Harun orada ölüp atalarına kavuşacak.››og ta av Aron hans klær og la Eleasar, hans sønn, ta dem på; så skal Aron samles til sine fedre og dø der.
Harunun kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazara giydir. Harun orada ölüp atalarına kavuşacak.››Tanggalkanlah pakaian Harun dan kenakanlah pada Eleazar. Harun akan mati di tempat itu.
Harunun kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazara giydir. Harun orada ölüp atalarına kavuşacak.››и сними с Аарона одежды его, и облеки в них Елеазара, сына его, ипусть Аарон отойдет и умрет там.
Harunun kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazara giydir. Harun orada ölüp atalarına kavuşacak.››והפשט את אהרן את בגדיו והלבשתם את אלעזר בנו ואהרן יאסף ומת שם׃
Harunun kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazara giydir. Harun orada ölüp atalarına kavuşacak.››واخلع عن هرون ثيابه والبس ألعازار ابنه اياها. فيضمّ هرون ويموت هناك.
Harunun kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazara giydir. Harun orada ölüp atalarına kavuşacak.››把 亞 倫 的 聖 衣 脫 下 來 、 給 他 的 兒 子 以 利 亞 撒 穿 上 、 亞 倫 必 死 在 那 裡 歸 他 列 祖
Harunun kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazara giydir. Harun orada ölüp atalarına kavuşacak.››把 亞倫 的 聖衣脫 下來 、 給 他 的 兒子 以利 亞撒 穿上 、 亞倫 必死 在 那 裡歸 他 列祖
- Independence, sizi... - Pekala, ekip. Şu uçuş giysilerini çıkartalım.-Độc Lập, chúng tôi sẽ.. -Anh em, cởi đồ bay ra.
- Independence, sizi... - Pekala, ekip. Şu uçuş giysilerini çıkartalım.Pessoal, podem sair dos fatos de voo.
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.Celce va arde vaca, să-şi spele hainele în apă, şi să-şi scalde trupul în apă; şi să fie necurat pînă seara.
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.In tisti, ki jo je sežgal, naj si opere oblačila ter izkoplje telo v vodi, in bodi nečist do večera.
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.I ten, kto ju spálil, vyperie svoje rúcho vo vode a umyje svoje telo vodou a bude nečistý až do večera.
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.Kẻ nào thiêu con bò cái tơ phải giặt áo xống và tắm mình trong nước, bị ô uế đến chiều tối.
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.Kẻ nào thiêu con bò cái tơ phải giặt áo_xống và tắm mình trong nước , bị ô_uế đến chiều_tối .
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.송아지를 불사른 자도 그 옷을 물로 빨고 물로 그 몸을 씻을 것이라 그도 저녁까지 부정하리라
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.Também o que a tiver queimado lavará as suas vestes e banhará o seu corpo em água, e sera imundo até a tarde.
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.И сожигавший ее пусть вымоет одежды свои водою, и омоет тело свое водою, и нечист будет до вечера;
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.והשרף אתה יכבס בגדיו במים ורחץ בשרו במים וטמא עד הערב׃
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.والذي احرقها يغسل ثيابه بماء ويرحض جسده بماء ويكون نجسا الى المساء.
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.燒 牛 的 人 必 不 潔 淨 到 晚 上 、 也 要 洗 衣 服 、 用 水 洗 身
İneği yakan kişi de giysilerini yıkayacak, yıkanacak. O da akşama dek kirli sayılacak.燒牛 的 人 必 不 潔淨 到 晚上 、 也 要 洗 衣服 、 用水 洗身
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.A gdy on jechał, słali szaty swoje na drodze.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.A když on jel, stlali roucha svá na cestě.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.A keď išiel, podstierali svoje rúcha na ceste.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Da er nun hinzog, breiteten sie ihre Kleider auf den Weg.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Da han nu drog frem, bredte de sine klær under ham på veien.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.E, enquanto ele ia passando, outros estendiam no caminho os seus mantos.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.És mikor õ méne, az õ felsõruháikat az útra teríték.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Ja hänen kulkiessaan kansa levitti vaatteensa tielle.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Khi Ðức Chúa Jêsus đang đi tới, có nhiều kẻ trải áo trên đường.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Khi_Ðức_Chúa_Jêsus đang đi tới , có nhiều kẻ trải áo trên đường .
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.가실 때에 저희가 자기의 겉옷을 길에 펴더라
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Ko pa jezdi, pogrinjajo svoja oblačila na pot.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Och där han färdades fram bredde de ut sina mantlar under honom på vägen.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Og da han drog frem, bredte de deres Klæder under ham på Vejen.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Pe cînd mergea Isus, oamenii îşi aşterneau hainele pe drum.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Quand il fut en marche, les gens étendirent leurs vêtements sur le chemin.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Sementara Ia lewat dengan menunggangi keledai itu, orang-orang membentangkan jubah mereka di jalan
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Via via che egli avanzava, stendevano i loro mantelli sulla strada
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Y mientras él avanzaba, tendían sus mantos por el camino
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Ενω δε επορευετο, υπεστρωνον τα ιματια αυτων εις την οδον.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.И като вървеше Той, людете постилаха дрехите си по пътя.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.И, когда Он ехал, постилали одежды свои по дороге.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.Як же Він їхав, простилали одежу свою по дорозі.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.ובנסעו הציעו את בגדיהם על הדרך׃
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.وفيما هو سائر فرشوا ثيابهم في الطريق.
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.走 的 時 候 、 眾 人 都 把 衣 服 鋪 在 路 上
İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.走的時候 、 眾人 都 把 衣服鋪 在 路上
İsa'nın giysilerinin kenarlarında devam ediyor. . .(hudba)
İsa'nın giysilerinin kenarlarında devam ediyor. . .[muzyka]
İsa'nın giysilerinin kenarlarında devam ediyor. . .Музика
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.A vzala si aj svoje vyšívané rúcha a pokryla si ich, i môj olej i moje kadivo si dala pred ne.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Du tog dine broget vævede Klæder og hyllede dem deri, og min Olie og Røgelse satte du for dem.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Du tok dine utsydde klær og dekket dem med, og min olje og min røkelse satte du frem for dem.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.És vevéd hímes ruháidat és befedezéd azokat, és olajomat és füstölõszeremet vetéd eléjök.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.e tomaste os teus vestidos bordados, e as cobriste; e puseste diante delas o meu azeite e o meu incenso.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.in s pisanimi oblačili svojimi si jih pregrinjala in moje olje in kadilo si prednje polagala.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.또 네 수 놓은 옷으로 그 우상에게 입히고 나의 기름과 향으로 그 앞에 베풀며
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Mầy lấy áo xống thêu của minh mà đắp cho chúng nó, lấy dầu và hương của ta bày ra trước mặt chúng nó.