giyiyorlar ile cümle
giyiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Adamlar kısa kollu giyiyorlar.The men are wearing short sleeves.
Onlar çok küçük giysi giyiyorlar.They wear very little clothing.
Adamlar kısa kollu gömlekler giyiyorlar.The men are wearing short sleeve shirts.
Kızların her ikisi de beyaz takım elbiseler giyiyorlardı.Both of the girls are wearing white suits.
Tom ve Mary her ikisi de kahverengi şapka giyiyorlar.Tom and Mary are both wearing brown hats.
Hem Tom hem de Mary kahverengi şapka giyiyorlar.Tom and Mary are both wearing brown hats.
Tom ve Mary her zaman aynı renk giysileri bile giyiyorlar.Tom and Mary even always wear the same color clothes.
Hem Tom hem de Mary yağmurluk giyiyorlardı.Both Tom and Mary were wearing trench coats.
Tom ve Mary okul üniformalarını giyiyorlar.Tom and Mary are wearing their school uniforms.
Bu kızlar dar ve kısa elbiseler giyiyorlar.These girls are wearing skimpy clothes.
Bisikletçiler, spandexten yapılmış bisikletçi şortları giyiyorlar.The cyclists are wearing cyclist shorts made of spandex.
Bu adamlar tayt giyiyorlar.These men are wearing tights.
Her iki kız da beyaz renkli takım elbise giyiyorlar.Both girls are wearing white suits.
Mevcut bütün erkekler smokin giyiyorlardı.All the men present were wearing tuxedos.
Onların her ikisi de kask giyiyorlar mıydı?Were both of them wearing helmets?
Onlar pahalı giysiler giyiyorlar.They're wearing expensive clothes.
Her ikisi de üniforma giyiyorlar.They're both wearing uniforms.
Hem Tom hem de Mary ağır kış kabanları giyiyorlardı.Tom and Mary were both wearing heavy winter coats.
Tom ve Mary paltolarını ve eldivenlerini giyiyorlar.Tom and Mary are putting on their coats and gloves.
Tom ve Mary her ikisi de lastik eldiven giyiyorlardı.Tom and Mary were both wearing rubber gloves.
Bütün erkekler koyu renk takım elbise ve beyaz gömlek giyiyorlardı.All the men were wearing dark suits and white shirts.
Bu askerler sivil kıyafetler giyiyorlar.These soldiers are wearing civilian clothes.
Balerinler tayt, tütü etek ve bale ayakkabısı giyiyorlardı.The ballerinas wore tights, tutus and ballet slippers.
Romalılar ihram giyiyorlardı.The Romans wore togas.
Tom ve Mary ikisi de dün giydikleri şeyleri giyiyorlar.Tom and Mary are both wearing what they wore yesterday.
Futbol üniformalarını giyiyorlar.They're wearing their soccer uniforms.
Çuldan elbiseler giyiyorlardı ve üzerlerine kül serpiliyordu.They wear boxing gloves (with or without padded palms) and savate boots.
Hükümdarlar kırmızı renkli çizmeler giyiyorlardı.The dancers were wearing pink vests.
Oldukça kilolulardı ve eşofman giyiyorlardı ve oldukça sakin görünüyorlardı.And they were quite overweight and wearing sweatpants, and quite docile-looking.
Çin'de yapılan burka adı verilen naylon kumaşlar giyiyorlar.Clothed in this nylon bag, made in China, with the name of burqa.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.The researchers had to suit up just to enter it.
Sarı ya da siyah renkli tişörtler giyiyorlar.They're wearing either a yellow shirt or a black shirt.
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?And what would be behind those rubber masks, if they were?
Kırmızı giyiyorlar.They wear red.
Parlak renkler giyiyorlar, pembe ve mavi,They wear bright colors, rose and blue,
Ya sarı ya da siyah gömlek giyiyorlar.They're wearing either a yellow shirt or a black shirt.
Mızıkacıoğlu, “Başlarını bağlıyorlar, uzun kollar giyiyorlar, bu havada bile."They wear headscarves and long sleeves, even in this weather," he explains.
Müdahale esnasında, kendilerini tanıtacak polis amblemlerinin yer aldığı ceketler giyiyorlar.While intervening, they wear jackets with a police inscription to identify themselves.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Im Sommer wurden reinweiße Hosen getragen.
Halbuki O’nun zamanının Türkiye’sinde artık erkekler Batıda giyilen kıyafetleri giyiyorlardı.Heutzutage tragen viele in der Stadt lebende Turkana westliche Kleidung.
Hükümdarlar kırmızı renkli çizmeler giyiyorlardı.Los caballeros llevaban botas de cuero rojo.
Bahriye Neferi - Siyah püsküllü bir fes giyiyorlardı.Llevaban el pelo despeinado y se pusieron ropas negras de luto.
Çuldan elbiseler giyiyorlardı ve üzerlerine kül serpiliyordu.Они облекли её в златотканую одежду и увенчали венком из благоухающих цветов.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Летом на фуражку надевали белый чехол.
Hükümdarlar kırmızı renkli çizmeler giyiyorlardı.Os guardas regimento usavam roupas de cor azul.
İkisi de yalnızca iç çamaşırı ve çorap giyiyorlardı.Ze waren beiden blootsvoets en droegen enkel ondergoed.
Hükümdarlar kırmızı renkli çizmeler giyiyorlardı.Rycerze nosili biały strój zakonny.
Söz konusu arka vokaller, birbirinin aynısı beyaz elbiseler giyiyorlar idi.Hos några exemplar förekommer en vit fläck (bläs) på hjässan.
Deniz Eri - Gedikli erlerine benzer bir üniforma giyiyorlardı.Paralepididae — родина костистих риб ряду Авлопоподібні (Aulopiformes).
Siyah deriden çizme giyiyorlardı.На ногах носили чорні чоботи.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Влітку носили саф'янові черевики.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Η θερινή στολή ήταν λευκή.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Om sommeren blev der også båret hvide bukser.
Çuldan elbiseler giyiyorlardı ve üzerlerine kül serpiliyordu.Mereka menanggalkan pakaian-Nya dan mengenakan jubah ungu kepada-Nya.
Çuldan elbiseler giyiyorlardı ve üzerlerine kül serpiliyordu.衣服几经转折,绕至臀部,然后用绸带系束。
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.הוא גורב גרביים לבנים גם במהלך השבוע.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.През лятото носели малко дрехи.
Erkekler ise genellikle düğmeli, bağcıklı ya da yanları esnek çizmeler giyiyorlardı.Мъжете обикновено ходели голи или използвали набедрена превръзка.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Med tednom so nosili plave hlače.
Siyah deriden çizme giyiyorlardı.Obuti so v črne škornje.
İlgili Sayfalar