giyinmiş ile cümle

giyinmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Megszólalt a csengő, és egy trick-or-treater volt az egyik karakteremnek öltözve.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.On a sonné à la porte et c'était un enfant pour des bonbons avec un costume d'un de mes personnages.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Un bambino vestito come uno dei miei personaggi ha suonato per fare "dolcetto o scherzetto".
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Zadzwonił dzwonek i to było dziecko przebrane za mojego bohatera.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Χτύπησε η πόρτα κι ήταν ένας μασκαράς ντυμένος σαν ήρωάς μου.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Задзвонив дзвінок у дверях, прийшла по гостинці дитина, яка була вдягнена як мій герой.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.פעמון הדלת צלצל וזה היה ילד שבא לבקש ממתק או תעלול והוא היה מחופש לדמות שלי. זה היה כל כך מגניב.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.رن جرس الباب كانت خدعة-أو-هدية يلبس كشخصيتي. كان ذلك جداً رائع.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.僕の絵本のキャラクターに変装して うれしかったです 祖父母はすでに他界しましたが
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.A všedše do hrobu, uzřely mládence, an sedí na pravici, oděného rouchem bílým. I ulekly se.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.Ðoạn , họ vào nơi mộ , thấy một người trẻ tuổi ngồi bên hữu , mặc áo_dài trắng , thì thất_kinh .
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.Ðoạn, họ vào nơi mộ, thấy một người trẻ tuổi ngồi bên hữu, mặc áo dài trắng, thì thất kinh.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.e entrando no sepulcro, viram um moço sentado � direita, vestido de alvo manto; e ficaram atemorizadas.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.Entrando nel sepolcro, videro un giovane, seduto sulla destra, vestito d'una veste bianca, ed ebbero paura
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.És bemenvén a sírboltba, látának egy ifjút ülni jobb felõl, fehér ruhába öltözve; és megfélemlének.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.I wszedłszy w grób, ujrzały młodzieńca, siedzącego na prawicy, odzianego szatą białą; i ulękły się,
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.무덤에 들어가서 흰 옷을 입은 한 청년이 우편에 앉은 것을 보고 놀라매
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.А като повдигнаха очи, видяха, че камъкът бе отвален.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.И, войдя во гроб, увидели юношу, сидящего на правой стороне, облеченного в белую одежду; и ужаснулись.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.І ввійшовши в гріб, побачили молодця, сидячого з правого боку, одягненого в шату білу, та й вжахнулись.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.ותבאנה אל תוך הקבר ותראינה בחור אחד ישב מימין והוא עטה שמלה לבנה ותשתוממנה׃
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.ولما دخلن القبر رأين شابا جالسا عن اليمين لابسا حلة بيضاء فاندهشن.
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.他 們 進 了 墳 墓 、 看 見 一 個 少 年 人 坐 在 右 邊 、 穿 著 白 袍 . 就 甚 驚 恐
Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar.他 們進 了 墳墓 、 看見 一 個 少年人 坐 在 右邊 、 穿著 白袍 . 就 甚驚恐
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""영지는 6-30 직후에 와서하고, 옷을 입고하는 데, 데이트 다시. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Beliau datang tak lama setelah pukul enam tiga puluh, dan, setelah berpakaian, pergi keluar lagi. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Chủ quyền của ông đến trong thời gian ngắn sau khi 6-30, và, có mặc quần áo, đi ra ngoài một lần nữa. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Domnia sa a venit în scurt timp după şase la treizeci, şi, având îmbrăcat, a ieşit din nou. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Hänen herruudesta tuli pian sen jälkeen kuusi-kolmekymmentä ja ottaen pukeutunut, meni ulos jälleen. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Hans herredømme kom kort efter 6-30, og efter at have tøj på, gik ud igen. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Hans herre kom in strax efter halv sju, och efter att ha klädd, gick ut igen. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Jaśnie pan przyszedł wkrótce po sześciu trzydzieści, i po ubrany, wyszedł ponownie. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Jeho lordstvo přišel krátce po půl sedmé, a poté, co oblékl, vyšel znovu. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Jeho lordstvo prišiel krátko po pol siedmej, a potom, čo obliekol, vyšiel znovu. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""La sua signoria è venuto a poco dopo le sei e trenta, e, dopo aver vestito, è uscito di nuovo. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Njegovo gospostvo prišel kmalu po 6-30, in, ki ima oblečen, šel ven še enkrat. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Őlordsága bejött röviddel 6-30, és miután felöltözött, kiment újra. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Sa seigneurie est venu en peu de temps après 6 à 30, et, après avoir habillé, sortit à nouveau. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Seine Lordschaft kam kurz nach 6 bis 30, und, gekleidet, ging aus wieder. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Zijn heerschappij kwam kort na halfzeven en nadat gekleed, ging naar buiten opnieuw. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Εξοχότητα του ήρθε σε λίγο μετά από 6 έως 30, και, έχοντας ντυμένος, βγήκε ξανά. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Его светлость пришел вскоре после того, шесть тридцать, и, облачившись, вышел еще раз. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Його світлість прийшов незабаром після того, шість тридцять, і, одягнувши, вийшов ще раз. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""Неговото господство дойде скоро след 6-30, и като облечен, излезе отново. "
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. ""ذهب ربوبيته وجاء بعد فترة وجيزة في 36 ، ويرتدون ملابس لها ، وخارج مرة أخرى ".
"Onun efendilik kısa bir süre içinde altı-otuz sonra geldi ve giyinmiş olan, dışarı gitti tekrar. "再び。" この時点では正面玄関外の騒音、雑音をscrabblingのようなものがあった
Pahalı kıyafetler giyinmiş... ...ve güzel beyaz bir arabası olan bir adamdı.Drága ruhát viselt és az autója egy gyönyörű fehér kocsi volt.
Pahalı kıyafetler giyinmiş... ...ve güzel beyaz bir arabası olan bir adamdı.Το αμάξι του φαινόταν πολύ ακριβό... τα ρούχα του ήταν πολύ ωραία... ήταν ένας πολύ όμορφος κύριος.
Pahalı kıyafetler giyinmiş... ...ve güzel beyaz bir arabası olan bir adamdı.سيارته كانت غالية....ملابسه انيقة..وكان وسيما
Siyah giyinmiş 70 oyuncu ayarladık.Er waren 70 acteurs, zwart gekleed.
Siyah giyinmiş 70 oyuncu ayarladık.Mal 70 čierno-odetých účastníkov.
Siz transseksüel değilsiniz. Yalnızca transseksüel gibi giyinmişsiniz.너 여장 남자가 아니구나, 여장 남자처럼 입은거구나
Siz transseksüel değilsiniz. Yalnızca transseksüel gibi giyinmişsiniz. Uh...Das, oder du haltest sie falsch.
Siz transseksüel değilsiniz. Yalnızca transseksüel gibi giyinmişsiniz.انتما لستما فتاتين .. لقد تنكرتما لتصبحا فتاتين .
Siz transseksüel değilsiniz. Yalnızca transseksüel gibi giyinmişsiniz.おっと・・・・ゼイン、ナイル・・・走れ!
Üzerini de çok ince giyinmişti!Et je crois qu'elle était habillée très légèrement.
Üzerini de çok ince giyinmişti!Nagyon vékonyan volt felöltözve.
Üzerini de çok ince giyinmişti!وقد كانت ترتدي ثوبا خفيفا
Ve daha da önemlisi, iyi giyinmişlerdir.A co najważniejsze, są elegancko ubrane.
Ve daha da önemlisi, iyi giyinmişlerdir.E, cosa più importante, si vestono bene.

İlgili Sayfalar