giyinmiş ile cümle

giyinmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."אני אתלבש מיד, לארוז איסוף דגימות, ויצאו לדרך.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.سوف "أرتدي ملابسي على الفور ، حزم امتعتهم لجمع العينات ، وانطلقوا.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.あなたは私が私の方法に着手することができるでしょう、あなたはできないだろうか?
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.A spus ca are o programare, s-a imbracat bine, si a iesit.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Cậu ấy nói là có một cuộc hẹn, ăn mặc chỉnh tề rồi đi ạ.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Dia bilang dia ada pertemuan, berpakaian rapi, dan langsung pergi.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Er sagte, er hätte eine Verabredung, hat sich schick angezogen und ist gegangen.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Ha detto di avere un appuntamento, tutto vestito bene, e poi é uscito.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Han sa att han hade ett möte, finklädd och gick ut.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Hij zei dat hij een afspraak had, hij was goedgekleed en ging uit.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Il a dit qu'il avait un rendez-vous, il était bien habillé et est sorti.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Powiedział, że ma spotkanie, ładnie się ubrał i wyszedł.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Rekel mi je, da gre na nek sestanek, se lepo oblekel in odšel.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Είπε ότι είχε ένα ραντεβού, ντύθηκε καλά, και βγήκε έξω.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.Сказал, что у него встреча, приоделся и ушел.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.כן, הוא הלך לפגישה. התלבש בחליפה יפה ויצא.
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.لقد قال بأن لديه موعدا و أرتدى ملابسه و خرج
Bir toplantısı olduğunu söyledi. Güzelce giyinmiş, dışarı çıkıyordu.何でですか?
Bu projeyi Daha Fazla Bak dedik. Siyah giyinmiş 70 oyuncu ayarladık.70명이 검은 옷을 입고 참가한 '룩 업 모어'라는 프로젝트입니다.
Bu projeyi Daha Fazla Bak dedik. Siyah giyinmiş 70 oyuncu ayarladık.אז הפרוייקט הזה נקרא 'הביטו למעלה'. היו לנו 70 שחקנים לבושים שחור.
Defalarca yıkandığından içi görünen bir elbise giyinmiş, birbirinden aç 5 çocuğu ile annemi gördü.5人のお腹を空かした子供をみた 女性が 何があったのか母の元に来て尋ねました
Defalarca yıkandığından içi görünen bir elbise giyinmiş, birbirinden aç 5 çocuğu ile annemi gördü.- ami annyiszor lett kimosva, hogy igazából már áttetsző volt - az öt igen éhesnek kinéző gyerekével.
Defalarca yıkandığından içi görünen bir elbise giyinmiş, birbirinden aç 5 çocuğu ile annemi gördü.그때 어머니는 너무 많이 빨아서 속이 다 비치는 옷을 입고, 다섯명의 굶주린 아이를 데리고 있었죠.
Defalarca yıkandığından içi görünen bir elbise giyinmiş, birbirinden aç 5 çocuğu ile annemi gördü.lavato così tante volte che in pratica era diventato trasparente, e con cinque bambini dall'aspetto macilento,
Defalarca yıkandığından içi görünen bir elbise giyinmiş, birbirinden aç 5 çocuğu ile annemi gördü.שכובסה כל כך הרבה פעמים עד שהייתה למעשה שקופה, יחד עם חמישה ילדים שנראים רעבים מאד,
Defalarca yıkandığından içi görünen bir elbise giyinmiş, birbirinden aç 5 çocuğu ile annemi gördü.الذي قد غُسل مراراً وتكراراً، لدرجة أنه أصبح شفافاً، ومعها خمس أطفال يبدو عليهم الجوع،
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?A fost prima oara cand am purtat costumul asta, si ultima datorita tie.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Det var den första och den sista gången jag använde den, tack vare en person.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Era la prima volta che indossavo quel vestito, e l'ultima, grazie a qualcuno.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Ez volt az első alkalom, hogy ezt az öltönyt viseltem, de hála valakinek az utolsó is!
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Ich habe ihn - dank dir - zum ersten und zum letzten Mal getragen.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Itu adalah pertama kalinya aku memakai pakaian itu ..... dan untuk terakhir kalinya
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Je l'ai porté pour la première fois hier et c'est devenu la dernière grâce à quelqu'un.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?어제 처음 입언는데, 그게 마지막 이되기.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Mal som ho oblečený prvýkrát a zároveň vďaka niekomu aj poslednýkrát.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?To bylo poprvé a naposledy, co jsem ho měl na sobě, díky někomu.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Tôi mặc nó lần đầu và cũng là lần cuối vì cô đấy
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Toje bilo prvič in zadnjič da sem oblekel ta suknjič, zahvala pa gre tebi...
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Ήταν η πρώτη φορά που φόρεσα αυτό το κοστούμι και χάριν σε κάποια και η τελευταία.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?Вообще-то, я надел его в первый и, благодаря кое-кому, в последний раз.
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?לבשתי את החליפה הזאת בפעם הראשונה והאחרונה תודה למישהי פה
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?كانت المره الأولى والاخيره لي بلبس هذه البدله، والفضل يعود لشخصٍ ما!
Dün ilk defa giyinmiştim bunu. Ama birisi ilk ve son defa giyinmeme neden oldu.Kimin yüzünden acaba?思い出したか?
Dün ilk defa giyinmiştim bunu.Pidin sitä eilen ensimmäistä kertaa.
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.Aku menengadah, lalu kulihat seorang yang memakai pakaian dari linen dan ikat pinggang dari emas murni
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.alzai gli occhi e guardai ed ecco un uomo vestito di lino, con ai fianchi una cintura d'oro di Ufàz
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.És felemelém szemeimet, és látám, és ímé: egy férfiú, gyolcsba öltözve, és dereka ufázi aranynyal övezve.
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.그때에 내가 눈을 들어 바라본즉 한 사람이 세마포 옷을 입었고 허리에는 우바스 정금 띠를 띠었고
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.Ta nhướng mắt nhìn xem , nầy , một người mặc vải gai , chung_quanh lưng thắt đai bằng vàng_ròng U-pha .
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.Ta nhướng mắt nhìn xem, nầy, một người mặc vải gai, chung quanh lưng thắt đai bằng vàng ròng U-pha.
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.ואשא את עיני וארא והנה איש אחד לבוש בדים ומתניו חגרים בכתם אופז׃
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.رفعت عينيّ ونظرت فاذا برجل لابس كتانا وحقواه متنطقان بذهب اوفاز
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.舉 目 觀 看 、 見 有 一 人 身 穿 細 麻 衣 、 腰 束 烏 法 精 金 帶
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.舉目觀看 、 見有 一 人 身穿 細 麻衣 、 腰 束 烏法 精 金帶
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.A sunat cineva costumat ca personajul meu.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Chuông cửa kêu và đó là trẻ em xin kẹo hóa trang thành nhân vật của tôi.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Die Türglocke läutete und eins der Kinder war als meine Figur verkleidet.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Dörrklockan ringde och det var en godis-eller-busare utklädd till min karaktär.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.El timbre sonó y una niña estaba vestida como mi personaje.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.초인종이 울려서 문을 열었더니. 제 책의 주인공들 의상을 입고 아이들이 초콜릿을 받으러 왔습니다. 정말 대단했습니다.

İlgili Sayfalar