Tom kendi giyinmek için hâlâ çok genç.Tom is still too young to dress himself.
Çok sıcak bir şekilde giyiniyorsun, değil mi?You're dressed too warmly, aren't you?
Tom korsan olarak giyinmiş olarak partide ortaya çıktı.Tom showed up at the party dressed as a pirate.
Tom her zaman iyi giyinir.Tom always dresses well.
İçeri girme. Giyinik değilim.Don't come in. I'm naked.
Tom ekoseli giyinmeyi sever.Tom likes to wear plaid.
Tom'un giyinmesi kırk saat sürdü.Tom took forever to get dressed.
Orospu gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Şıllık gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Sürtük gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Şırfıntı gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Kaltak gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Kevaşe gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Kahpe gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Paçoz gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Fahişe gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Kaşar gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Yelloz gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Yollu gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Yosma gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Aşüfte gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Kokot gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Motor gibi giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Hafifmeşrep giyinmişti.She was dressed like a bitch.
Onların hepsi palyaço gibi giyinmişlerdi.They were all dressed up as clowns.
İstediğim gibi giyiniyorum.I dress the way I want.
Skura daha açık giyiniyor.Skura is showing more skin.
Kevaşe gibi giyinme.Don't dress like a prostitute.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.In his last letter, he complained about the way German women dressed.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Those dressed as women that night refused to go with the officers.
Şanina ılımlı giyinir ve voleybol oynamaktan hoşlanırdı.Shanina dressed modestly and liked to play volleyball.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.I didn't shave my underarms and I didn't wear make-up like normal girls do.
P283 Ateş/alev dayanıklı/geciktirici kıyafet giyin.P283: Wear fire/flame resistant/retardant clothing.
Batılıların da ölçülü bir şekilde giyinmeleri bekleniyor.Westerners are also expected to dress modestly too.
İsrail'de ortodoks Yahudiler cildinin çoğunu örtülü tutarak makul bir şekilde giyinirler.In Israel, orthodox Jews dress modestly by keeping most of their skin covered.
Genç bekar kızlar parlak renkli Çin giysileri ile giyinirler.The young single women are accustomed to dressing in Chinese dress of bright colors.
Çabuk giyinin!Dress Me Up!
AOA klipte lakros oyuncuları gibi giyinmiştir.AOA are dressed as lacrosse players in their teasers.
Onun nasıl giyindiğine bir bakın.I mean, look at the way he's dressed.
Nasıl giyinmesi ve elbiselerine nasıl bakması gerektiğini bilmektedir.He knows how to dress and take care of his clothes.
Bu günde genellikle herkes siyah giyinir.During all these occasions, everyone is expected to dress in complete black.
Ancak bu şekilde giyinenler azalmıştır.The mouthparts are reduced.
2005 yılında Esquire dergisi tarafından "Dünyanın En İyi Giyinen Erkeği" seçilmiştir.In 2005, Williams was voted "Best Dressed Man in the World" by Esquire.
P284 Solunum koruyucu giyin.P284: wear respiratory protection.
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.They were featured in Boing Boing and Wired.
Oyuncular hava soğuk olmasına rağmen yaz gibi giyindi.Cast members were dressed for warm weather even though it was cold.
Ödül, giyim arkasında vidalı saplama ve somun ile giyinir.The award is secured to clothing with a threaded stud and nut behind the mount.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")"Why wear a bra?".
Bunun üzerine ona müt'a verdi, giyindirdi ve ailesine geri gönderdi.”She did indeed return to the lake, but left her healing powers to him and his descendants.
Devamlı yeşil giyinir.He seemed constantly dressed in green.
Geyşalar gibi giyinmiştir.Dressed as dogs.
Hippi tarzında giyinmeyi seviyor.I appreciate him in hip-hop.
Tüketim karşıtlığının göstergesi olarak da ikinci el mağazalarından giyinirler.Funds are raised through a second-hand clothes shop.
Güzel giyinir ve oldukça hırslıdır.She wears very fashionable clothes and is very pretty.
Eskiden erkekler gibi giyinirdi ve kendisini erkek zannederdi.She still dressed herself as a man and called herself Hervarðr.
Onun nasıl giyindiğine ve nasıl davrandığına bir bakın.Who tells us what to wear and how to put it on?
Artık çok daha sade giyiniyordu.He was taking too many clean shots.
Liselerde başörtüsü giyinme yasağı 2014'te kaldırıldı.The ban on wearing hijab in high schools was lifted in 2014.
Amalar geleneksel olarak köpek balıklarından koruduğuna inanıldığı için beyaz renkli giyinirler.Ama traditionally wear white as it was believed to ward off sharks.
Bilinen bir giyiniş tarzları yoktur.There is no dress style.