Çoğu kültürde erkekler ve kadınlar, giyimdeki cinsiyet farkından dolayı farklı türde giysiler giyerler.В повечето култури съществуват разлики в облеклото за мъже и жени.
Ayaklarına lapçin giyerlerdi.От кожите им са се шили дрехи.
Örneğin Jainistler, dini ritüelleri sırasında dikişsiz kumaş parçaları giyerler.Например, мюсюлманските мъже носят незашити парчета плат при извършване на религиозни церемонии.
Rose, klipte St. Louis Cardinals'ın baseball şapkasını giyerken görülür.Rose se može vidjeti kako nosi kapu baseballske momčadi St. Louis Cardinals.
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.U ljeto su muškarci nosili duge gaće i košulju.
Çok dayanıklı bir vücut zırhı giyer.Imaju vrlo tvrd tjelesni oklop.
Adamları yeşil takım elbise giyer.Zaposlenici nose odore zelene boje.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Volio se elegantno odjevati.
Hafta kapsamında çoğunlukla turistler Ortaçağ kıyafetleri giyerler.Mnogi od njih budu odjeveni poput srednjovjekovnih križara.
Sadece tek tip bir takım elbise giyer.Čovjek postaje drukčiji kada navuče uniformu.
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.Muškarci su nosili jednog morčića u uhu.
Bu kiliselerde imparatorlar taç giyerlerdi.Od tada se carevi krune u Njemačkoj.
Kadınlar yalnızca taziyelere gidince geleneksel kıyafetlerini giyerler.Kada ona izađe iz šume na sebi nosi normalnu odjeću.
Tüm hikâyelerinde de vücuduna yapışık kırmızı bir elbise giyer, bazen de yarıçıplak olurdu.Kad spava, ponekad nosi samo svoje bijele gaće, a ponekad spava i u normalnoj odjeći.
Bahriye Eri - Açık mavi renkli püskülü olan fes giyerlerdi.Posada je nosila plave vunene žersej košulje.
Orada kıyafetlerinin aynısıyla karşılaşır ve ıslanan kıyafetlerini kurumaya bırakarak diğerlerini giyer.Pritom će razdijeliti svoje preostalo imanje, a siromasima će dati čak i svoju kardinalsku odjeću.
Genellikle süper kahramanlarla alakalı tişörtler giyer.Obično je odjeven u veličanstvene pelerine.
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.Vyžmýkali spotené oblečenie a zase si ho obliekli.
Bayramda herkes yeni bot ve parkalarını giyerler.Cez sviatky sa nosili čižmy inak kapcáty.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Na nohách majú plávacie blany.
Wallis daima temiz giysiler giyer ve kendisini iyi yapmaya zorlardı.Carrie radila, ako sa pekne obliekať a čo by jej pristalo.
20 numaralı formayı giyer.Oblieka reprezentačný dres s číslom 20.
Erkekler başlarına püsküllü fes giyerlerdi.Využívali ich aj muži na stiahnutie pásu.
'Bugün hayatta olsaydı ne giyerdi?' diye düşünüyoruz." dedi.Radi si mislimo: 'Če bi bil danes še živ, kaj bi nosil?'"
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Morala pa se mu je pokazati tudi v lepih oblačilih.
Aslında zırh giyer sümüklüböcek gibi bir böcektir.Medena ustna čeveljc je za žuželke nekakšna past.
Bu partilerde misafirler cadı, hayalet veya korku filmi karakteri gibi korkunç kostümler giyerler.Kostumi so posebne obleke, v katere so oblečene gledališke ali filmske osebe ali igralci na odru.
Eve giderken yanlışlıkla birbirlerinin palrolarını giyerler.Copati so udobno obuvalo za doma.
Genellikle mavi tulumu ve mavi şapkasını giyer.Po navadi je oblečen v modre kavbojke in v temno srajco.
Spor Venezuela atletleri geleneksel olarak uluslararası müsabakalarda burgonya üniformaları giyerler.Sporte Venesuelos sportininkai tarptautinių konkursų metu tradiciškai dėvi burgundiškas uniformas.
Bayramda herkes yeni bot ve parkalarını giyerler.Visi ceremonijos dalyviai dėvi geriausius drabužius bei papuošalus.
Erkekler çoğunlukla olan geleneksel giysilerini giyerler.Moterys dažnai dėvi tradicinius drabužius.
Civar köylerdeki kadınlar da aynı giysiden giyerler.O ką nešioja reperiai, tą nešioja ir žmonės gatvėse.
Reşaide kadınları çok süslü giysiler ve eşarp giyer.Moterys vilki labai spalvingus rūbus ir tatuiruoja rankas.
Kazak giyer.Kazys Jankauskas.
Pişekar dört renkli ve dört dilimli bir külahlı giyer; .Žiedus sudaro 4 taurėlapiai ir 4 spalvoti vainiklapiai.
İskoç Adam: İskoç eteği giyer.Geležtė primena škotiško dirko geležtę.
Daima kot ceket ve kot pantolon giyerdi.Juos paprastai sudaro švarkas ir kelnės.
Mavi bir kıyafet giyer.Mėlynos aprangos.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Taip visai nenorima parodyti, kad siekiama gražių, naujų drabužių.
1543 - Mary Stuart, daha 9 yaşındayken taç giyerek İskoçya Kraliçesi oldu.1543 – Üheksakuune Maria Stuart krooniti Šotimaa kuningannaks.
Fransa Turu'nda genel klasman birincisi sarı mayoyu giyer.Kõrgemates klassides peab ratsanik kandma frakki.
Bu ailenin adamları sarı takımlar giyer.Liikmed kannavad kollast kaelarätti.
Eve giderken yanlışlıkla birbirlerinin palrolarını giyerler.Kodus hakkas ta perenaist kleidist sikutama.
12 yıl boyunca belli saatlerde, belli giysiler giyerek belli bir kurumda hazır bulunmaya zorlandım.12 ani, in care am fost obligat sa ma prezint la ore fixe, intr-o institutie, si sa am o uniforma anume.
12 yıl boyunca belli saatlerde, belli giysiler giyerek belli bir kurumda hazır bulunmaya zorlandım.12 anos em que estive obrigado a apresentar-me a horas fixas numa instituição e a ter que vestir um uniforme.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.9.1km부터 거의 15.2km까지는 우리는 가압호흡이 필요합니다, 우리가 중력복을 입고 있는 데서 말이죠.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.Boven de 9.000 meter, tot ongeveer 15.000 m, heb je drukademhaling nodig, en daarom draag je een G-pak.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.Entre los 9.000 y los 15.000 metros se necesita presión para respirar, por eso uno usa trajes G.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.Zwischen 10.000 Meter und 15.000 Meter Höhe benötigt man Druckbeatmung, was den Druckanzug notwendig macht.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.На высоте от 10-ти до 15-ти километров нужно дыхание под давлением, для чего и нужен барокостюм.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.ובין 9,000 לקרוב ל15,000 מטרים אתה צריך לקבל אוויר דחוס, ולכן אתה חייב ללבוש חליפת ג'י.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.補助呼吸が必要になり 耐Gスーツを着用します これは古いロックンロールジーンズを はいた彼で
Afrika'daki siyahi adam saraylarda yaşarmış, siyahi adam ipek giysiler giyermiş,Der schwarze Mann in afrika trug Seide.
Afrika'daki siyahi adam saraylarda yaşarmış, siyahi adam ipek giysiler giyermiş,아프리카에서 흑인 궁전에 살고 흑인은 실크 입고 있던
Ama birinin salonunda kim ayakkabı giyer ki?Dar,cine ar intra incaltat ,br/> in sufrageria cuiva?
Ama birinin salonunda kim ayakkabı giyer ki?Dlaczego masz buty <br />jak wchodzisz do czyjegoś domu?
Ama birinin salonunda kim ayakkabı giyer ki?Tapi siapa yang mau memakai sepatu ke dalam ruang tamu orang lain?
Ama birinin salonunda kim ayakkabı giyer ki?Όμως, ποιός θα φορούσε παπούτσια στο σαλόνι κάποιου άλλου;
Ama bu bile zaman içinde giyer.Aber auch diese nachlässt in der Zeit.