Siz hiç Özbekistan'a gittiniz mi?Вы когда-нибудь были в Узбекистане?
Hangi üniversiteye gittiniz?В каком учебном заведении Вы учились?
Onunla evine mi gittiniz?Bent u meegegaan naar z’n huis?
Hiç Türkiye'ye gittiniz mi?Bent u ooit naar Turkije gegaan?
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?또 다른 예는: 베니스에 가보신 적 있으신가요?
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?Outro exemplo: alguma vez estiveram em Veneza?
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?Un altro esempio: siete mai stati a Venezia?
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?Un autre exemple : avez-vous déjà été à Venise ?
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?Venetië is een ander voorbeeld.
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?Ένα άλλο παράδειγμα; Έχετε πάει ποτέ στη Βενετία;
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?Другой пример: вы когда-нибудь были в Венеции?
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?דוגמא נוספת: האם ביקרתם אי פעם בוונציה?
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?مثال آخر، هل ذهب أحدكم إلى فينيسيا من قبل؟
Bir başka örnek: Hiç Venedik'e gittiniz mi?その美しい街並の中では
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.Een aantal weken later ga je naar de tandarts voor controle.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.Ein paar Wochen später gehst du zum Zahnarzt für eine Routineüberprüfung.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.몇 주 뒤, 검사를 받으러 치과에 갑니다.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.Parę tygodni później idziesz do dentysty.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.Qualche settimana dopo andate dal dentista per un controllo.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.Quelques semaines après, vous allez chez le dentiste pour une visite de contrôle.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.Unas semanas después vas al dentista para una revisión.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.Μερικές εβδομάδες αργότερα πηγαίνετε στον οδοντίατρο για ένα τσεκ απ.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.Через несколько недель вы идёте на приём к стоматологу.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.כמה שבועות לאחר מכן אתם הולכים לרופא השיניים לביקורת.
Birkaç hafta sonra kontrol için dişçiye gittiniz.بعد عدة أسابيع، ذهبت لطبيب الأسنان للفحص.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."한 때, 뭐랄까, 우리는 사실 당신들이 정말로 달에 갔다는 걸 믿지 않았어요. 하지만 그건 진짜였죠.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.My, tak naprawdę, nie wierzymy, że polecieliście na Księżyc, a jednak to zrobiliście.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.Până la un moment nu prea vă credeam că ați fost pe Lună, însă voi ați fost.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.Sie sagten: "Einerseit glauben wir nicht wirklich, dass Ihr auf dem Mond wart, aber Ihr wart es.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."Tulajdonképpen nem igazán hisszük el nektek, hogy jártatok a holdon, pedig ezt állítjátok.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."Мы не очень-то верим, что вы были на луне, но вы там были.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.הם אמרו בשלב מסוים: "איננו באמת מאמינים שהגעתם אל הירח, "אבל עשיתם זאת.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.يقولون من ناحية نحن لا نصدق أننا وصلنا إلى القمر، لكننا فعلنا
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."私たちは 皆さんが月にいったなんて 信じないけど事実でしょう 皆さんは私たちが生涯に悟りを開くなんて 信じないけど これも事実です"
Diğerlerinden daha sık el kaldırdınız. Oraya daha sık gittiniz.Korzystaliście z okazji częściej niż inni ludzie, częściej podnosiliście ręce, częściej spędzaliście tam czas.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.Digamos que un día vas al médico a inyectarte.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.Immaginiamo che un giorno dovete andare dal dottore per fare una puntura.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.여러분이 주사를 맞으려고 어느날, 의사에게 갔다고 가정해 봅시다.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.Powiedzmy, że lekarz przed zrobieniem zastrzyku mówi:
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.Sagen wir, du gehst zur Ärztin, um eine Spritze zu bekommen.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.Stel dat je naar de dokter gaat voor een injectie.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.Supposons qu'un jour vous alliez chez le docteur pour vous faire vacciner.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.Ας πούμε ότι μια μέρα πηγαίνετε στον γιατρό να κάνετε μια ένεση.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.Представим, что как-то раз вы пришли за прививкой.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.נגיד שיום אחד אתם הולכים לרופאה כדי לקבל זריקה.
Diyelim ki bir gün iğne olmak için doktora gittiniz.عندما تذهب لطبيبة من أجل حقنة،
Ekselanslar, nereye gittiniz?Felség! Hol volt?
Ekselanslar, nereye gittiniz?Votre Altesse ! Où étiez-vous ?
Ekselanslar, nereye gittiniz?Υψηλοτάτη, που ακριβώς πήγατε;
Ekselanslar, nereye gittiniz?جلالتك, اين كنت بالظبط؟
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin, Bu çok garip bir durum olacaktır.Если вы, например, подойдёте к начальнику и возьмете с его тарелки креветку, то это - неловкая ситуация.
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin, Bu çok garip bir durum olacaktır.Якщо ви підете і візьмете собі тарілку вашого боса, це може бути дивною незручною ситуацією.
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,Ha például odalépnél a főnöködhöz és a tányérjából kiennél egy rákot, az egy elég kínos helyzet volna.
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,에를 들어 만약 당신이 자리를 건너가서 상사의 접시에 있는 새우를 맘대로 먹었다면,
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,Np. jeśli poczęstujesz się krewetką z talerza szefa,
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,אם ניגשת והתכבדת בחסילון מהצלחת של הבוס שלך,
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,إذا قمت بخدمة نفسك وتعديت على طبق الروبيان الموجود قبالة رئيسك،
Gittiniz ve patronunuzun tabağından kendinize bir karides aldınız örneğin,上司の皿からエビをとるというのは あり得ない状況でしょう
Hiç Venedik'e gittiniz mi?Apakah Anda pernah mengunjungi Venesia?
Hiç Venedik'e gittiniz mi?Ați fost vreodată la Veneția?