Avrupa Dünya'dan gittikçe kopuyor, bu da gelecekle bağlarımızı koparıyor.Evropa čím dál víc ztrácí kontakt se světem a tím vlastně nějak ztrácí představu o budoucnosti.
Avrupa Dünya'dan gittikçe kopuyor, bu da gelecekle bağlarımızı koparıyor.유럽이 점점 다른 세계와 소통을 하지 않는다는 점입니다. 이것은 어떤 면에서 미래에 대한 감각의 상실이라 할 수 있습니다.
Avrupa Dünya'dan gittikçe kopuyor, bu da gelecekle bağlarımızı koparıyor.l'Europe est de plus en plus déconnectée du monde, et c'est une sorte de perte du sens du futur.
Avrupa Dünya'dan gittikçe kopuyor, bu da gelecekle bağlarımızı koparıyor.Європа стає все більш відірвана від світу - а це приклад втрати відчуття майбутнього.
Avrupa Dünya'dan gittikçe kopuyor, bu da gelecekle bağlarımızı koparıyor.שאירופה מתנתקת אט אט מהעולם -- וזהו סוג של אבדן של תחושת העתיד.
Avrupa Dünya'dan gittikçe kopuyor, bu da gelecekle bağlarımızı koparıyor.هي ان اوروبا تبتعد من منآى العالم وحس جراء فقد الاحساس بالمستقبل
Avrupa Dünya'dan gittikçe kopuyor, bu da gelecekle bağlarımızı koparıyor.そしてこの事実は 未来の感覚を失うという意味でもあります もちろん 欧州はかつて未来を統括していました
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Chúng ta không ở chung lớp, nhưng học cùng trường phổ thông!
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Kita tidak berada di kelas yang sama, tapi kita sekolah di SMA yang sama!
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Nie byliśmy w tej samej klasie, ale chodziliśmy do jednej szkoły!
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Non stavamo nella stessa classe ma andavamo allo stesso liceo!
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Nous n'étions pas dans la même classe, mais nous étions dans le même lycée.
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Nu eram in aceeasi clasa, dar am fost la acelasi liceu!
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Vi var inte i samma klass. Men vi gick i samma gymnasium.
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Wij zaten niet in dezelfde klas maar we gingen naar de zelfde middelbare school!
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Wir waren zwar nicht in der selben Klasse, doch wir sind zur selben Schule gegangen!
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Δεν ήμασταν στην ίδια τάξη, αλλά πηγαίναμε στο ίδιο λύκειο!
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!Мы не учились в одном классе, но ходили в одну школу!
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!لم نكن في نفس الصف و لكننا كنا في نفس المدرسه
Aynı sınıfta değildik ama aynı okula gittik!役に立たないデーターは すぐに消すんだ
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.A mezitím se moje kapela stávala větší a větší.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu. Büyük bir plak şirketiyle anlaştık.Тем временем моя группа становится всё известнее, мы подписываем контракт с известной фирмой звукозаписи.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.E, enquanto isso, a minha banda ia-se tornando cada vez mais conhecida.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.E nel frattempo il mio gruppo diventa sempre più famoso.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Et pendant ce temps, mon groupe devient de plus en plus important.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.I mellemtiden havde mit band fået mere og mere succes.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Între timp, trupa mea devenea tot mai mare.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Intussen kreeg mijn band steeds meer succes.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Ja bändini sen kuin jatkaa kasvuaan.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.그러면서 제 밴드는 유명해지기 시작했어요.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Mindeközben a bandám egyre nagyobb- és nagyobb lett.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Moja kapela bola medzičasom stále úspešnejšia.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Och under tiden blir mitt band allt större och större.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Sementara itu, band saya menjadi lebih dan lebih besar.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Unterdessen wird meine Band immer größer.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Và trong khi đó, ban nhạc của tôi đang ngày càng lớn dần.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.W tym czasie mój zespół stawał się coraz bardziej rozpoznawalny.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Y mientras tanto, mi banda es cada vez más grande.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Στο μεταξύ, η μπάντα μου γινόταν όλο και μεγαλύτερη.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.А тим часом моя група стає дедалі популярнішою.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.Междувременно групата ми става все по-голяма и по-голяма.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.ובינתיים, הלהקה שלי הולכת וגדלה.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.وفي الوقت نفسه، أصبحت الفرقة أكبر وأكبر.
Aynı zamanda grubum gittikçe büyüyordu.メジャー・レーベルと契約しました
Ayrıca, sırtınızda gittikçe artan bir de borç var. Yani artan borç ve daha az iş.Περισσότερα χρέη και λιγότερες δουλειές.
Babamla okula gittik.저희는 학교로 찾아갔지만,
Babamla okula gittik.Poszliśmy do szkoły.
Babamla okula gittik.Thế là chúng tôi cùng nhau tới trường, và bới vì chúng tôi chả là ai cả, chúng tôi không có đặc quyền gì,
Babamla okula gittik.We gingen naar de school.
Babamla okula gittik.אז הלכנו לבית הספר,
Babamla okula gittik.و ذهبنا إلي المدرسة ،
Babamla okula gittik.父はごく普通の市民で何の役職もなく
Balıkçılar bu döküntü yığınını gittikleri daha önce balıkçılık yapılmamış yerlerde topladılar.Deze berg puin verzamelen vissers elke keer als ze in een gebied gaan waar nog nooit gevist is.
Balıkçılar bu döküntü yığınını gittikleri daha önce balıkçılık yapılmamış yerlerde topladılar.이런 산더미 같은 잡동사니는 어부들이 고기잡이를 하지 않았던 지역으로 갈때마다
Balıkçılar bu döküntü yığınını gittikleri daha önce balıkçılık yapılmamış yerlerde topladılar.הר הפסולת הזה נאסף למעשה על ידי דייגים בכל פעם שהם מגיעים
Balıkçılar bu döküntü yığınını gittikleri daha önce balıkçılık yapılmamış yerlerde topladılar.جبل الحطام هذا تم في الواقع جمعها من قبل الصيادين في كل مرة يذهبون
Balıkçılar bu döküntü yığınını gittikleri daha önce balıkçılık yapılmamış yerlerde topladılar.漁師により 海から引き上げられます 初めて漁が行われる 場所に行くたびにです
Bana göre, bu saçmalıkta çok ileriye gittik ve notlandırma aşağılayıcı hâle geldi.A mon avis, nous sommes allés bien trop loin avec cette absurdité, et donner des notes est devenu dégradant.
Bana göre, bu saçmalıkta çok ileriye gittik ve notlandırma aşağılayıcı hâle geldi.Beh... secondo me abbiamo esagerato in questo delirio e la valutazione è diventata svalutazione.
Bana göre, bu saçmalıkta çok ileriye gittik ve notlandırma aşağılayıcı hâle geldi.Bueno, en mi opinión, fuimos demasiado lejos con esta tontería y la calificación se tornó "des-calificación".