Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Ma i malvagi e gli impostori andranno sempre di male in peggio, ingannatori e ingannati nello stesso tempo
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Mas os homens maus e impostores irão de mal a pior, enganando e sendo enganados.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Men onde Mennesker og Bedragere ville gå frem til det værre; de forføre og forføres.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Men onde mennesker og slike som kverver synet på folk, går frem til det verre; de fører vill og farer vill.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Mit den bösen Menschen aber und verführerischen wird's je länger, je ärger: sie verführen und werden verführt.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Mutta pahat ihmiset ja petturit menevät yhä pitemmälle pahuudessa, eksyttäen ja eksyen.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Pero los malos hombres y los engañadores irán de mal en peor, engañando y siendo engañados
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Zlí pak lidé a svůdcové prospívati budou ze zlého v horší, i jiné v blud uvodíce, i sami bludem pojati jsouce.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Πονηροι δε ανθρωποι και γοητες θελουσι προκοψει εις το χειρον, πλανωντες και πλανωμενοι.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Злые же люди и обманщики будут преуспевать во зле, вводя в заблуждение и заблуждаясь.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Лукаві ж люде та чарівники дійдуть до гіршого, зводячи та даючи себе зводити.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.Но бъди разбран във всичко, понеси страдание, извърши делото на благовестител, изпълнявай службата си.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.ואנשים רעים וקסמים יוסיפו סרה מתעים ונתעים׃
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.ولكن الناس الاشرار المزوّرين سيتقدمون الى اردأ مضلّين ومضلّين.
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.只 是 作 惡 的 、 和 迷 惑 人 的 、 必 越 久 越 惡 、 他 欺 哄 人 也 被 人 欺 哄
Ama kötüler ve sahtekârlar, aldatarak ve aldanarak gittikçe daha beter olacaklar.只是 作惡 的 、 和 迷惑人 的 、 必 越 久 越 惡 、 他 欺哄人 也 被人 欺哄
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.A synovia Izraelovi sa plodili a hemžili a množili sa a mocneli prenáramne a naplnená bola nimi zem.
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.Con cháu Y-sơ-ra-ên thêm nhiều lạ lùng, nẩy nở ra, và trở nên rất cường thạnh; cả xứ đều đầy dẫy.
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.Con_cháu Y-sơ-ra-ên thêm nhiều lạ_lùng , nẩy_nở ra , và trở_nên rất cường thạnh ; cả xứ đều đầy_dẫy .
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.Fiii lui Israel s'au înmulţit, s'au mărit, au crescut şi au ajuns foarte puternici. Şi s'a umplut ţara de ei.
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.I figli d'Israele prolificarono e crebbero, divennero numerosi e molto potenti e il paese ne fu ripieno
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.이스라엘 자손은 생육이 중다하고 번식하고 창성하고 심히 강대하여 온 땅에 가득하게 되었더라
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.а сыны Израилевы расплодились и размножились, и возросли и усилились чрезвычайно, и наполнилась ими земля та.
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.ובני ישראל פרו וישרצו וירבו ויעצמו במאד מאד ותמלא הארץ אתם׃
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.واما بنو اسرائيل فاثمروا وتوالدوا ونموا وكثروا كثيرا جدا وامتلأت الارض منهم
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.以 色 列 人 生 養 眾 多 並 且 繁 茂 、 極 其 強 盛 、 滿 了 那 地
Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.以色列 人生 養眾 多 並且 繁茂 、 極 其 強盛 、 滿 了 那 地
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.A šli sme do školských zariadení, kde sa dnes firmy dostávajú na školy po celej Amerike, ktoré sú bez peňazí.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.Fomos a bairros escolares onde as empresas estão a abrir caminho em escolas falidas por toda a América.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.그리고 기업체들이 예산이 부족한 미국 전역의 학교들에 진출하는 것도 담았습니다.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.Odwiedziliśmy też dzielnice edukacyjne, gdzie firmy zaczynają wkraczać do spłukanych szkół w całej Ameryce.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.Und wir fuhren in Schulbezirke, in denen Firmen sich ihren Weg bahnen in verarmte Schulen, in ganz Amerika.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.We gingen naar schooldistricten in heel Amerika waar bedrijven hun weg vinden naar scholen met te weinig geld.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.И мы были в школьных районах, где сейчас компании прокладывают дорожку в небогатые школы по всей Америке.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.И отидохме в училищните райони, където сега компаниите настъпват в закъсалите за пари училища в цяла Америка.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.והגענו למחוזות חינוכיים שבהם חברות עושות את דרכן לבתי ספר עניים בכל רחבי אמריקה.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.アメリカ中の財政難の学校に 企業たちは進出しています 驚くのは今までのプロジェクトで反響が多かったり
Amerika güvenliğini tehdit eder. Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Als ze minder en minder gelukkig zullen zijn, zal dat slecht zijn voor de Amerikanen.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Az Egyesült Államok az egyik egyetlen ország, ahol a kanyaró oltások száma csökken.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Die USA ist eines der einzigen Länder auf der Welt, in dem die Impfrate für Masern sinkt.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.les Etats-Unis sont l'un des seuls pays au monde où le taux de vaccination contre la rougeole baisse.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Os EUA são um dos únicos países do mundo onde a taxa de vacinação do sarampo está a diminuir.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Spojené státy jsou jedinou zemí na světě, kde počet očkování proti spalničkám klesá.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.Spojené štáty sú jednou z mála krajín na svete, v ktorých očkovanosť proti osýpkam klesá.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.USA jest jedynym krajem na świecie, gdzie liczba szczepień na odrę spada.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.САЩ е една от единствените страни в света където нивото на ваксини за заушка намалява.
Amerişka Birleşik Devletleri dünyada Kabakulak aşılanma oranı gittikçe azalan tek ülke.США является одной из немногих стран в мире, где уровень вакцинации от кори снижается.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.De legfőképp, hogy mindez működjön -- - és ezt külön kiemelte - szükség volt az ottani közösség ismeretére.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.윌리도 강조했다시피, 이 일을 가능하게 만드는 데 가장 중요한 것은 그 동네의 사람을 "제대로 아는 것"이었습니다.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.Αυτό που τόνισε ήταν ότι χρειάστηκε να γνωρίζει τους ανθρώπους και τις κοινότητές τους.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.אך החשוב ביותר, כדי שזה יפעל - והוא הדגיש זאת - היה צורך להכיר את האנשים שחיים בקהילות.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.لكن الأهم حتى يكون ذلك ذا جدوى -- وهذا ما أكد عليه -- هو أنه لابد من معرفة الأفراد داخل المجتمعات.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.最も重要だったのは地域住民を 理解することだったとウィリーは強調していました 一緒に働く人と歩調が合っていなければ
Ancak kasaya gittiklerinde KDV'yi unuttuklarını fark ediyor, ve yeterli para toplayamadıklarını düşünüyorlar.Da de skal betale, opdager de, at de har glemt afgiften på is, og at der ikke er nok penge.
Ancak kasaya gittiklerinde KDV'yi unuttuklarını fark ediyor, ve yeterli para toplayamadıklarını düşünüyorlar.Když se dostanou k pokladně, zjistí, že zapomněli na daň a bojí se, že nebudou mít dost peněz.
Ancak kasaya gittiklerinde KDV'yi unuttuklarını fark ediyor, ve yeterli para toplayamadıklarını düşünüyorlar.Когато стигат до касата, осъзнават, че са забравили за ДДС-то и се притесняват, че няма да им стигнат парите.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.그러나 마침내 그녀는 팔을까지 그들이 이동하는 것처럼 그것을 원형 늘어, and 파산 각각의 손으로 가장자리의 약간.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Avšak, nakoniec natiahla ruky okolo nej, ak by ísť, a zlomil z trochu okraje s každou rukou.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Azonban végül ő kinyújtotta karját körül, amennyire csak mennek, és tört le egy kicsit a széle minden kézzel.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Nicméně, nakonec natáhla ruce kolem ní, pokud by jít, a zlomil z trochu okraje s každou rukou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod