gittikçe ile cümle
gittikçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Die Zerstörung unseres politischen Lebens war zu einem Alptraum geworden. Nichts war ausgeschlossen.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.정치적 생활의 부패는 살아있는 악몽이 됐습니다. 아무것도 예외가 될 수 없었죠.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.La corruption de notre vie politique est un cauchemar devenu réalité. Rien n'y échappait.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.La corruzione della nostra vita politica era divenuta un incubo vivente. Nulla ne era immune.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Niszczenie naszego życia politycznego stało sie rzeczywistym koszmarem. Nic nie było wyjątkiem.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Sự xuống cấp trong nền chính trị đã trở thành một cơn ác mộng ngoài đời thực. Không có điều gì là ngoại lệ.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Коррупция нашей политической жизни стала кошмаром наяву. Без исключений.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Покварата на политическия ни живот бе станала жив кошмар. Нищо не бе освободено.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.השחיתות בפוליטיקה שלנו הפכה לסיוט יומיומי; הכל נפגע --
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.وإفساد حياتنا السياسية أصبحت كابوس. وليس استثناء.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.現実の悪夢となってしまいました 免れたものは何一つありませんでした 権限の分離 市民的自由
#Rajibhaidar, #AvijitRoy, #Wasiqurbabu, #AnantaBijoy Bu liste gittikçe uzayacak.Rajib Haidar, Avijit Roy, Wasiq Urbabu, Ananta Bijoy. La lista es cada vez más larga.
Robotik ve terörizm gibi kavramların çelişkisi gittikçe ilginç ve rahatsız edici bir hal almaktadır.¿Cuántas personas aquí siguen utilizando computadoras Wang? (Risas) Lo mismo ocurre en la guerra.
Robotik ve terörizm gibi kavramların çelişkisi gittikçe ilginç ve rahatsız edici bir hal almaktadır.Daar zitten interessante landen bij als Rusland, China, Pakistan, Iran.
Robotik ve terörizm gibi kavramların çelişkisi gittikçe ilginç ve rahatsız edici bir hal almaktadır.Gli inglesi e i francesi hanno inventato il carro armato.
Robotik ve terörizm gibi kavramların çelişkisi gittikçe ilginç ve rahatsız edici bir hal almaktadır.공상과학 컨벤션에서나 다루던 화재를 이제는 펜타곤 같은
Robotik ve terörizm gibi kavramların çelişkisi gittikçe ilginç ve rahatsız edici bir hal almaktadır.Levante a mão quem, aqui na sala, ainda usa um computador Wang. (Risos)
Robotik ve terörizm gibi kavramların çelişkisi gittikçe ilginç ve rahatsız edici bir hal almaktadır.Tento prienik robotiky a vecí ako terorizmus bude ohromujúci, ba priam znepokojujúci.
Robotik ve terörizm gibi kavramların çelişkisi gittikçe ilginç ve rahatsız edici bir hal almaktadır.שהדברים שעליהם נהגנו לדבר רק בכנסים של מדע בידיוני,
Robotik ve terörizm gibi kavramların çelişkisi gittikçe ilginç ve rahatsız edici bir hal almaktadır.ما اعتدنا فقط التحدث عنه في اتفاقيات الخيال العلمي، مثل كوميك كون
Robotik ve terörizm gibi kavramların çelişkisi gittikçe ilginç ve rahatsız edici bir hal almaktadır.ペンタゴンのような 軍事力の中枢で
Sağa doğru gittikçe, parçacıkların sağa gidiş hızı artıyor. -Im bardziej będziesz się przesuwał w prawo, tym szybciej cząstki będą się poruszać w prawą stronę.
Sağa doğru gittikçe, parçacıkların sağa gidiş hızı artıyor. -Je weiter man nach rechts, je schneller die Teilchen nach rechts bewegen.
Sağa doğru gittikçe, parçacıkların sağa gidiş hızı artıyor. -Plus on avance vers la droite, plus les particules se déplacent rapidement vers la droite.
Sağa doğru gittikçe, parçacıkların sağa gidiş hızı artıyor. -Semakin anda ke kanan, semakin cepat partikel nya bergerak ke kanan.
Sağa doğru gittikçe, parçacıkların sağa gidiş hızı artıyor. -Si dibujamos el vector aquí será más largo ¿verdad?
Sağa doğru gittikçe, parçacıkların sağa gidiş hızı artıyor. -ככל שנלך יותר לימין, כך החלקיקים יזוזו לכיוון ימין מהר יותר.
Sağa gittikçe, parçacıklar daha hızlı bir şekilde sağa doğru hareket ediyor. -E eu estava desenhando isso fora.
Sağa gittikçe, parçacıklar daha hızlı bir şekilde sağa doğru hareket ediyor. -Quindi più ci muoviamo verso destra più velocemente le particelle si muovono verso destra.
Sağ üste gittikçe elektron verme istekleri azalır çünkü onlar en elektronegatif olanlardır. a aKdyž půjdeme směrem nahoru doprava, tyto chtějí odevzdat elektrony nejmíň. Ty jsou víc elektronegativní.
Sağ üste gittikçe elektron verme istekleri azalır çünkü onlar en elektronegatif olanlardır. a aИ като отидете горе вдясно, тези най-малко искат да си отдадат електроните. Те са най-електроотрицателни.
Salgın gittikçe büyüyor.그리고 이 수치는 90년대 그리고 2000년도에 들어서면서 점점 더 심해집니다.
Salgın gittikçe büyüyor.Die Epidemie nimmt zu.
Salgın gittikçe büyüyor.Epidemia s-a agravat.
Salgın gittikçe büyüyor. İnsanlar bu konuda daha çok şey öğreniyorlar..La gente esta aprendiendo más cosas acerca de esto...
Salgın gittikçe büyüyor.Jest coraz gorzej.
Salgın gittikçe büyüyor.L'épidémie s'étend.
Salgın gittikçe büyüyor.Wabah ini menjadi lebih buruk.
Salgın gittikçe büyüyor.Епидемията се влошава.
Salgın gittikçe büyüyor.Эпидемия усугубилась.
Salgın gittikçe büyüyor.ומסוף שנות ה-90 לתחילת שנות ה-2000. המגפה הזו מחריפה.
Salgın gittikçe büyüyor.و من نهاية التسعينيات إلى بداية الألفية, انتشر الوباء بشكلٍ سيء
Salgın gittikçe büyüyor.人々は多くを学んでいるのはずなのに
Sanırım artık beni yönetemiyorsun. Gittikçe zorlaşıyor, değil mi?Manapság meghaladja a képességeidet, hogy kezelni tudj, igaz?
Sanırım artık beni yönetemiyorsun. Gittikçe zorlaşıyor, değil mi?Είναι πέρα από τις ικανότητες σου να έρχεσαι σε αντιπαράθεση μαζί μου, έτσι δεν είναι;
Sanırım artık beni yönetemiyorsun. Gittikçe zorlaşıyor, değil mi?التعامل معي يفوق قدراتك هذه الايام اليس كذلك؟
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.Als bedrijven groter worden, slagen ze er meestal moeilijk in om kleine en innovatieve projecten te hebben.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.Biasanya, ketika perusahaan makin besar, sulit untuk mengerjakan proyek kecil dan inovatif.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.D'habitude, plus les entreprises grossissent, plus elles ont du mal à développer des projets innovants.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.제 생각에는 보통, 회사들이 커지면, 작지만 혁명적인 프로젝트를 하기가 정말 힘들어집니다.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.Penso che di solito, quando le aziende si ingrandiscono, trovano difficile avere piccoli progetti innovativi.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.Tôi nghĩ, khi các công ty phát triển lớn mạnh hơn, họ thường thấy rất khó để có các dự án cải tiến cỡ nhỏ.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.Zazwyczaj, gdy jakaś firma się rozrasta, coraz trudniej w niej o małe, innowacyjne projekty.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.Обычно чем больше компания, тем сложнее ей управлять небольшими инновационными проектами.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.אני חושב שככל שחברות גדלות, הן מתקשות לבצע פרוייקטים קטנים ומקוריים.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.أعتقد أنه في العادة، كلما تكبر الشركة، يجدون من الصعب جداً رعاية مشاريع وإبتكارات صغيرة.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor.小さく革新的なプロジェクトは 生まれにくくなります Google でもこの問題に直面しましたが
Şimdi Twitter dünyada gittikçe yaygınlaşıyor.Ahora tenemos más y más gente usándolo en todo el mundo.
Sizin gibi olmayan insanları anlamak gittikçe daha zor hale geliyor.Daardoor wordt het steeds moeilijker om andersdenkenden te begrijpen.
Sizin gibi olmayan insanları anlamak gittikçe daha zor hale geliyor.Det bliver sværere og sværere at forstå de mennesker som ikke er som os selv.