gittiği ile cümle

gittiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.אם ההתלהבות גבוהה יותר, רואים שהפחד מתחיל להתפוגג.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.إذا كان حماسك أعلى ، تشاهد الخوف و هو يتلاشى.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.Angelina Jolie wracała do domu cała posiniaczona.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.안젤리나 졸리가 완전히 멍이 들어서 집에 갔다고 읽은 것을 기억합니다.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.Анджелина Джоли частенько приходила домой вся в синяках.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.איך אנג'לינה ג'ולי הלכה הביתה עם חבלות שחורות וכחולות.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.كيف أن أنجلينيا جولي كلنت لتذهب للمنزل مغطاة بندب زرقاء وسوداء
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.当然 アザはメークで隠します
Anneme elveda demeden gittiğim için çok üzgünüm.Bűnösnek érzem magam, hogy nem mondtam az anyámnak semmit.
Anneme elveda demeden gittiğim için çok üzgünüm.Je me sens coupable de n'avoir rien dit à Maman.
Anneme elveda demeden gittiğim için çok üzgünüm.Απλά νιώθω άσχημα που φεύγω χωρίς να χαιρετήσω την μαμά.
Anneme elveda demeden gittiğim için çok üzgünüm.انا حزينة لانني سأرحل دون ان اودع امي
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Als haar moeder weg ging om te jagen, bleven wij om te filmen.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Amikor az anyja elment vadászni, mi maradtunk és filmeztünk.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Când mama ei pleca să vâneze, stăteam şi filmam.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Cuando su madre salía a cazar nos quedábamos a filmar.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Keď jej matka odišla na lov, my sme zostali a natáčali.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Khi mẹ nó đi săn, chúng tôi ở đó và quay phim.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Kiedy jej matka wyruszała na polowanie, my zostawaliśmy i filmowaliśmy ją.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.어미가 사냥을 나가고 없을때도 우리는 남아서 촬영을 했습니다.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Quando la madre usciva per cacciare noi rimanevamo a girare le riprese.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Quand sa mère partait chasser, nous restions pour filmer.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Wenn ihre Mutter zum Jagen ging, blieben wir bei ihr und filmten.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Όταν η μητέρα της πήγαινε για κυνήγι, εμείς μέναμε εκεί και βιντεοσκοπούσαμε.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Когато нейната майка отиваше на лов, ние оставахме и снимахме.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Когда ее мать уходила на охоту, мы оставались и снимали на пленку.™
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Коли її матір йшла на полювання, ми залишались та знімали все на відео.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.כשאימא שלה הייתה יוצאת לצוד, אנחנו נשארנו לצלם.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.عندما تذهب أمها للصيد, نبقى نحن معها للتصوير.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.観察と撮影をしました 私たちがいた場所から20歩ほどの木に
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.10년 전 즈음 저는 처음 남극에 가보았습니다. 빙산도 그 곳에서 처음 보게 되었습니다.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Das erste Mal war ich vor beinah 10 Jahren in der Antarktis, wo ich meine ersten Eisberge sah.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Första gången jag åkte till Antarktis var för snart 10 år sedan, där såg jag mina första isberg.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Fui por primera vez a la Antártida hace casi 10 años, y allí vi mis primeros témpanos.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Ik ging voor het eerst naar Antarctica bijna 10 jaar geleden. Daar zag ik mijn eerste ijsbergen.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Jeg tog til Antarktis for første gang for 10 år siden, hvor jeg så mit første isbjerg.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Kiedy pojechałam na Antarktydę 10 lat temu, pierwszy raz zobaczyłam góry lodowe.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Majdnem tíz éve jártam először az Antarktiszon, ahol megláttam az első jéghegyeimet.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Mon premier voyage en Antarctique a eu lieu il y a près de 10 ans, c'est là que j'ai vu mes premiers icebergs.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Na Antarktidu jsem se poprvé vydala asi před 10 lety. Tam jsem spatřila své první ledové kry.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Na Antarktídu som prvýkrát prišla pred takmer 10 rokmi a tam som uvidela svoje prvé ľadovce.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Na Antarktiko sem prvič šla pred skoraj desetimi leti, kjer sem videla svoje prve ledene gore.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Sono stata per la prima volta in Antartide quasi 10 anni fa, quando ho visto i miei primi iceberg.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Tôi đến Nam Cực lần đầu tiên gần 10 năm về trước, nơi tôi thầy các tảng băng lần đầu.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Πρώτη φορά πήγα στην Ανταρκτική σχεδόν 10 χρόνια πριν, όπου είδα τα πρώτα μου παγόβουνα.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Впервые я побывала в Антарктиде почти 10 лет назад, там я и увидела айсберги.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.Вперше я побувала в Антарктиді приблизно 10 років назад, де я й побачила свої перші айсберги.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.За първи път отидох в Антарктида преди почти 10 години, където видях първия си айсберг.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.לראשונה נסעתי לאנטארקטיקה לפני בערך 10 שנים, שם ראיתי את הקרחון הראשון שלי.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.ذهبت أولا إلى القارة القطبية الجنوبية قبل 10 سنوات، حيث رأيت أول كتل جليدية متحركة.
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.初めて氷山を見たとき 畏敬の念に打たれました
Apple -- Macintosh yeni çıkmıştı; MIT'ye gittiğimde elimde bir tane Mac vardı.De Macintosh kwam net uit; ik had een Mac in de hand toen ik naar MIT ging.
Apple -- Macintosh yeni çıkmıştı; MIT'ye gittiğimde elimde bir tane Mac vardı.Der Apple - Macintosh kam gerade heraus; ich hatte einen Mac in der Hand, als ich ans MIT ging.
Apple -- Macintosh yeni çıkmıştı; MIT'ye gittiğimde elimde bir tane Mac vardı.Току-що беше излязъл "Епъл-Макинтош"; имах Мак под ръка, когато отидох в МТИ.
Araçlarımızın saatte 60 mille gittiğini varsayalım.자동차가 시속 96 km로 달리고,
Araçlarımızın saatte 60 mille gittiğini varsayalım.Disons que les voitures vont à 100 kilomètres/heure.
Araçlarımızın saatte 60 mille gittiğini varsayalım. Galon başına 30 mil gittiler diyelim.Sagen wir, unsere Autos fahren 96 Kilometer pro Stunde und verbrauchen 4 Liter auf 50 km.
Araçlarımızın saatte 60 mille gittiğini varsayalım. Galon başına 30 mil gittiler diyelim.Să zicem că mașinile merg cu 100 de km pe oră și consumă 7,8 litri la 100 km.
Araçlarımızın saatte 60 mille gittiğini varsayalım. Galon başına 30 mil gittiler diyelim.Załóżmy, że samochód jedzie z prędkością 60 mil na godzinę, zużywając 30 mil na galon.
Araçlarımızın saatte 60 mille gittiğini varsayalım.Hãy cho các xe chạy 60 dặm/giờ

İlgili Sayfalar