California'ya yeni gitmiştik.Mới chuyển đến California.
California'ya yeni gitmiştik.On avait juste emmenagé en Californie.
California'ya yeni gitmiştik.Мы только переехали в Калифорнию.
California'ya yeni gitmiştik.Тъкмо се бяхме преместили в Калифорния.
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Ba mai mult, domnilor, să nu se pregătească pentru a fi plecat;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Ei, herrat, valmistella ei olla poissa;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capuleti No, signori, preparatevi a non essere andato;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;CAPULET는 안돼, 여러분은 사라져되지 않을 준비;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;CAPULET Nay, gospodje, ne bo pripravila, da ni več;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;CAPULET Nay, messieurs, préparez de ne pas être allé;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Nay, quý ông, chuẩn bị không được đi;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;CAPULET Nay, κύριοι, ετοιμαστείτε να μην πάει?
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Neen, heren, voor te bereiden niet te zijn gegaan;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Nein, meine Herren, bereiten nicht verschwunden zu sein;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Nej, mina herrar, förbered att inte vara borta;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Nej, mine herrer, forberede sig ikke at være væk;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Nem, uraim, előkészíti, hogy nem ment;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Nie, páni, pripravte sa, že je preč;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Nikoli, pánové, připravte se, že je pryč;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capuleto Não, senhores, prepare para não ter ido embora;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;CAPULETO No, señores, preparar a no ser desaparecido;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Capulet Tidak, Tuan-tuan, mempersiapkan diri untuk tidak pergi;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;CAPULET Не, господа, не се подготвят, за да се отиде;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;CAPULET לא, רבותי, להכין לא ייעלם;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;CAPULET كلا ، أيها السادة ، لا يعد أن يكون قد انتهى ؛
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Kapulet Nie, panowie, przygotowanie, którego nie należy;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;Капулетти Нет, господа, подготовить не исчезнет;
Capulet Hayır, baylar, gitmiş olmak için hazırlamak;我々は向かってささいな愚かな宴会を持っている.--それはとてもevenの縮約形か?なぜその後、私はあなたのすべてに感謝。
Chris, Libya'daki devrimin ilk günlerinde, bir yük gemisiyle Bengazi'ye gitmiştir.Chris fue a Bengasi en los primeros días de la revolución Libia, viajando en un buque de carga.
Chris, Libya'daki devrimin ilk günlerinde, bir yük gemisiyle Bengazi'ye gitmiştir.Chris ging nach Benghazi in den frühen Tagen der libyschen Revolution auf einem Frachtschiff.
Chris, Libya'daki devrimin ilk günlerinde, bir yük gemisiyle Bengazi'ye gitmiştir.크리스는 리비아 혁명 초기에 화물선을 타고 벵가지에 갔습니다.
Chris, Libya'daki devrimin ilk günlerinde, bir yük gemisiyle Bengazi'ye gitmiştir.ذهب كريس الى مدينة بنغازي في الايام الاولى للثورة الليبية على متن سفينة بضائع
Chris, Libya'daki devrimin ilk günlerinde, bir yük gemisiyle Bengazi'ye gitmiştir.米国民の代表として 武力衝突に立ち向かうリビア人を助け
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.여러분들께선 아마 코난 도일이 여기 에딘버러에서 의대를 다녔고,
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Ni kanske inte känner till att Conan Doyle
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Probabilmente non sapete che Conan Doyle frequentò
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Talán nem tudják, hogy Doyle itt, Edinburghben járt orvosi egyetemre, és a főhősét, Sherlock Holmest
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Talvez não saibam que Conan Doyle andou numa escola médica aqui em Edimburgo.
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Не все знают, что он учился на доктора здесь, в Эдинбурге,
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.אולי אינכם יודעים שקונן דויל למד בבית-ספר לרפואה כאן באדינבורו,
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.من الممكن أن لا تعلموا بأن كونان دويل ارتاد كلية الطب هنا في إدنبرة,
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.学んだ経験もあります シャーロック・ホームズは
Çünkü kiraya giden para bu. Dediğimiz gibi yılda 36000 lira kiraya gitmiş oluyor.lo que gaste rentando. $36, 000 por año si rento.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Anda tahu, Eric berhasil, hanya itu saja yang saya bisa katakan.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş. (Gülüşmeler)Hình như mọi chuyện khá suông sẻ với Eric (Cười) tôi chả có khiếu đàn hát.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş. (Gülüşmeler)Víte, říkám jen, že Erickovi to šlo. -
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Insomma, voglio dire, ha funzionato per Eric.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Jemu to wyszło na dobre.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.에릭에게는 잘 맞았죠.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Ni vet, det fungerade för Eric, det är allt jag säger.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.No, Eric oppi vieläpä soittamaankin sitä.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Og det fungerede for Eric, det er alt jeg siger.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Ştiţi, a ieșit bine pentru Eric, asta-i tot ce zic.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Tudjátok, csak azt akarom mondani, hogy Eric-nek bejött.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Veste, Ericu se je izšlo, samo to pravim.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Viete, Erikovi to sadlo, poviem len toľko.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Vous savez, ça a marché pour Eric, c'est ce que je peux dire.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Weet je, voor Eric werd het een succes, dat is alles.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Ya saben, todo salió bien para Eric, eso es todo lo que diré.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Και στην περίπτωση του Ερικ Κλάπτον είχε αποτέλεσμα, αυτό μόνο λέω.